17.08.2015 06:43

Köpek Adamlar: Hepimiz kötüyüz

Emrah Polat, Ankara’nın kenarlarını anlatıyor. Yoksulları, kaybedenleri, para için takla atanları, delirenleri, küfredenleri… Köpek dövüştürenleri, köpekler gibi dövüşenleri, ne yapsa yetmeyenleri, ne olsa eksik kalanları, çöplüğe gömülenleri, canavarları, ayrık otlarını, diş izlerini…

Köpek Adamlar: Hepimiz kötüyüz

Hakan GÜNGÖR
İstanbul

Yazar, editör Emrah Polat, yeniden basılan Köpek Adamlar romanını ve yeni projelerini anlattı Emrah Polat’ın 2009 yılında yayınlanan Köpek Adamlar isimli kitabı, İletişim Yayınları tarafından tekrar basıldı. Hayatlarını pek çok zorlukla mücadele ederek sürdürmek zorunda olan, parasızlık, suç ve hayata tutunma sancıları içinde yaşayarak köpek dövüşleri düzenleyen insanların hayatının anlatıldığı roman, gerçekçi üslubu ile dikkat çekiyor. 

Köpek Adamlar’ın fikri ilk olarak nasıl belirdi?
Ortada ciddi bir vahşet vardı ve bir yazar olarak bu vahşete sessiz kalamazdım. Aslında yaşadığımız çoğu kötülüğün de alegorisidir dövüştürülen köpeklerin hali. 

Karakterleri yaratırken gerçek kişilerden etkilendiniz mi?
Elbette etkilendim. Sonuçta gerçekçi bir roman anlayışının peşinde koşuyorum. Bu anlayışı savunuyorsanız, anlatınızın inandırıcı ve sahici olması gerekiyor. İnandırıcılık ve sahicilik için de evrensel bir ilke vardır: “Bildiğin insanları anlat!” Elbette bu, birebir bir örtüşme anlamına gelmiyor. Nihayetinde romancı kendi amaçları doğrultusunda hareket eder anlatı boyunca. Başka konularda olduğu gibi, karakter oluştururken de geçerlidir bu; yazar, karakteri oluştururken yeterince derine inebilmeli, orada belirli bir süre kalabilmeli ve sonra yüzeye çıkıp yoluna devam edebilmeli. Derinlerde fazla kalırsanız karakterin ayrıntılarında boğulabilirsiniz. 

KAZANANIN DÜNYASINI ANLATMAK BANA GÖRE DEĞİL

Karakterler ‘kaybetmiş erkekler’ olarak tanımlanabilir mi? 
Evet tanımlanabilir. Zaten -erkek de olsa kadın da olsa- kazananın dünyasını anlatmak bana göre değil sanırım. Mutlu, huzurlu, kaygıdan uzak hayatları anlatmak zorunda kalsaydım; bir leke, ne bileyim bir sökük bulur ve oradan anlatmaya başlardım. Benim edebiyatımın kökeni nefrettir desem yanlış olmaz, ama yalnızca dışa dönük bir nefret değil bu; sonuçta yazar da bu dünyanın pisliği içinde, bazen onu teneffüs ediyor ve bazen de maalesefyeniden üretiyor.

Kitabın ön hazırlık süreci nasıl ilerledi? Örneğin gerçekten köpek dövüşlerini izlediniz mi?
Suç teşkil edebilecek ayrıntılara fazlaca girmeden şunu söyleyebilirim: Hazırlık sürecini neredeyse kusursuz yaptım; köpek dövüşleriyle ilgili onlarca video izledim. Türkçe ve İngilizcede erişebildiğim kitapların tümünü okudum. Ayrıca bir İspanyol kanalında -o zamanlar yasak değildi- boğa güreşleri izledim geceler boyu. Matador, boğayı öldürürken hissettiklerimi bir deftere yazdım. Vahşetin “doğasını” çeşitli boyutlarıyla kavrayabilmem için çok önemli bir çalışmaydı bu.

Köpekler üzerine çalışma yaparken ne gibi ilginç bulgularla karşılaştınız?
Pitbull gibi dövüşçü “ırklar” dışındakiler çete gibi örgütleniyorlar, aralarında çok ciddi hiyerarşi oluyor. Dövüşçü köpekler -bir de bu iş için özel olarak eğitilmişlerse- antisosyal insanlar gibi davranıyorlar. Sosyallik konusunda ciddi sıkıntıları var bu köpeklerin. O yüzden, karşılaştığı her köpeği kendisine zarar verebilecek bir hasım olarak görebiliyorlar.

Kitaptaki kadın karakterlere haksızlık yaptığınızı düşünüyor musunuz? Ya hasta ve çaresizler, ya da ihanet eden, güvenilmez karakterler. Neden onların hikayelerine daha fazla ortak olmuyoruz?
Bazı yönlerden haklısınız sanırım. Erkekler de sorunlu aslında ama şiddetin her türlüsüne maruz kalan kadınlar kadar ezilmiş ve ikincil değiller doğrusu. Bir de tabii -nasıl anlatacağınız önemli olmakla birlikte- çoğu zaman var olanı anlatmakla ona inanmak bir ve aynı şey olmuyor; örneğin romanda bir sakata türlü küfürler ediliyor. Kuşkusuz bunu benimsemem düşünülemez, fakat toplumda açık ya da gizli olarak sakat fobisi var. Kadın düşmanlığı da var, bunlar yokmuş gibi davranamayız. Tüm bunları söylerken şunu da belirtmem gerekiyor: Yazar bu tür konulara azami dikkat göstermeli; diyaloglar doğal (dış dünyada nasılsa öyle) olmalı ama gövde metni en azından siyasi bir doğruculuk taşımalı. Yazarın aydın olarak sorumlulukları bulunduğuna inanan ve politikanın sadece mecliste yapılmadığını, günlük hayatın ve dilin bizatihi politik olduğunu bilen bir yazar kuşağının mensubu sayıyorum kendimi. 

DİL SONSUZ KERE BÖLÜNMÜŞTÜR

Kitapta sık sık başvurduğunuz argo ifadeler söz konusu. Bu tercihin nedeni neydi?
Dediğim gibi anlattığım dünyayı inandırıcı ve sahici kılabilmek. Biliyorsunuz gecekonduda yaşayan insanın dili farklıdır, eşcinselin dili farklı, kaçakçının dili daha farklı. Hatta gecekonduda yaşayan insanın gün içinde kullandığı dil bile farklıdır; örneğin AVM’ye gidip orada orta sınıfı taklit ettiğinde dilsel bir taklit de başlar aynı zamanda. Yazar tüm bunların farkında olmalı yani; dil, sonsuz kere bölünmüştür.

Kitapta bir kapitalizm eleştirisi de var. İnsan hayatının da, hayvanların hayatının da hiçe sayıldığı bir durum söz konusu. Bununla mücadele ve olup bitenlerin teşhis edilmesi konusunda Köpek Adamlar kitabı neler söylüyor?
Köpek Adamlar’ın sınıf karşıtlığı izleği üzerinden de okunabileceğini tahmin etmeme rağmen her romanın anlamsal düzeyde “nihayi”alımlanışının okura bırakılması gerektiğini düşünürüm. Fakat, kitaptaki “yazar niyetine” dair bir soru sanırım yönelttiğiniz, söyleyeyim: “Hepimiz kötüyüz!” fikrini çeşitli tonlarda işlemeye çalıştım roman boyunca. Hayvanlar ve insanlar arasında olması gereken eşitlik bağlamında bir film önermek istiyorum: Beyaz Tanrı, bir Macar filmi.

Karakterlerin daha sonra neler yaptığı sorusu okurların zihninde canlanmaya devam ediyor. Köpek Adamlar’ın devamı gelebilir mi?
Köpek Adamlar’ın devamını yazacağımı sanmıyorum ama ileride başka kitaplarda kuracağım “evren” içinde de aynı ya da benzer karakterler yer alacak muhtemelen; yazarın kişisel tarihi hem yaratıcılığının filizlendiği bereketli bir toprak hem de prangası oluyor malum.

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
03.02.2026 13:08

'Bunu söylememeliydim': Ian McKellen’dan 'Avengers: Doomsday' hakkında spoiler

Ian McKellen’ın Avengers: Doomsday hakkında söylediği bir cümle, Marvel hayranlarını heyecanlandırdı. Usta oyuncunun “New Jersey’yi yerle bir ettim” sözleri, olası bir spoiler tartışmasını başlattı.

“Bunu söylememeliydim”: Ian McKellen’dan "Avengers: Doomsday" hakkında spoiler
03.02.2026 19:34

DEM Parti - Gelecek Partisi görüşmesi | Hatimoğulları: Türkiye'nin beklediği özel yasanın hayata geçmesinin önemi büyüktür

DEM Parti - Gelecek Partisi görüşmesi sonrası konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Suriye'de bir entegrasyon süreci gelişirken, öte yandan Türkiye'nin beklediği özel yasanın hayata geçmesinin önemi büyüktür” dedi

DEM Parti - Gelecek Partisi görüşmesi | Hatimoğulları: Türkiye'nin beklediği özel yasanın hayata geçmesinin önemi büyüktür

Fotoğraf: DEM Parti

03.02.2026 17:10

Gaziantep Kuzeyşehir'de bitmeyen mağduriyetler

Gaziantep Kuzeyşehir 6. Etap’ta yaşayan bir yurttaş, sağlık hizmetlerine erişimden güvenliğe, fahiş aidatlardan ısınma sorununa kadar yıllardır çözülemeyen sorunları anlattı; yetkililere “İnsanları bu koşullara mahkum etmeyin” çağrısında bulundu.

Gaziantep Kuzeyşehir'de bitmeyen mağduriyetler

Fotoğraf: Evrensel

Kuzeyşehir'de yaşayan bir yurttaş


İçerik yükleniyor...

03.02.2026 22:16

Doktorlar için yeşil pasaport teklifi Meclis gündeminde

Meclis’e sunulan kanun teklifine göre, tabip odasına kayıtlı ve en az 15 yıl mesleki kıdemi bulunan hekimlere yeşil pasaport verilmesi gündeme geldi. Teklif Komisyon’a sevk edildi.

Doktorlar için yeşil pasaport teklifi Meclis gündeminde

Fotoğraf: Blake Guidry/Unsplash

03.02.2026 15:16

Ankara'da Maduro kampanyası: Venezuela elçisi konuştu

Venezuela'nın Ankara Büyükelçisi Freddy Eduardo Molina Gutierrez, Nicolas Maduro’nun ABD tarafından kaçırılmasının birinci ayı dolayısıyla açıklama yaptı: "Bugün itibarıyla 'Onları Geri İstiyoruz' adını verdiğimiz kampanyayı başlatıyoruz."

Ankara'da Maduro kampanyası: Venezuela elçisi konuştu

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!