Hükümet IMF'ye el pençe divan!

IMF'nin, Türkiye'de herşeye karışması hükümeti rahatsız bile etmiyor. Başbakan Ecevit, dünkü Bakanlar Kurulu toplantısında, ABD'de bulunan Derviş'in isteğiyle konuyu tartıştırmadı.

Hükümet IMF'ye el pençe divan!
IMF, A'den Z'ye herşeye karışıp Türkiye'nin bağımsızlığını hiçe sayarken, hükümet her koşulda IMF'yi memnun etme peşinde. Başbakan Bülent Ecevit başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu'nda IMF'nin son çıkışları, ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş'i "rahatsız etmemek" için tartışılmadı.
Başbakanlık'ta dün 1,5 saat süren Bakanlar Kurulu toplantısında Ecevit, IMF Başkanı Köhler'le cuma günü yaptığı telefon görüşmesi konusunda bilgi verdi. Ecevit, Türkiye'nin vaadlerini yerine getirmesine karşın IMF'nin toplantıyı erteleyerek, kredinin ikinci dilimini serbest bırakmasının Türkiye'ye "haksızlık" olacağını Köhler'e söylediğini anlattı. Ecevit, Derviş'in olayın basına yansıyış biçiminden rahatsız olduğunu da aktararak, "Sayın Derviş'i zor durumda bırakacak açıklamalardan kaçınmak" gerektiğini söyledi. IMF'nin bir kuruma yapılacak atamalara kadar karışması ise hiç tartışılmadı.
Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli ile Mesut Yılmaz ise gelişmeler karşısında suskun kalmayı, soru sormamayı ya da görüş belirtmemeyi tercih ettiler.
Memura zam yok
Bakanların ikinci gündemi ise memur maaşlarına yapılacak iyileştirme, daha doğrusu iyileştirmeme oldu. Bugüne kadar üç kez bu amaçla yetki yasası almasına rağmen hiçbir adım atmayan hükümet, üçüncü Yetki Yasası'nın süresinin 13 Temmuz'da dolması nedeniyle boş kararnameyi imzaya açtı.
Maliye Bakanı Sümer Oral, Bakanlar Kurulu'na bu konuda bilgi verdi. KHK'nin süresi dolmadan bu konuda düzenleme yapılması gerektiğinin belirtildiği Kurul'da, tartışılan rakam ise yüzde 0.2'yi geçmeyecek gibi gözüküyor. Memurlarla kamu işçileri arasında ücret farkının 2.6 olduğunun, işçilere verilen düşük zamla bu farkın 2.2'ye düşürüldüğünün tartışıldığı Bakanlar Kurulu'nda, verilecek zamla farkın 2.0 olacağı konuşuldu. Dört dilim halinde verilecek iyileştirmenin "bütçe imkanları dahilinde" olması şartı getirildi. IMF'ye sunulan programın dışına çıkmanın mümkün olmadığı dile getirilirken, rakamlar ve ne zaman uygulanacağı konusu belirsizliğini koruyor.
Bütçede memurlar için pay olmadığını dile getiren bazı bakanlara, "Bazı bakanlıklarla boş kadrolar var. Ama bütçe alınırken bu kadrolar için de pay ayrılır. Bu boş kadrolar için ayrılan bütçe memurlara eşit dağıtılacak" gibi komik öneriler de geldi.
Kıbrıs'a hububat desteği
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan'ın asgari ücret konusunu dile getirdiği Bakanlar Kurulu'nda, Tarım ve Köyişleri Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp, hububat alımlarıyla ilgili düzenlemelerin "iyi" gittiğini anlattı. Toplantıda, Türkiye tarımından esirgenen tarıma destek ve teşviklerin KKTC'ye verilmesi kararlaştırıldı. Bu çelişkinin hatırlatılması üzerine ise Kıbrıs konusunun ayrı bir öneminin olduğu, Türkiye'nin bir ilçesi büyüklüğündeki Kıbrıs'a verilecek teşviğin de çok olmayacağı söylendi.
Özelleştirmede devirler hazır
Özelleştirmeden sorumlu Devlet Bakanı Yılmaz Karakoyunlu, Romanya gezisi ve özelleştirilecek kurumlar konusunda bilgi verdi. Seydişehir Alimünyum'un da aralarında olduğu bazı işletmelerin devirleri önündeki engellerin kalktığını söyleyen Karakoyunlu, bu işlemlerin hemen yapılacağını belirtti.
Toplantı sonrasında açıklama yapan Devlet Bakanı ve hükümet sözcüsü Şükrü Sina Gürel, ayrıntılı bir açıklamadan kaçındı. "Kamu çalışanlarının ücretleri arasındaki adaletsizliğin giderilmesi amacıyla nasıl bir düzenleme yapılacağı" sorusuna Gürel, "Tabii ki bu düzenleme zaten hem ekonomik programımızın hedeflerine hem de bütçe dengesine uygun olarak yapılacaktır. Devlet Bakanı Recep Önal, Maliye Bakanı Sümer Oral ile Bayındırlık ve İskan Bakanı Koray Aydın çalışmalarını kısa sürede sonuçlandıracaklar. Çalışmalar devam ediyor" karşılığını verdi.
Gürel, IMF ve Dünya Bankası'nın Türkiye'ye sağlanacak krediyi erteleme kararlarının nasıl değerlendirildiği sorusuna yanıt vermekten kaçındı. Bakan Gürel, Devlet Bakanı Kemal Derviş'in ABD'deki görüşmelerini sürdürdüğünü anımsatarak, bu nedenle Bakanlar Kurulu'nda bir müzakere açılmadığını kaydetti.
Gürel'den sorulara kaçamak yanıt
Bir gazetecinin, "IMF ile ilişkiler konusunda bir güven bunalımı mı yaşanıyor, yoksa IMF yanlış mı bilgilendiriliyor? Hükümetin bundan sonraki görüşü nasıl olacak?" sorusuna Gürel, "Biraz önce de belirttiğim gibi, bugün bu konuda, yalnızca Sayın Başbakanımız Bakanlar Kurulu'nu bilgilendirdiler. Bunun ötesinde bir müzakere açılmadı" yanıtını verdi. Gürel, Bakan Derviş ve Bakanlar Kurulu arasında bir bilgi akışı olup olmadığı yönündeki soru üzerine, Başbakan Ecevit'in bakanları bilgilendirdiğini ve bu konuda kamuoyuna da bilgi verdiğini ifade etti. Gürel, "IMF ve Dünya Bankası, toplantının erteleme gerekçesini açıkladılar. Bankacılık ve Telekom konusunda sıkıntı olduğu belirtildi. Başbakan Ecevit bu sıkıntıların aşılabileceğini belirtti mi, bu sıkıntılar aşılabilecek mi?" sorusunu yanıtlarken de "Hiçbirimiz bu konuda aşılamayacak bir sıkıntı olduğu kanısında değiliz. Sayın Başbakanımız da değil. Ancak, bu konuda Sayın Başbakanımız, Bakanlar Kurulumuzu bilgilendirdiler. Biz bir müzakere açmadık" diye konuştu.
Herşey piyasa için
Ecevit'in, konuşmalarında dış piyasaların Türkiye'ye olan güveninden bahsettiğini hatırlatarak, "IMF ve Dünya Bankası'nın erteleme kararları dış piyasaların Türkiye'ye olan güvenin azaldığını mı gösteriyor?" sorusuna da Gürel, güven değerlendirmesi konusunda Başbakan Ecevit ve Bakanlar Kurulu üyelerinin herhangi bir yeni görüşü ve değerlendirmesi bulunmadığını söyledi.
Gürel, "Ama bu konuda başka değerlendirmeler, tabii ki subjektif değerlendirmelerdir. Bu konuda Bakanlar Kurulu'nda bir görüşme yapılmadı" dedi.
www.evrensel.net