02 Mayıs 2015 17:55

Örgütlenmek iyidir

Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği, mahallede yaşayan işçi kadınlarla birlikte düzenlediği dört haftalık eğitim çalışmasında “İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği” başta olmak üzere çalışma yaşamının sorunlarını, taleplerini ve insanca bir yaşam için neye ihtiyaç duyduklarını tartıştı.

Paylaş

Yasemin AKPINAR

Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği olarak mahallemizde gerçekleştirdiğimiz 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü şöleninde kapısını çaldığımız kadınlarla yeniden bir araya gelmek için dört hafta sürecek “İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği” eğitim çalışması yapmaya karar verdik. Çağrımız sonrasında, fabrika işçisi, tekstil işçisi, ev işçisi, sağlık emekçisi birçok kadınla dernekte bir araya geldik. Her cuma isimleri farklı ama işyerlerinde yaşadıkları sorunlar birbirinin aynı olan kadın işçilerle, meslek hastalıklarını, iş kazalarını, istihdam paketini, esnek çalışmayı, kıdem tazminatını, sendikaları ve yaklaşan emek ve mücadele gününe hangi taleplerle gideceklerini konuştuk.
Çayımızı demlemiş, gelecek olan kadın işçileri bekliyorduk... Kapıdan ilk içeri giren kadın arkadaşımız tekstil işçisi Gülden’di. Bir demli çay ikram ettik yorgunluğunu alması için. Ve dinlemeye başladık Gülden’nin yaşadıklarını... Gülden tekstil işçisi bir kadın. Fason üretim yapan bir firmada 1996 yılından 2008’e kadar sürekli çalışmış. Daha sonrasında –8-10 ay gibi işsiz kaldıktan sonra– tekrar aynı firmada ama taşeron olarak 2015’e kadar çalışmış. İşveren Avrupa standartlarında çalıştıklarını söylese de zamanla çalışma koşulları daha da ağırlaşmış. İşyeri Kurtköy’den Kavakpınar’a taşınmış. Ücretlerini ve mesailerini geç almaya başlamışlar. Gülden bu koşullara rağmen çalışmaya devam etmiş. Özel bir durumdan ötürü iki gün uykusuz bir şekilde işyerine gidip izin almak istediğinde ise patronundan aldığı cevap karşısında işten ayrılmaya karar vermiş. Patronu dinlememiş bile arkadaşımızın neler yaşadığını, nasıl sıkıntılar çektiğini.  Onu bu konuları görüşmesi için şefine yönlendirmiş. Gülden “O kadar yıla ve emeğime karşı beni dinlemedi bile. Oysa ben tam 3 aydır maaş almadığım halde çalışmaya devam etmiştim. İşte o an karar verdim... 3600 gün yasasından yararlanmak için işten ayrıldım. İşyerine dava açtım ama patron ‘benden hiçbir şey alamazsın, benim üzerime kayıtlı bir şey yok’ diyerek geçiştirdi beni” diye anlattı neler yaşadığını. Bunun yanı sıra bütün gün yeni bir iş için birçok işyerine iş başvurusuna gittiğini, ayaklarına kara sular indiğini ve bütün bunlar yetmezmiş gibi eski işyerine dava açtığını ama tebligatın ellerine ulaşmadığını anlattı.
GÖZ GÖRE GÖRE
O gün dernekte bulunan diğer işçi kadın arkadaşlar da başlarından geçen olayları birer birer anlatmaya başladı. Tekstilde bant usulü nasıl çalıştıklarını, çalıştıkları için lavaboya bile zor gittiklerini, patronların önce ücretsiz izin verip sonra işçileri işten çıkardığını, gece vardiyasında çalışmaya zorlandıklarını anlatıyorlardı.
Konu yaşanan iş kazalarına geldiğinde ise sol elini iş kazasında kaybeden genç bir işçi kadın olan Birgül anlatmaya başladı başından geçenleri. Birgül arkadaşımız yedi yıl boyunca İlayda Seramik fabrikasında çalışmıştı. “Çalışma koşulları bildiğiniz gibi bu ülkede çok zor. Çalıştığım makinenin bozuk olduğunu defalarca söylememe rağmen patron ve işyerindeki ustabaşılar çalıştırmaya devam ettiler ve uyarmama rağmen makineyi servise göndermediler. Geçirdiğim iş kazası sonucu İlayda Seramik Fabrikası’nı mahkemeye verdim. 5 yıldır mücadele ediyorum. Hiçbir sonuç alamıyorum” dedi. Birgül arkadaşımızın ve iş yerlerinde sorun yaşayan kadın işçilerin, daha detaylı bilgi alabilmeleri için, eğitim için derneğe gelecek olan avukat arkadaşımızla görüşmelerini sağladık.
İNSANCA YAŞAM İÇİN ENERJİMİZLE
İşçi güvenliği ve işçi sağlığı eğitim programımızın son haftasında ise, kadın işçiler ile yaklaşan emek ve mücadele günü olan 1 Mayıs’ı, taleplerimizi ve örgütlenmenin önemini konuştuk. Bazı kadın arkadaşlar “örgüt” kelimesinin yasadışı olan ile özdeşleştirildiğini söylediler. Söz alan bir kadın arkadaşımız, “Mahalleli kadınlar olarak aslında dernek de bir araya gelmeniz de bir örgütlenme şekli. Kadınlar olarak yaşadığınız ya da çevrenizde gördüğünüz kadına yönelik şiddet, taciz ve ayrımcılığa karşı çıkmak, sessiz kalmamak için bir araya geldiniz. Birçok şeyi bir araya gelerek başardınız. Örneğin, mahallemizde şiddet gören birçok kadının yanında oldunuz, davalarını takip ettiniz, yardım elinizi dernek olarak uzattınız” diyordu.
Esenyalı’da yaşayan kadınlar olarak taleplerimize gelince, bizler fabrikalarda, işyerlerinde, temizliğe gittiğimiz evlerde güvenceli koşullarda çalışmak istiyoruz. Mahallemizde ücretsiz kreşlerin, gündüz bakım evlerinin açılmasını, gece vardiyasında çalışmanın kaldırılmasını, eşit işe-eşit ücret, işyerlerinde, yolda, sokakta karşılaştığımız şiddete, taciz ve kadın cinayetlerinin son bulması için varolan yasaların uygulanmasını, yasal eksikliklerin ise giderilmesini istiyoruz. Eğitim çalışmasının sonunda katılan kadınlarla, 1 Mayıs’ı, kendimiz için, çocuklarımız için, insanca yaşam için enerjimizle, coşkumuzla, rengimizle, taleplerimizle 30 Nisan’da mahallemizde kutlama kararı aldık...

 

ÖNCEKİ HABER

Yine de umutsuz olmuyor

SONRAKİ HABER

Eskişehirli kadınlar: Yaşamak ve yaşatmak için sessiz kalmayacağız

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa