Urfa'da bir 'aile' sineması

Urfa'da artık sinema var. Geçtiğimiz ay Urfa'da açılan Emek Aile Sineması ile sinema günleri artık bir nostalji olmaktan çıktı.

Urfa'da bir 'aile' sineması
Urfa'da artık sinema var. Geçtiğimiz ay Urfa'da açılan Emek Aile Sineması ile sinema günleri artık bir nostalji olmaktan çıktı.
Sinema sahibi Feridun İmrek, "Çocukken sinemaya gitmek bir tutkuydu benim için ve benim yaşıtlarım için. Ama sonra bütün sinemalar kapatıldı bir bir. Biz artık sinema için Antep'e, Adana'ya gitmeye başladık. Kentte de böyle bir ihtiyaç vardı. Sinemaya olan ilgim ve ihtiyaçlar beni sinema açmaya itti" diyor.
"Urfa '70'li yıllarda daha sosyal bir kentti. Sinemalar, ailece gidip oturulabilecek müzikli yerler, parklar, kitapçılar vardı. Altı tane sinema vardı bu kentte yazlık ve kışlık." Uzun zamandır kentte yaşayanlar böyle tanımlıyorlar eski Urfa'yı. Onlar eski Urfa'yı özlüyorlar. En azından sosyal anlamda.
Medya ise GAP'ın başkentindeki değişimden bahsediyor. Ajda Pekkan konserleri, sadece bir filmin (Eşkıya) galası için açılan, daha sonra kapanan sinemalar ile yeni Urfa.
Feridun İmrek'e göre, Urfa'da daha önce yaşayan azınlıkların başta tarımda makineleşme ve çeşitli baskılardan dolayı Urfa'yı terk etmesi ile başladı. İmrek, "Yahudiler, Ermeniler, Hıristiyanlar Urfa'yı terk etti. İşsizlik ve baskılardan sosyal yaşam gerilemeye başladı. Çünkü merkezde yaşayanların çoğu artık göç etmek zorunda kalan topraksız köylülerdi. Onlar da ancak kendi ekonomik sorunları ile boğuştular. Bu nedenle giderek sinemalar kapandı" diyor. İmrek'e göre diğer önemli bir neden yerel yönetimlerde dincilerin bulunması.
'Ailece sinemaya'
Sinema salonu açıldığından beri Urfalılar vizyona giren birçok filmi Ankara, İstanbul ile eşzamanlı izliyor. İmrek, "Bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğiz" derken sinemanın ve sinema seyircisinin yeni olmasından kaynaklı sorunlarını şöyle anlatıyor: "Biz ailece sinemaya gitme kavramını yerleştirmeye çalışıyoruz. Feodal yapı sinemayı ayıplıyor. Ama yavaş yavaş ailece gelenlerin sayısı artıyor. İlk filmlerde seyirci daha heyecanlı ve tepkiseldi. Yerli yersiz alkışlamalar vs. oluyordu. En büyük sıkıntı ise cep telefonlarıydı. Bunun için 'Cep telefonlarınızı kapatın' uyarısını yazılı olarak astık. Ama zamanla oturacak" diyor.
Emek isteyen bir iş
Neden Emek Sineması sorumuzu ise İmrek, "Sinema ve sanat emek isteyen bir iş. Senaryodan çekime ve gösterime kadar bir emek süreci. Bu sinemaya da epey emek harcadık. Bunu fark etsin insanlar diye Emek oldu adı" diyor.
Urfalılar akşam seanslarında sinemaya gidiyor. Yavaş yavaş kadınlı erkekli grupların sayısı artıyor. Akşamları, sinemanın önünde bir kuyruk görmek mümkün artık. Bir de eksilmeyen polis otobüsü. "Güvenlik" sağlıyorlar.
Eğitim-Sen'in girişimi ile öğretmenler indirimli izliyorlar filmleri. Bir de Çocuk Esirgeme Kurumu'nun çocukları parasız gidiyorlar. İmrek, "Okullara haftalık 20 ile 40 arasında değişen kontenjanlar ayırıyoruz. Ticari bir amacımız yok. Biz '70'li yıllarda hiçbir filmi kaçırmazdık. Özellikle Yılmaz Güney filmlerini büyük bir dikkatle izlerdik. İstiyoruz ki, şimdiki gençler de bu duyguyu yaşasın ve bir şeyler algılasınlar, kendilerine ve yaşamlarına ilişkin" diyor.
Kitapçılar da açılır
Urfalılar sevinçli ve umutlu. Güzel bir değişiklik olarak görüyorlar sinemayı. Bir filmin çıkışında sohbet ettiğimiz Mehmet Savaş, "Önceden altı tane sinema vardı Urfa'da. Bir o kadar da kitapçı. Bu şehirde sinemaların ve kitapçıların azalması ve giderek yok olması eşzamanlı. Sinemanın açılması güzel. Şu ana kadar izleme olanağı bulduğumuz filmler de güzel. Umarım bundan sonra sosyal ve düşünsel yaşamı etkileyecek bu tür girişimler artar. Sinemalarla birlikte kitapçılar da açılır. İzlemeye ve okumaya başlar insanlar. Bu kent daha da güzelleşir."
www.evrensel.net