19 Şubat 2015 16:00

GERÇEKLİK ALGISINI DEĞİŞTİRECEK BİR DENEYİN FİLMİ

İktidarın insan davranışlarındaki etkisi ve insanların yoğun stres ve baskı altında karakter değişimlerini konu alan bu film, bizlere vahşetin psikolojiyle nasıl mümkün olacağını gerçekçi ve etkili bir biçimde göstermiştir. Das Experiment, rahat olmayan ve gerilim dolu dakikalar diler

Paylaş

Zehra İrem AKDENİZ
Ayşenur KOÇ

‘Das Experiment’–Türkçe ismiyle ‘Deney’- Oliver Hischblieger’ın 2001 yılında ‘Stanford Prison Experiment’ten ilham alarak uyarladığı bir film. Stanford Hapishane Deneyi, Zimbardo deneyi olarak da literatürde yerini almıştır. Stanford Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olan Prof. Dr. Philip Zimbardo deneye ismini vermiştir.
Deney, bir hapishane benzeri ortam yaratarak yetmiş kişi arasından seçilen 24 deneğin mahkum ve gardiyanlar olarak davranışlarını test ediyor. Deneyin amacı, mahkum ve gardiyanların psikolojilerini incelemek. Şüphesiz ki, Philip Zimbardo deneyin bu denli gerçekçi sonuçları olabileceğini öngörememişti. Gerçek deney, kobayların ve Philip  Zimbardo’nun kendisinin de görevlerinin gereğinden fazla içselleştirmesiyle birlikte, etik kurallarını ve insan haklarını ihlal eden sadist davranışlar sonucunda altı gün içinde sonlandırılmıştır. Gerçek deneyin aksine filmdeki deney, insanların ölümüne ve ciddi psikolojik sarsıntılar yaşamasına sebep olacak kadar uzun sürmüştür.

BİR HAPİSHANEYİ YÖNETİRCESİNE...

Filmde, Philip Zimbardo’nun yerini alan Profesör Thon’un kendisi de gerçeklik algısını yitiren deneklere katılmıştır. Deneyi yürütür gibi değil de, bir hapishaneyi yönetircesine davranış biçimlerine bürünen Thon, deneyi inatla sürdürerek belki de bu sadist davranışların uygulanmasına önayak olmuştur. Deney esnasında, gardiyanlar ciddi şiddet eğilimi içeren davranışlarda bulunuyorlar. Hatta gardiyanlardan biri, deneklerden birinin ölümüne sebep oluyor. Mahkumlar ise, gardiyanların bu davranışlarına karşı açlık grevleri, başkaldırılar ve hapishane kurallarının ihlal edilmesi gibi yöntemlere başvuruyorlar. Filmde bu sahneler, tüm çıplaklığıyla sergilenmiş, izlerken zaman zaman bizi gözlerimizi kapatmak ya da istemsiz titreme gibi reflekslere yönlendirmiştir.
Filmde asıl dikkati çeken, gücün kontrolsüz kullanımı ve buna sonuç olarak verdiği hazzın iki grup arasında yol açtığı savaş ve yine iki grup arasındaki duygudaşlık kurma zorluğu oldu. İnsanların kişiliklerinin yoğun stres ve baskı altında nasıl değiştiğini ve bunların davranış modelleri üzerindeki etkisini, yapay bir güce sahip olan gardiyanların acımasızca düzeni sağlamaya yönelik eylemlerini gözlemleme fırsatı bulduk.

Görevlerin bu kadar içselleştirilmesi ile başlayan sadist eylemler; hapishane gardiyanlarının gerçeklik algısını yitirmesi, mahkumların verdiği tepkilerle bir erk savaşına dönüşüyor. Mahkumların verdiği bu haklı tepki bir süre sonra yasak olmasına karşın gardiyanların şiddete yönelmesine sebep oluyor. Gerçekte Zimbardo’nun, Filmde Thon’un öngöremediği üzere bu eğilimler iki grupta da ciddi ruhsal sarsıntılar hatta can güvenliğinin tehlikeye girmesine yol açmıştır. Deneyin bu etik dışı ve insan haklarına saldırı niteliğindeki eylemlerin ortaya çıkması nedeniyle erken sonlandırılması gerekirken devam ettirilmesi birçok sağlık sıkıntılarına ve can kaybına yol açmıştır. Ayrıca deneyde kullanılmasına gerek görülmeyen kara kutunun da işin içine girmesiyle insan hakları bir kez daha ihlal edilmiştir.

RAHAT OLMAYAN GERİLİM DOLU DAKİKALAR

Böyle bir deneyin yapımının ya da böyle bir deneyin film senaryosu olması ve insanlara bu kadar gerilim dolu dakikalar yaşatmak kesinlikle ve kesinlikle etik değildir. Deneyin ikinci gününde deneyden ayrılmak isteyen bir deneğin talebinin reddedilmesi de deneyin etik olmadığının bir kanıtı niteliğinde. Mahkumlara yapılan psikolojik ve fiziksel istismarların, deneyi kontrol eden doktorlar tarafından göz ardı edilmesi de deneyin psikoloji bilimine ve insan haklarına aykırı özellikler taşıdığını gözler önüne seriyor. Zimbardo’nun da Thon’un da öngöremediği bu sonuçlar karşısında deneyi erken sonlandırmaları bir nebze eleştirilerden kurtulmalarına sebep olmuştur. Fakat bu deneyin gerektiği zamandan geç sonlandırılması Thon’un da zarar görmesine yol açmıştır.
İktidarın insan davranışlarındaki etkisi ve insanların yoğun stres ve baskı altında karakter değişimlerini konu alan bu film, bizlere vahşetin psikolojiyle nasıl mümkün olacağını gerçekçi ve etkili bir biçimde göstermiştir. Das Experiment, rahat olmayan ve gerilim dolu dakikalar diler.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Kobanê Kantonu Başbakanı Muslim Ankara'ya hareket etti

SONRAKİ HABER

"Termik santrallerin filtresiz çalışması" maddesi yasa teklifinden çıkarıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa