20 Ağustos 2019 07:13

Süper Lig'in yoklaması

Paylaş

Geçtiğimiz haftalarda, Netflix’e her nasılsa girebilmiş yeni yerli yapım dizimiz “Aşk 101”in tanıtımı internette dolaşmaya başladı. Bu kısa tanıtımda, bir yoklama sahnesi izleyiciyle paylaşılarak şahsen çok bir yenilik vadetmeyecek bir biçimde oyuncuların ve karakterlerin kısa bir tanıtımı yapılmış oldu. Bu sekansı akılda tutarak, Süper Lig’in açılış düdüğüne geçiş yapacağım.

60. yılına giren Süper Lig’in 50 takımlık bir ‘tüm zamanlar puan cetveli’ oluşturulduğunda ilginç sonuçlar karşımıza çıkıyor. 1959’da ilk maçı yapan (ve dolayısıyla ilk gol istatistiğinin de sahibi olan) maç İzmirspor-Beykozspor arasındaydı. Bu iki kulüp, çok uzun zamandır Süper Lig’de görünmeseler de ilk elli takımın içindeler. Öyle ki, Beykoz sadece sekiz; İzmirspor ise on sezon mücadele etmiş olsa da elde ettikleri puanı sonrasında yakalayabilen yeni jenerasyon kulüplere denk gelmek zor…

Nitekim 2. Lig’de yer aldığı dönemde sessiz sedasız kapatılan başkent temsilcisi Türk Telekom da onlardan fazla puanla, 12 sezon yer aldığı Süper Lig’de tüm zamanların puan cetvelinde hatırı sayılır bir konumda (35. sırada) bulunuyor. Bir diğer başkent takımı, halen 2. Lig’de mücadele eden, Ankara Demirspor ise aynı listenin 31. sırasında yer alıyor.

Günümüzde 1. Lig’de mücadele eden Adana Demirspor, Adanaspor, Giresunspor, Osmanlıspor, Fatih Karagümrük, Akhisar, Eskişehir, Altınordu, İstanbulspor, Boluspor ve pek tabii ki beşinci şampiyon Bursaspor gibi kulüpler de en azından listedeki yerlerini daha sağlama alabilecek bir gelecek vadeden ender kulüplerden.

Nitekim aynı listede artık Süper Lig’e çok uzak bir konumda olan Diyarbakırspor, Şekerspor, Manisaspor, Orduspor ve Malatyaspor gibi sadece isimlerinin bile pek çok futbolsever için ‘doğal nostalji’ etkisi yapabileceği kulüpler de ilk elli takım listesinde uzun süre yerlerinden ayrılmayacak denli sağlam bir biçimde konuşlanıyor. Yerlerini sarsmak kadar tekrar o yeri perçinlemek de bu kulüpler için birkaç ‘ışık yılı’ uzakta duruyor artık.

Kocaelispor, Sakaryaspor, Altay, Vanspor ve Zonguldakspor gibi takımlar ise, tabiricaizse plase. Doğru yapılandırmalar ve sağlam adımlar ile kalıcı gelir elde edebilecekleri özerk yapılara sahip olmaları halinde onları şimdiye dek geçmişin mirasına binaen yer aldıkları ‘tüm zamanlar puan cetveli’nde daha iyi yerlerde görmememiz için bir neden yok…

Bu da bizi ufak bir adım sonrasında başa döndürecek.

Süper Lig’deki en son maçını 51 yıl önce yapan Feriköy’ün 40. sırasında yer aldığı bir listeden bahsediyoruz. Ki o sezon Feriköy’ün oynadığı son beş maçtan sadece ikisinin rakibi şu an hâlâ Süper Lig’de (Ankaragücü ve Göztepe). Ancak diğer takımlar, (sırasıyla Ankara Demir, Şekerspor, Türk Telekom) hâlâ ilk elli takım listesinde Feriköy ile birlikte yer alıyor.

Şimdi başa dönüyoruz.

Yıl neredeyse 2020 olacak, (Başarısız bir PR ile ilk olmadığı halde ‘ilk vampir dizimiz’ diye bize seyrettirilen ‘şey’in de temelinde bir aşk öyküsü olduğu hesap edilirse…) biz dünyanın en büyük ekonomilerinden birisinin döndüğü dijital yayıncılık endüstrisine ‘aşk’tan başka bir şey pazarlamayı tahayyül edemeyecek bir durumdayız. Yıllar geçiyor, her şey yenileniyor fakat biz eski usul hikayelere saplanıp kalıyoruz. Tıpkı kulüp yönetimlerinde yapılan hatalar gibi.

Kulübün borcu çoksa, şehrin bilhassa siyasi açıdan ileri gelenlerini yönetime buyur etmek akla gelen ilk adım oluyor. Kulübün parası çoksa, sektörde akla gelebilecek ilk menajerlere neredeyse kulübün tapusunu verecek transferler yaptırtmak ilk yaptığımız şey oluyor. Demek ki işler artık böyle yürümüyor.

Bize farklı yollar lazım. O yolu da, ne geçmişin hikayelerinin üstünden daha okunaklı bir kalemle geçerek ne de hasbelkader tutmuş birkaç yöntemi her bulduğumuz an uygulayarak keşfederiz. Bize gereken yolu, 60 yıllık Süper Lig’i her düşenin borç batağına saplandığı sistemi inşa edenler gösteremez.

Bu devran böyle döndükçe, bu yoklamada biz kağıt üstünde olsak da gerçekte ‘yokuz’ ve olmayacağız da.

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa