15 Şubat 2015 08:01

Hamas, ‘direniş ekseni’ne bir adım daha yaklaştı

Hamas Lideri Halid Meşal henüz Tahran’ı ziyaret etmemiş olsa da İran ve Hamas ilişkilerini neredeyse tamir etti. Taraflar geçtiğimiz günlerde uzun görüşmeler yaptı ve Hamas delegasyonu örgütün askeri kanadı Kassam Tugayları’nın taleplerini neticelendirdi. Bu talepler yakın zamanda gerçekleşebilecek bir çatışmaya hazırlık amacıyla İran’dan silah yardımını da içeriyor.

Paylaş

Qassem QASSEM

Hamas’ın sözde “ılımlı Araplar” ve Müslüman Kardeşler’e yakın öznelerle yaşadığı siyasi deneyim, Filistin mücadelesi ve İsrail kuşatmasına karşı İran desteğinin daha istikrarlı olduğunu gösterdi. Hamas liderlerine göre Gazze’ye yönelik son İsrail saldırısı –6 yıldaki 3.- örgütün yakın ilişkiler kurmaya çalıştığı ancak savaş sırasında Hamas’a karşı duran ılımlı Arapların pozisyonunu da gösterdi.
Savaş sonrası Beyrut ve Tahran’da Hamas liderleriyle Filistin sorununa dair görüşmelerde bulunanların toplantıları yoğunlaştı. Tahran’da İran’la Hamas arasında bir uzlaşma protokolüne varıldı. Bu konudaki en önemli nokta Suriye sorununun Hamas’la direniş ekseni arasındaki ilişkiyi, özellikle de Kassam Tugayları başta olmak üzere Filistin direnişini silahlandırmayı ve mali yardımı etkilememesiydi. Son günlerde İsrail medyasında İslam Cumhuriyetinin iki yıllık bir aksamanın ardından Hamas’a yeniden para gönderdiği duyuruldu.
Filistinlilere göre bu uzlaşma protokolü, Hamas tarafından yapılan uzun bir iç değerlendirmenin sonucunda Arap ülkelerinin çoğunluğunun savaş sırasında Gazze’ye karşı tutum almasının sonucuydu. Bu yüzden Hamas lideri, “Çıkarlarımız bize silah desteğinde bulunanlarla birlikte hareket etmemizi gerektiriyor” dedi. Öyle ki Hamas delegasyonu İran’dan Kassam Tugayları’nı uçaksavar füzeleri ve yüksek hassasiyette karadan karaya roket sistemleriyle donatmasını istedi.
Görüşmenin detaylarına vakıf olan bir kaynak “İranlılar talebimizi, savaş tecrübemiz ve durum değerlendirmemizin İsrail içerisinde hedefleri vurabilecek ve daha fazla zarara neden olacak füzeler gerektirdiğini kabul ederek onayladı. Rasgele füzeler artık iş görmüyor” dedi.
Bu füzeler artık yarın savaş başlayacakmış gibi silahlanan ve eğitim gören Kassam savaşçıları için bir gereklilik durumunda. Hamas yetkilileri “Gazze üzerindeki baskılar sebebiyle düşmanla savaşın yakın gelecekte başlamasını” bekliyor. Örgütün sözcüsü Sami ebu Zuhri, “Kuşatmanın sürdürülmesi Hamas’ı delice görülebilecek eylemlere sürükleyebilir” demişti.
Silah ihtiyacının yanı sıra tartışma, Arap ülkelerinin Hamas’a karşı tavrı ve uzatmalı Gazze savaşında oynadıkları role odaklandı. Bunun da ötesinde Doha’nın Hamas liderlerine verdiği karşılıklı ilişkilerinin etkilenmeyeceği güvencesine rağmen Suudilerin Katar’a Müslüman Kardeşlerle ilişkilerini kesmesi baskısı da tartışıldı. Tüm bunlar Hamas’ın kendisini yeniden konumlandırmasını gerektirdi ve grup İran ve Hizbullah’la ilişkilerinde ilerleme kaydetti. Şimdi atılacak son adım politbüronun lideri Halid Meşal’ın Tahran’ı ziyaret etmesi.

İÇ VE DIŞ PÜRÜZLER
Aynı kaynaklar “Ziyaretin neredeyse gerçekleşeceğini ancak Tahran’la Hamas arasında görüşmenin gündemine dair oluşan bir anlaşmazlık sebebiyle ertelendiğini” aktardı. Hamas, Meşal’in adabınca karşılanmasını istiyordu. İranlılar delegasyona Meşal’in statüsüne denk bir şekilde ağırlanacağı konusunda güvence verdi. Ancak Hamas’ın böylesi bir toplantının gerçekleşemeyeceğine dair endişesi görüşmenin Meşal, Hamaney’le görüşebilene kadar ertelenmesine neden oldu. Aynı kaynak şöyle devam ediyor: “Biz bunu Meşal için değil onun temsil ettiği hareketin saygınlığı için istiyoruz.”
Beyrut’taki İran kaynakları “Tahran’la Hamas’ın ilişkisinin çok iyi olduğunu” doğrularken İsrail’in Suriye/Kunaytra’da 6 Hizbullah savaşçısını katletmesi de örgütle direniş ekseni arasındaki ilişki için yeni bir sınav oldu. Kassam lideri Muhammed Deyf, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah’a başsağlığı mektubu gönderdi. Ancak bu olay Hamas dışından ve hatta içinden o kadar büyük bir siyasi fırtınaya neden oldu ki mektubun varlığını inkar noktasına gelindi.
Mektubun dili Lübnan ve Filistin direniş hareketleri arasındaki ilişkinin sıcaklığını yansıtmayı hedefliyordu bunun yanı sıra İsrail’e karşı ortak mücadele stratejisi bağlamındaydı. Deyf mektubunda, “Ülkedeki tüm direniş güçleri bir sonraki savaşı birlikte vermeli ve işgal altındaki topraklarımızda herkesin ateşi birbirininkini kesmeli” yazdı. Bunlar sadece şairane sözler değil aynı zamanda bir askeri liderden diğerine gönderilmiş mesajlar. Mektuptaki her kelimenin üzerinde iyice düşünülmüş özellikle de İsrail’in son suikast denemesinden bu yana Deyf’in durumunu takip ettiğini düşünürsek... Bu nedenle kaynak şunu da vurguluyor: “Deyf ‘işgal altındaki topraklarımızda herkesin ateşi birbirininkini kesmeli’ derken ciddi. Tıpkı Nasrallah’ın direniş ekseninin İran’dan Filistin’e, tek olduğunu söylerken ciddi olması gibi.” Beyrut’ta iki parti ilişkilerini güçlendirerek taraftarları arasındaki gerilimi azaltmaya çalışıyor. Bu yüzden bir parti yetkilisine göre Hamas önümüzdeki günlerde çekirdek kadrosuyla bir araya gelerek onları “taraftar kitlesi arasındaki gerilimi azaltmak üzere rehabilite edecek.” Hamas liderleriyle çekirdek kadrosu arasındaki bu toplantılar Lübnan’la sınırlı değil. Niyet, Hamas’ın olduğu her yerde “rehabilitasyon”a gitmek.
Hamas içerisindeki kaynaklar “İran ziyaretinin örgütle ilişkileri birlikte iyileştirmeye çalışan Nasrallah ve İslami Cihad Genel Sekreteri Ramadan Şallah tarafından kolaylaştırıldığını” söylüyor. Bir gözlemci “İran liderliğinin rasyonel yaklaşımı ve uzun vadeli stratejisi, İran’ın Hamas’a olan desteğinin Suriye’deki anlaşmazlık sebebiyle sona ermeyeceği anlamına geliyor” diyor ve ekliyor: “Tahran’la örgütün politbürosu anlaşmazlığa düşse de İslam Cumhuriyeti, Kassam Tugayları’nı yüz üstü bırakamaz.”
Yine de Hamas kendi içerisinde, özellikle de Suriye’deki taraftarları ve Gazze’deki Selefi hareket tarafından direniş eksenine dönmesini zorlaştıran engellerle karşılaşıyor. Suriye’deki taraftarları girdiği rota sebebiyle Hamas’ı kınayan Facebook sayfaları açıyor ve “örgütün Suriye halkının iradesine ihanet ettiğini” öne sürüyor. Hamas kaynakları tüm bu görüşlerin, örgütün direniş ekseniyle olan ilişkisini sağlamlaştırmak için bedeli neyse ödemeyi oybirliğiyle kararlaştırmış olan hareketin liderliğiyle uyuşmadığını vurguluyor. Bunlara karşı “disiplin önlemlerinin alınacağı ve resmi olarak sorumlu tutulacakları” belirtiliyor. Selefi hareketten gelen eleştiriler içinse “Biz onlardan sorumlu değiliz ve ilişkilerin geliştirilmesinde onların bir etkisi yok” deniyor.

El Ahbar’dan çeviren 
Mithat Fabian SÖZMEN

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Vicdanıma sordum savaşma dedi

SONRAKİ HABER

İspanya Komünist Partisi (Marksist-Leninist) 9. kongresini topladı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa