Okullar boşaltıldı, halk sokakta

Eğitim sezonunun başlamasıyla birlikte depremin ardından okullara sığınan depremzedelerden, buraları bir an önce boşaltmaları istendi. Ancak nereye gidecekleri konusunda devletin hiçbir 'öneri'si yoktu!

Okullar boşaltıldı, halk sokakta
Rojda İldan
17 Ağustos depreminden sonra okullara yerleştirilen Avcılar'daki depremzedeler, eğitim sezonunun başlamasıyla birlikte okullardan çıkartıldı. Avcılar Saide Zorlu Ticaret Meslek Lisesi'nde kalan depremzedeler, okuldan çıkma konusunda bir itirazlarının olmadığını belirterek, asıl sorunun bundan sonra kalacakları yer ile ilgili olarak kendilerine hiçbir şey söylenmemesinden kaynaklandığını belirtiyorlar.
Okulda daha fazla kalmanın kendileri için de zor olacağını belirten depremzedeler; kendilerine "Balıkesir, Pendik, Kurtköy, Tekirdağ'da evler var, oralara gidin ya da Ataköy'deki çadırkentte kalın" diyen yetkililere, "Çadırda ne zamana kadar kalırız? O uzak yerlerde nasıl yaşarız? İşe nasıl gidip geliriz? Bunları hiç düşünmüyorlar!" diyerek tepkilerini dile getiriyorlar. Önceki gün polislerin gelerek, "Pazar günü saat 14.00'e kadar vaktiniz var.
Ya Balıkesir, Pendik, Kurtköy, Tekirdağ'daki evlere ya da Ataköy'deki çadırkente gidin. Yoksa gelir zorla çıkartırız" dediği depremzedelerle düne kadar kaldıkları Avcılar Saide Zorlu Ticaret Meslek Lisesi'nde görüştük. Önceki güne kadar okulda 15-16 ailenin yaşadığını belirten depremzedelerden Üstün Uçar, "Bugün burada üç aile kaldık. Diğerlerinin hepsi kendi imkânlarıyla bir yerlere gitti. Kimseye bir yer gösterilmedi" dedi. Devletin kendilerine 25 gündür hiçbir yardım göndermediğini de ifade eden Uçar, "Devlet ev göstermeyerek ve yardım göndermeyerek bizi yıldırıp başından savmak istiyor" diye konuştu.
Sonuna kadar gidecek
İmkânı olan kişilerin kendilerine ev tutarak okuldan çıktıklarını, imkânı olmayanların ise sokakta kaldığını belirten Uçar, "İmkânı olanlar kaçarsa imkânı olmayanlar yavaş yavaş sindirilecek. Kendi başının çaresine bakmaya zorlanacak. Devletin yapmaya çalıştığı bu. İnsanların kendi başının çaresine bakması isteniyor. İnsanları yıldırıp sayıyı, yani yükünü azaltmak istiyor" dedi. Kendisinin de önceki gün bir ev tuttuğunu, fakat sonra vazgeçtiğini söyleyen Uçar, bunun nedenini şu kelimelerle açıklıyor: "Biz ev tuttuk, gittik, kurtulduk diyelim ki. Ya kalanlar ne olacak? İmkânı olmayan vatandaş ne olacak/ Onları yalnız bırakmamak gerekiyor. Sonuna kadar olayın takipçisi olmak gerekiyor. Ben sonuna kadar uğraşacağım" dedi.
Orta hasarlı olan evleri tamir edilene kadar kendilerine kalacak bir konut verilmesi için kaymakamlığa dilekçe yazdıklarını da belirten Uçar, "Ama hiçbir sonuç alamadık. Kriz Masası bizlerle ilgilenmiyor. Bütün imkânları yine tanıdıklarına sağlıyor" dedi.
Çürük binaların yapımına izin verenlerin, denetlemelerde eksik kalanların, rüşvet karşılığı insan hayatını satanların kendilerine bir konut bulmak zorunda olduğuna dikkat çeken Uçar, "Gösterdikleri yere kadar gideceğiz. Yıldıramayacaklar. Sonuna kadar hakkımızı talep edeceğiz" dedi. Uçar, kalıcı bir çözüm bulunmadığı takdirde hukuki yollara da başvuracaklarını söyleyerek, "Gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gidip takip edeceğiz" dedi.
www.evrensel.net