25 Şubat 2015 14:58

Önce fişlendiler sonra bir bir katledildiler

Diyarbakır'ın Lice İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından 1992 yılında birçok ilçeye bağlı köylere ilişkin tutulduğu anlaşılan fişleme listeleri ortaya çıktı. Üstelik söz konusu listelerde fişlenen 137 kişiden 13'ü, çeşitli tarihlerde kimisi bomba bağlanarak, kimisi evinin önünde, kimisi de inkar edilmesine rağmen gözaltına alınarak katledildi. Kimisi de JİTEM ve Hizbullah'ın izine rastlanan bu cinayetler ile "faili meçhul" olarak adlandırılan katliamlarla öldürüldü.

Paylaş

Hayri DEMİR
Metin BEKİROĞLU

Diyarbakır'ın Lice İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından 1992 yılında birçok ilçeye bağlı köylere ilişkin tutulduğu anlaşılan fişleme listeleri ortaya çıktı. Üstelik söz konusu listelerde fişlenen 137 kişiden 13'ü, çeşitli tarihlerde kimisi bomba bağlanarak, kimisi evinin önünde, kimisi de inkar edilmesine rağmen gözaltına alınarak katledildi. Kimisi de JİTEM ve Hizbullah'ın izine rastlanan bu cinayetler ile "faili meçhul" olarak adlandırılan katliamlarla öldürüldü. 

Bölgede 90'lı yıllarda yaşanan devlet şiddetinin bir parçası olan binlerce "faili meçhul" cinayetten birkaçını aydınlatacak fişleme belgeleri ortaya çıktı. Diyarbakır'ın Lice ilçe merkezinde bulunan Merkez İlçe Jandarma Komutanlığı'nca tutulan bir takım istihbari belgeler ve listelere ulaşıldı. Ulaşılan söz konusu belgeler, bölgede 90'lı yıllarda yaşanan köy yakmalardan "faili meçhul" cinayetlere kadar birçok insanlık dışı uygulamanın nasıl planlandığını ve gerçekleştirdiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Merkez İlçe Jandarma Komutanlığı'nca hazırlanan fişleme belgelerinde, Lice'nin dışında Silvan, Bismil, Kulp, Hani, Hazro ve Kocaköy ilçelerine bağlı kimi köylerin bir bir fişlendiği anlaşılıyor. Aynı belgelerde o ilçe ve köylerde yaşayan yurttaşlar da PKK ile ilişkilendirilerek fişlendi, ardından da hedef alındı. 

Ortaya çıkan listelerin deyim yerindeyse "devletin faili meçhul cinayet listesi" olduğunu kanıtlayan bulgular ise listede fişlenen 137 kişiden 13'ünün, listelerin tutulduğu 1992 yılından sonraki yıllar içerisinde kaybedilmesi ve katledilmesi oldu. 

İLÇELERE BAĞLI KÖYLER BİR BİR FİŞLENDİ

Ulaşılan belgelerde, her biri için ayrı bir liste tutulan 7 ilçeye bağlı köyler ve bu köylere bağlı mezralara ilişkin genel bilgiler yer veriliyor. Hangi köyün ne düzeyde PKK'ye yakın olduğunun yanı sıra PKK'lilerin hangi köyleri ve kırsal alanları kullandığına dair istihbari bilgiler de yine fişleme listelerinde yer alıyor. 

ÖNCE FİŞLENDİLER, SONRA BİR BİR KATLEDİLDİLER

"Dağ kadrosundan geri dönmüş", "Örgüte yataklık yapıyor", "Plakalı aracıyla örgüte lojistik sağlıyor", "kuryelik","örgüt üyesini gömmüş", "yaralı taşımış", "halkı örgütlemek" şeklinde tutulan bu fişleme listesinde yer alan kişilerden 14'ü, listelerin hazırlandığı anlaşılan 1992 yılı ve sonrasında çeşitli yerlerde ve şekillerde "faili meçhul" bir şekilde kaybedilip, katledildi. 

FİŞLENİLMEYEN KÖY VE MEZRA NEREDEYSE KALMADI

55 köyün bağlı olduğu Lice'ye dair "Lice Bölgesi" başlığıyla tutulan 3 sayfalık listede, Arıklı, Ziyaret, Duru, Gökçe, Yorulmaz, Serincek, Şaklat, Ceper, Hedik, Güldiken, Bayırlı, Ecemiş, Şenlik, Birlik, Saydamlı, Baharlar, Cavundur, Örtülü, Kıralan, Tuzla, Engin ve Abalı olmak üzere 22 köyün fişlendiği görülüyor. Bu köylere bağlı mezraların da yer aldığı listede, toplamda 73 kişi ile birlikte Çeper köyünde yaşayan Aytek ailesi bir bütünen çeşitli sıfatlarla fişlendi. 

Lice ilçesine dair tutulan bu listedeki köylerden Ecemiş köyüne ilişkin olarak "tamamen yardım ve yataklık yapan bir köydür", Baharlar köyüne ilişkin ise "Köy halkı örgüt sempatizanıdır" şeklinde notlar yer alması dikkat çekiyor. Yine diğer köylere ilişkin de "yardım, yataklık yapıyorlar", "teröristlerin sık sık kullandığı köy" ve "sığınakların olduğu" şeklinde kullanılan ifadeler yer alıyor. 

BİLGİ TAŞIYAN MUHTAR DAHİ FİŞLENDİ 

Bu köylerden kimisinin muhtarları dahi fişlendi. Bu köylerden Tuzla köyü muhtarı hakkında "Muhtar devlet yanlısı olup teröristler hakkına güvenlik kuvvetlerine bilgi vermektedir" deniliyor. Benzer şekilde Hedik köyünde yaşayan Hakkı Kaya isimli bir şahıs hakkında ise "İki taraflı çalışmaktadır" notu düşülmüş. 

CENAZE GÖMMEK FİŞLENME SEBEBİ 

Lice'ye dair tutulan listelerde "yardım ve yataklık" gibi fişlemelerin yanı sıra Örtülü köyünde yaşayan Ali Kusun isimli bir yurttaşın da "Ölü terörist gömmüş" denilerek fişlenmesi dikkat çeken bir diğer ayrıntı. 

Yine İlçeye bağlı Gökçe köyü muhtarı Mehmet Üçdağ ile Sıddık Dalbudak isimli bir yurttaş, "yardım ve yataklık" iddiasıyla fişlendi. Benzer şekilde fişlenip sonrasında öldürülen diğer kişiler gibi Üçdağ ve Dalbudak'ın gözaltına alındı, ancak kaybedilmeleri endişesi taşıyan yakınları ve köy halkının Lice Kaymakamlığı önünde toplanarak, durumu protesto etmesinin ardından her ikisi de serbest bırakılmıştı. 

LİCE'DE FİŞLENEN 73 KİŞİDEN 6'SI KATLEDİLDİ

Lice'ye dair tutulan ve tutulduktan sonra "faili belli cinayet listesi"ne dönüşen listede, çeşitli şekillerde fişlenen 73 kişiden 6'si katledildi. Listede Duru köyü Hacı Musa mezrası'nda yaşayan Mehmet Dündar, Şaklat köyünde yaşayan Mehmet Salih Çalık, Ecemiş köyünde yaşayan Enver Şimşek, Hedik köyünde yaşayan Hakkı Kaya ile Ziyaret köyünde yaşayan Zana Zuhurlu, çeşitli tarih ve yerlerde katledildi. Bu isimlerden Mehmet Salih Çalık ve Hakkı Kaya'nın hala cenazelerine ulaşılmış değil. 

BABALARI FİŞLENDİ ÇOCUKLARI KATLEDİLDİ

Fişleme listesinde "ölü terörist gömmüş" denilerek fişlenen bir diğer isim olan Ali Kosun ise, günlerce gözaltında tutulduktan sonra serbest bırakılsa da 1995 ve 1996 yıllarında çocukları Fahri ve Teyfik katledildi. 

HAZRO'DA FİŞLENEN 10 KİŞİDEN BİRİ KAYBEDİLDİ, BİRİ KATLEDİLDİ 

Tıpkı Lice gibi "Hazro Bölgesi" başlığıyla tutulan listede de Hazro ilçesi için "Kırsal alanı genellikle geçiş güzergahı olarak kullanılmaktadır" tanımlamasında bulunulup, ilçeye bağlı Çiftlibahçe ve Cumat köyleri fişlendi.

İsimlerinin yanında çeşitli koordinatların da belirtildiği her iki köyde yaşayan toplam 10 kişi "örgütün dağ kadrosuna eleman temin etmektedir" notuyla fişlendi. Yine Cumat köyünde " 'Kurdo' kod adlı 30-35 yaşlarında 1.65-1.70 boylarında kır saçlı, esmer" şeklinde tarif edilerek fişlenen isimsiz bir kişiye dair, "bu kişinin önceki dönemlerde örgütsel eğitim aldığı" ifadeleri kullanılıyor. 
Listede yer alan 10 kişiden Ahmet Çakıcı bir süre sonra gözaltında kaybedilirken, Nedim Balyeci isimli ise "PKK'li" denilerek öldürüldü. 

FİŞLEYEREK CİNAYETLERİN YAŞANDIĞI BİR BAŞKA İLÇE HANİ 

Hani ilçesinde ise 14 köy aynı şekilde fişlendi. Bu köylerden Yayvan köyünde yaşayan Hilmi Gündüz isimli yurttaş ile Seren köyünde yaşayan Mustafa Ergün isimli bir yurttaşın fişlendiği görülüyor. 

SİLVAN'DA SİVİL HALK 'ŞEHİR KOMİTESİ' YAPILDI

Silvan ilçesine dair tutulan 2 sayfalık listenin ilk sayfasında ise "şehir komitesi" içerisinde yar aldıkları ileri sürülen 6 sivil yurttaşın isimleri yer alıyor. 

İlçeye bağlı 23 köy ve bu köylerde yaşayan 29 yurttaşın fişlendiği listede yer alan Dağcılar köyüne ilişkin "Yardım ve yataklık yapar" ifadesi kullanıldı.

YAPILAN İŞKENCELER SONRASI CAN VERDİ

Bu 29 kişiden 3'ü, diğer ilçelerde olduğu gibi yaşamını yitirdi. Bu 3 kişiden biri Çiğdemli köyünde yaşayan Mehmet Salih Kösek. Kardeşi Ahmet Kösek ile birlikte gözaltına alınan Mehmet Salih Kösek, maruz kaldığı işkence sonucu serbest bırakılmalarından bir müddet sonra evinde can verdi.

FAİLİ MEÇHULLERDE HİZBULLAH-DEVLET İŞBİRLİĞİ Mİ 

Katledilenlerden bir diğer isim olan Ahmet Tulan ise 08 Nisan 1992 tarihinde ilçe merkezinde katledilen katledildi. Tulan cinayetinin izine daha sonra "Hizbullah Ana Davası"nda rastlandı. Hizbullah üyelerince öldürülen isimlerin arasında bulunan Tulan cinayeti, o yıllarda işlenen tüm bu cinayetlerde bir dönem görev verilerek devreye konulan Hizbullah'ın misyonunu da ortaya koyuyor. 

FİŞLEMELER BİSMİL'E KADAR UZANDI

Belgelerin ortaya çıktığı Lice'den yaklaşık 90 kilometre uzaklıktaki Bismil'e ilişkin fişleme listelerinde de durum çok farklı değil. 

İki sayfalık listede fişlenen ilçeye bağlı 21 köy ve bu köylerde yaşayan 18 kişiye dair bilgiler yer alıyor. Listedeki bu kişilerden 3'ü daha sonra yaşamını yitirdi. Başköy köyünde yaşayan Fahrettin Kayaalp'in gözaltına alındıktan sonra cenazesine ulaşılırken, Kazancı köyünde yaşayan Abdullah Uluk de baskılar yüzünden katıldığı PKK'de yaşamını yitirdi. 

FİŞLENEN YURTTAŞA BOMBA BAĞLAYIP İNFAZ ETTİLER 
Serçeler köyünde yaşayan ve "yardım yataklık ile kuryelik yapar" şeklinde fişlenen Cavit Özalp ise Diyarbakır'da gözaltına alındıktan sonra Bismil İlçe Jandarma Taburu'na getirilip, bir kaç gün boyunca burada sorgulandı. Daha sonra yaşadığı Serçeler köyünün girişine getirilen Özalp, burada askerlerce bedenine bomba bağlanarak katledildi. 

Özalp'ın bu şekilde katledilmesinin ardından sorumlular hakkında Türkiye'deki mahkemeler tarafından "takipsizlik" kararı verilirken, ailesi davayı AİHM'e taşıdı. Uzun süre devam eden yargılamanın sonucunda AİHM, "yaşam hakkının ihlali" gerekçesiyle Türkiye'yi aileye tazminat ödemeye mahkum etti.

KULP'TA 7 KİŞİ FİŞLENDİ

Kulp ilçesine dair tutulan iki sayfalık listede de 22 köy ile bu köylerde yaşayan 7 yurttaş çeşitli ifadelerle fişlendi. İlçeye bağlı köylerden bazılarının tamamen fişlendiği listede, 18'inci sırada yer alan İslam köyü "köy halkı yardım ediyor" şeklinde bir ifadeyle tamamen fişlendi. 

LİSTELERİN ARASINDAKİ BELGELERDE ASKERİ YETKİLİLERİN İMZASI VAR

Söz konusu fişleme listelerinin kimler tarafından tutulduğunu kanıtlayan bir diğer belge ise altında iki askeri yetkililerin imzalarının bulunduğu "Görev Sonuç Raporu" başlık bir doküman.
İçeriğinde 1992 yılına ait Lice Merkez İlçe Jandarma Komutanlığı'na dair kimi askeri bilgiler, bir yıllık askeri faaliyetler ve yapılan operasyonlara dönük kimi bilgilerin yer aldığı raporda, Piyade Yüzbaşı'lar olarak H.G. ile İ.Ç. isimli askeri yetkililerin imzaları yer alıyor. 

PKK'nin bu dönem "gayri nizami harp taktik ve tekniklerini uyguladığı" ve bölgedeki örgütlenmesine ilişkin detaylara yer verilen 4 sayfalık raporda, bölgede meydana gelen çatışmalara ilişkin bilançolar, kırsal alanda konumlanan PKK'lilerin kullandığı üs bölgeleri askeri koordinatlarla belirtiliyor. Raporun son sayfasında ise "Yaptığımız 1 yıllık faaliyetin neticesinde asayiş Komutanımız ve yardımcısı birçok kez timlerimize memnuniyet ve takdirlerini ifade etmişlerdir" ifadeleri mevcut.

KÜRDİSTAN'DA 'ÜSTÜN' KATLİAMLARA ÖDÜL TERFİ

Rapor'da imzası bulunan iki askeri yetkiliden biri olan Piyade Yüzbaşı H.G. daha sonra Albay'lık rütbesine yükselirken kendisine yine "Üstün Cesaret" ve "Feragat Madalyası" verildi. Kamuoyunun yakından bildiği "İnternet Andıcı" ile de ismi gündeme gelen H.G, Ergenekon davası kapsamında bir süre Silivri Cezaevi'nde tutuklu da kalmıştı. (Diyarbakır/DİHA)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Yunanistanlı öğretmenlere Kobanê engeli

SONRAKİ HABER

Kubilay: Tutak’da yasadışı işler yapılmıyorsa neden HDP heyetine izin verilmiyor?

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa