Darbeciden hukuk dersleri

1995'teki başarısız Azerbaycan darbesinin fikir babalığını yapan Ferman Demirkol, yardımcı doçent olarak İÜ Hukuk Fakültesi'nde Anayasa Hukuku Kürsüsü'ne atandı.

Darbeciden hukuk dersleri
Rana Çetin
Demokrasinin, özgür iradenin, eleştirel düşüncenin mekânı olması gereken, geleceğin aydınlarını yetiştiren üniversitelerimizden birisi olan İstanbul Üniversitesi'nde ibret verici bir olay yaşanıyor. Hukukun üstünlüğünden, temel hak ve özgürlüklerin mutlaklığından, hiçbir devletin temel hakları çiğneyemeyeceğinden bahsedilmesi gereken hukuk derslerinde, Anayasa Hukuku kürsüsünde görev alan darbeci Ferman Demirkol aracılığıyla darbeler meşrulaştırılıyor. Geleceğin hukukçularına, darbe sınıflandırmalarını -anayasal olanlar ve olmayanlar- öğretiliyor. İÜ Hukuk Fakültesi'nde Tarık Zafer Tunaya, Sıddık Sami Onar gibi bilim insanlarının ardından bir "darbecinin" ders vermesi gündemde.
Azerbaycan'da üst düzey görevler alıyor
Ferman Demirkol ismi ilk olarak Azerbaycan darbesinin ardından gündeme gelmişti. Kendisi Azerbaycan'daki darbe girişiminin fikir babalığını yapmış, darbe girişimi bastırıldıktan sonra da Türkiye'den gönderilen ve içinde üst düzey yetkililerin olduğu özel bir uçakla Türkiye'ye getirilmişti. Şimdi temmuzda yardımcı doçent olarak atandığı İÜ Hukuk Fakültesi'nde 1. sınıf öğrencilerine Anayasa Hukuku dersleri veren hocalar arasında bulunuyor. Demirkol'un "darbecilikle" taçlandırdığı akademik hayatı 1981'de mezun olduğu Hukuk Fakültesi'nde asistanlıkla başlıyor. 1987'de doktorasını tamamlıyor. 1991 yılında Azerbaycan devlet üniversitesinin davetlisi olarak Hukuk Fakültesi'nde ders vermek üzere bu ülkeye gidiyor.
Azerbaycan'ın yeniden yapılandırılmasında ve batıyla entegrasyonunun sağlanmasında önemli görevler üstleniyor. Parlamento danışmanlığı yapıyor. Yasalar hazırlıyor ve bu yasalarla ilgili tartışmalara meclis kürsüsünden katılıyor. Türki cumhuriyetlerde ilk kez Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi okutan hoca olma ünvanını taşıyor. Demirkol, Mart 1995'te Haydar Aliyev'e karşı darbe düzenleyenler arasında yer aldığı için Türkiye'ye getiriliyor.
Yönetim kurulunun itirazına rağmen
1991 yılında İÜ Yönetim Kurulu'nun kararıyla maaşlı izinli olarak Azerbaycan'a gönderilen Demirkol, tekrar Türkiye'ye döndükten sonra İstanbul Üniversitesi'ne öğretim elemanı olmak için başvuru yapıyor. Ancak kendisinin darbeye katılmasından dolayı Hukuk Fakültesi yönetimi onun üniversiteye dönmesini istemiyor. Ardından 10 yıl mecburi hizmeti olduğu gerekçesiyle ara formül üretiliyor ve kendisi de bu çözümü kabul ediyor. Bu formüle göre Adalet Yüksekokulu'nda kadro açılacak ve kendisi buraya başvuracaktır. Demirkol, başvuru yapmıyor. Daha sonra rektör tarafından ara görev süresi uzatılıyor. Son olarak da Demirkol'un üniversiteye dönüp dönmeyeceğine karar vermesi için bir jüri oluşturuluyor. Jüride şu andaki Anayasa Hukuku Kürsüsü Başkanı Prof. Dr. Necmi Yüzbaşıoğlu, Prof. Dr. Süheyl Batum ve Prof. Dr. Burhan Kuzu yer alıyor. Yüzbaşıoğlu olumsuz, Kuzu olumlu görüş bildiriyor. Batum da jüriden çekiliyor. Yerine görevlendirilen Gazi Üniversitesi'nden Prof. Dr. Atilla Özer'in olumlu görüşüyle ataması yapılıyor. Hukuk Fakültesi Yönetim Kurulu'nun oybirliğiyle karşı çıkmasına rağmen...
Demirkol, program çizelgesinde 1. sınıfların dersine giriyor görünüyor. Ancak girdiği dersi 6 öğretim üyesi birlikte veriyor ve derslere diğer öğretim üyeleri giriyor. Demirkol'a ulaşmak için kürsü sekreterliğini aradığımızda, kendisinin pek üniversiteye gelmediğini, derslere girmediğini söylediler.
Konuyla ilgili İÜ Rektörünün ve konunun muhatabı çeşitli öğretim üyelerinin görüşlerine başvurduk. Anayasa Hukuku Kürsüsü eski Başkanı ve Galatasaray Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erdoğan Teziç, görev yapmadığı bir üniversiteyle ilgili görüş vermek istemedi.
Fakülte dekanı Prof. Dr. Tankut Centel'i aramamıza rağmen kendisine ulaşamadık. İÜ Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Kürsüsü Başkanı Necmi Yüzbaşıoğlu ise olayın yargıya intikal etmesinden dolayı birşey söylemek istemediğini ifade etti. Biz görüşleri aynen yayınlayarak kararı sizlere bırakıyoruz.
Darbe meşrulaştırılıyor
Ancak öncelikle Demirkol'un darbeci olduğu iddiasının iddia olmaktan çıktığını belirtmek gerekiyor. Bu konuda basından yaptığımız alıntılar; Demirkol ve Aliyev'in beyanları yeterince açıklayıcı. Yine Alemdaroğlu her ne kadar "yasal olarak yapacak birşey yoktu" dese de Demirkol, görevden el çektirilip, hakkında disiplin soruşturması başlatılabilirdi.
Ayrıca hakkındaki "darbecilik" iddiasının soruşturulması için yargıya başvurabilecek ilgili makamlardan biri de İÜ Rektörü'dür. Demirkol'un atanmasının nedeni, ne iddianın sadece "iddia" olmasıdır ne de yasal zorunluluklardır. Sudan bahanelerle pek çok değerli bilim insanını üniversiteden uzaklaştırabilen YÖK ve devlet, "darbecileri" üniversitede tutuyor. Bu olay da bir kez daha göstermiştirki her fırsatta 12 Eylül darbesini lanetleyenler aslında "darbeciliğin" kucağında kendilerini güvende hissediyor ve darbeciliği üniversite kürsülerinde "bilim" kisvesi altında meşrulaştırmaya çalışıyorlar.
www.evrensel.net