Yedisu

Yedisu'daki olay endişelendiriyor

İHD Genel Başkan Yardımcısı Osman Baydemir, Yedisu'da yaptıkları incelemeler ve otopsi raporlarındaki çelişkilerin kaygı verici olduğunu söyledi.

Yedisu'daki olay endişelendiriyor
İnsan Hakları Derneği Genel Başkan Yardımcısı Osman Baydemir, İHD heyetinin Bingöl'ün Yedisu ilçesinde yaptığı incelemelerle ilgili gazetemize bilgi verdi. Yetkililerin açıklamalarında çatışma olarak geçen ve biri asker 20 PKK'linin öldürüldüğü olay, İnsan Hakları Derneği'ne yapılan başvurular sonucu incelemeye alınmıştı.
İHD heyetinin yaptığı incelemeler, olayın "tek taraflı bir çatışma, yargısız infaz ve kimyasal silah kulanıldığı" yönündeki iddiaları güçlendiriyor. 12-23 Mayıs tarihleri arasında Yedisu kırsalında gerçekleşen operasyonun hemen ardından yerel bölge kaynaklarından edinilen bilgiler ve ailelerin başvuruları üzerine İHD Genel Merkezi tarafından oluşturulan heyet olayın aydınlatılması için Yedisu'da incelemelerde bulunmuştu. Aralarında İHD Genel Başkan Yardımcısı Osman Baydemir, Genel Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Kiraz Biçici, Elazığ Şube Başkanı Cafer Demir ve İHD Bölge Temsilcisi Hanifi Işık'ın da bulunduğu heyet, olaya ilişkin gözlemledikleri ve edindikleri bilgileri rapor halinde cuma günü İHD Genel Merkezi'nde kamuoyuna açıklayacak.
Yetkililer görüşmediler
Resmi kaynakların verdiği bilgilere göre haber ajansları Yedisu'daki olayı çatışma olarak duyurmuş, ancak operasyon sırasında yaşamını yitiren Mehmet Hayme'nin cesedi üzerinde yapılan otopsi tartışmalara yol açmıştı. Yedisu Cumhuriyet Savcılığı'nca yapılan otopside Hayme'nin ölüm nedeni şarapnel parçası olarak gösterilirken, Diyarbakır'da yapılan otopside ise cepheden alınmış dört kurşun giriş çıkış yarası ve buna bağlı olarak Hayme'nin iç kanamadan öldüğü tespiti yapılmıştı. Olay, bu şekliyle resmi yetkililerin açıklamalarıyla bir çelişki oluştururken, İHD Diyarbakır Şube Başkanı Osman Baydemir gazetemize değerlendirmelerde bulundu. İHD Diyarbakır Şube Başkanı Osman Baydemir'in "Daha önce tüm resmi yetkililerden görüşmek istediğimizi bildirerek, randevu talebinde bulunmamamıza rağmen, Bingöl Yedisu ilçesi kamu yetkilisi, Jandarma, Vali, Kaymakam da dahil, maalesef o gün hastalanmışlardı" sözleri olayın üzerindeki "sis perdesinin" kaldırılmak istenmediğini ortaya koyuyor.
Her yerde arama
Osman Baydemir, "Çeşitli arama noktalarında resmi taciz edilecek uygulamalara maruz kaldık. Özellikle Bingöl'den Muş iline geçerken, Şerefli Karakolu'nda, hiçbir gerekçe gösterilmeden gece saat 10.00'dan 11.00'e kadar bekletildik. Ta ki bazı parlamenterler aracılığıyla İçişleri Bakanlığı'na kadar ulaşıldıktan sonra serbest bırakıldık" diyerek üzücü ve kaygı verici durumlarla karşılaştıklarına işaret etti. Yaptıkları araştırmalar sonucunda olayda "kimyasal silahların" kullanılıp kullanılmadığına ilişkin ellerinde net deliller bulunmadığını ancak yerel kaynakların ve Diyarbakır'da yapılan otopsi raporlarının olayın "yargısız infaz" olduğu yönündeki iddiaları güçlendirici nitelikte olduğunu belirten Baydemir, "Yerel kaynaklar tarafından 4 veya 5 kişinin olay sırasında sağ yakalandıklarını ve sorgulandıktan sonra infaz edildikleri anlatıldı. Yine, 4-5 kişilik grubun yer göstermesi sonucu diğer 15 kişilik grubun buzul kütlesi altında sıkıştırıldığını ve orada, gaz kulanılarak infaz edildikleri iddiaları var. Ayrıca, resmi rakamlara göre sadece Bingöl değil, Tunceli Tugayı'ndan ve Hakkâri Tugayı'na kadar, çok geniş kapsamlı ve çok büyük bir askeri güç kulanılmış. Edinilen bilgilerle 4-5 bin askeri personelin gerçekleştiği skorski helikopterler, F 14 uçaklar, yine Genelkurmay Başkanlığı'na bağlı Ankara'dan, özel harekât timleri bölgeye nakledilmiş. Dolayısıyla kamu yetkililerinin bizimle görüşmek istememelerini de eklersek bu veriler her ne kadar sis perdesini aralamasa da bu iddiaları güçlendirici niteliktedir" dedi.
OHAL baskısı artıyor
"Bu operasyonlar her şeyden önce hükümetin bir kanadının, miliyetçilikten, militarizmden çatışmadan yana olan bir kanadının Kürt sorunu ve demokratikleşme sorununda izlediği politikasında bir değişiklik olmadığının verisi olarak değerlendirmek münkün. Ocak ve haziran aylarını baz aldığımızda hemen hemen her ay operasyonlarda ve çatışmalarda ölen sayısında bir artış gözlenmektedir. Ayrıca, OHAL'in baskıcı, engelleyici uygulamalarında da artış bulunuyor" diyen Baydemir, son operasyonlarla toplumsal barışın sağlanmasının tehlikeye girdiğine dikkat çekti.
Baydemir, bölgede, patlama sayılarının, ölü sayılarında, çatışmaların ve her türlü hak ihlallerinin belirli aylarda arttığını ve bunun OHAL'in uzatılmasına gerekçe gösterildiğine işaret ederek, "12 Haziran'da mayın patlaması oldu ve üç yurttaşımız öldü. Hemen akabinden Bingöl'deki olay meydana geldi. Bütün bunlar, OHAL'in uzatılmasına yönelik kararın verilmesine tekabul eden MGK toplantısından önce gerçekleşen olaylar" şeklinde konuştu. Ayrıca gezi sırasında birkaç askerle sohbet etme olanağı bulduğunu söyleyen Baydemir, "Askerlerden bir tanesi bize 'Burada OHAL'in kalkmasını kimse istemiyor' dedi. OHAL, pek çok hukuka aykırı uygulamaların sosyal koşulu demek. Bazı bürokratik otoriteler istemiyor. Bunlarla ele aldığımızda kaotik ortamdan medet umanlar, bu ortamın devamı konusunda ve hatta biraz daha derinleşmesi konusunda çabalarını sürdürdüklerini ifade etmek gerekir" dedi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Haziran ayı enflasyonu 3.1
Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE), bu yılın Haziran ayında, bir önceki aya göre toptan eşya fiyatlarının (TEFE) yüzde 2.9, tüketici fiyatlarının (TÜFE) yüzde 3.1 oranında arttığını açıkladı.
DİE'den yapılan açıklamaya göre, Haziran ayında yıllık enflasyon ise toptan eşyada yüzde 61.8, tüketici fiyatlarında yüzde 56.1 olarak belirlendi. Yılın ilk yarısında enflasyon oranları toptan eşyada yüzde 44.5, tüketici fiyatlarında ise yüzde 32.3 oldu.
Toptan eşya fiyatlarında Haziran ayında görülen yüzde 2.9'luk artışta, devletin payı 1.5, özel sektörün payı da 1.4 puan olarak gerçekleşti. Bu arada çekirdek enflasyon olarak nitelenen imalat sanayinde özel sektördeki fiyat artışı yüzde 4.1 olarak hesaplandı. Haziran ayı itibariyle son bir yıllık dönemde sektörel bazda en yüksek fiyat artışı, yüzde 90.8 ile elektrik, gaz ve su sektöründe gerçekleşti.
Fiyatı artanlar
Haziran ayında en fazla fiyat artışı otoban geçiş ücretinde görüldü. Otoban geçiş ücreti, geçen ay bir önceki aya göre yüzde 100 oranında artarken, bunu yüzde 26.8 ile buzdolabı, yüzde 22.5 uçak bileti ücreti, yüzde 22.2 ile Tekel 2000 sigarası izledi. DİE verilerine göre, Haziran ayında bir önceki aya göre, seçilmiş maddeler içinde en yüksek fiyat artışı, yüzde 15.3 ile rakı, yüzde 12.5 telefon, jeton ücreti, yüzde 12 ile şehirlerarası tren ücreti, yüzde 10.6 ile viski, yüzde 10 ile ilaçlar, yüzde 9.2 ile Marlboro sigarası ücretinde görüldü. Yıllık bazda ise tüpgaz ücreti yüzde 192.6'lık fiyat artışıyla ilk sırayı aldı. Tüpgazı yüzde 157.6 ile otoban geçiş ücreti, yüzde 113.6 ile domates, yüzde 107.1 sivribiber, yüzde 101.5 doğalgaz izledi.
Ticaret Odalar; 'Kendimizi kandırmayalım'
Başbakan Bülent Ecevit, enflasyon oranlarını "son derece iyi" olarak değerlendirirken, ticaret odaları "temkinli" konuştu. Enflasyon oranlarının düşük çıkmasının "talep azlığı ve piyasaların durgunluğundan kaynaklandığını" belirten ticaret odaları, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkanı Celal Sönmez, Haziran ayı enflasyon rakamlarının düşük çıkmasının beklenen bir gelişme olduğunu söyledi. Sönmez, yaptığı yazılı açıklamada, uygulanmakta olan program çerçevesinde piyasalarda yaşanan talep azalmasının, imalat sanayiini olumsuz etkilediğini belirterek, piyasalardaki belirsizlik ve döneminin devam ettiğini söyledi. Çekirdek enflasyonun yüksek çıkmaya devam ettiğine işaret eden Sönmez, bunun halen üretimde verimliğin artırılmadığının ve kaynakların rantabl kullanılmadığının bir göstergesi olduğunu söyledi.
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yıldırım, Haziran ayı enflasyon oranının geçmiş yıllardaki yaz aylarına göre daha yüksek çıktığını belirterek, şunları söyledi: "Ayın 20'sinden sonra temel üretime yapılan bazı zamlar var. Açıklanan enflasyon rakamlarına köprü, otoyol gibi zamlar da dahil değil. Yılın ilk 6 ayına baktığımız zaman yüzde 50'yi aştık. Tabii bundan sonraki enflasyonlar da bize pek iç açıcı haberler getirmeyecek gibi görünüyor. Çünkü ekonominin her geçen gün biraz daha zamlarla karşı karşıya kaldığını görüyoruz. Bu da enflasyon olarak dönecek. Bundan sonraki süreçte daha fazla çıkacağını tahmin ediyoruz:"
Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Güngör Keşçi de, ekonomik sıkıntıların talebi düşürmesi ve bunun arz üzerinde baskıyı azaltması sonucunda fiyatların düştüğünü kaydetti. Keşçi, "Bu, sağlıklı bir ekonomik gelişme değil" dedi.
www.evrensel.net