Bankalar hiç vergi vermek istemiyor

Bankalar hiç vergi vermek istemiyor

Hükümet vergi yasasında yaptığı değişiklikler ile finans kesimine önemli oranda muafiyet sağlarken, bankacılar hiç vergi ödememenin yolunu arıyor.

Bankalar hiç vergi vermek istemiyor
Bankacılar, üzerlerindeki neredeyse tek ciddi vergi yükünden de kurtulmak için hükümete baskı yapmaya hazırlanıyor. Vergi tasarısındaki değişikliklerle bankalara tahviller konusunda tanınan avantajın sona ermesi, bankacılar için 3.5 milyar dolarlık tehdit oluşturuyor!
Yeni hali iki ay sonra, 1999 Aralık'ında yürürlüğe girecek olan Vergi Usul Kanunu'nun 279. maddesi, bankacılık sektöründe kelimenin tam anlamıyla deprem yaratacak nitelikte. Çünkü 279. maddenin yeni hali, bono ve tahvillerde vergi avantajını sona erdirecek. Kısacası bankaların ellerinde tuttukları uzun vadeli tahvillere daha önce tanınan vergi avantajı bitiyor. Bilindiği gibi bankalar, yasanın eski halinin yürürlükte olduğu dönemde ellerindeki tahvilleri gider göstererek büyük bir avantaj sağlıyorlardı.
3 milyar dolar vergi ödeyecekler
Sektörün en büyük kaygısı, değişiklik yürürlüğe girdiği zaman yaklaşık 10 milyar dolarlık özkaynağa sahip olan bankaların bu yasa ile 2.5 ile 3 milyar dolar seviyelerinde bir miktarı vergi olarak ödemek zorunda kalacak olmaları.
Bankacılar, yasanın bu haliyle yürürlüğe girmemesi için, Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince'nin önderliğinde Ankara'daki lobi faaliyetlerini hızlandırdı. POWER dergisinin bildirdiğine göre bankacılar Maliye Bakanı Sümer Oral'ın kendilerine söz verdiğini iddia ediyorlar. Bankalar Birliği toplantısında, Sümer Oral'ın bu maddenin geri çekilmesi konusunda çalışmalar yapacağını söylendiğini belirtiyorlar. Ancak Oral, "279. maddenin yeniden ele alınmasıyla ilgili hiçbir çalışma yapmıyoruz. Bankalara ben böyle bir söz vermedim" diyor.
Bankalar Birliği'nin planı, kasım ayında Meclis'in açılmasıyla birlikte, 279. Madde'nin yeniden ele alınmasının sağlanması ve uygulamanın ertelenmesi. Şu anda yürürlükte olan yasa ertelenmezse, bankalar vergiden üzerlerine düşen payın ilk dilimini 2000 yılı şubat ayında ödeyecekler.
Bu da o tarihte, bankaların kârında önemli bir azalma yaşanması demek. Bankalar gelecek yıl sağlayacakları gelirlerin büyük bir kısmını devlete vergi olarak ödemek zorunda kalabilirler.
Diğer taraftan bankalar lobi faaliyetleri ve hükümete baskı yapmak dışında işlerini garantiye almak için vergiden kurtulmanın yollarını da arıyorlar. Uzmanlar bu vergiden kurtulma yöntemlerinin var olduğunu belirtiyorlar.
Örneğin bankalar uluslararası piyasalarda yapacakları altın veya hisse senedi swap işlemleriyle bu vergiden kurtulma şansına sahipler. En iyi korunma aracı olarak da 'vadeli altın' işlemleri gösteriliyor.
Uzmanlar bir diğer yöntem olarak da yasanın İtalyan hazine bonolarını kapsamadığını belirterek, İtalyan bonoları alınarak, ödenecek stopajın buradaki vergiden düşülebileceğini öneriyorlar.
www.evrensel.net