25 Ekim 2014 06:00

Nihâvend makâmı ve ezan

Beni, “Müzik sanatıyla ilgili her çeşit bilgiyi belleğinde hazır tutan bir müzik yazarı” sananlar, nedense güncel bir konu haline gelen “Ezan’ın Nihavend makamıyla okunması” tartışmasına ne diyeceğimi soruyorlar. Doğrusunu isterseniz, müzik alanında genişçe bir kitaplığım olduğu için, hiçbir konu beni zora sokmaz.

Paylaş

Ahmet SAY

Beni, “Müzik sanatıyla ilgili her çeşit bilgiyi belleğinde hazır tutan bir müzik yazarı” sananlar, nedense güncel bir konu haline gelen “Ezan’ın Nihavend makamıyla okunması” tartışmasına ne diyeceğimi soruyorlar. Doğrusunu isterseniz, müzik alanında genişçe bir kitaplığım olduğu için, hiçbir konu beni zora sokmaz.  
Gelişkin haliyle “Osmanlı saray müziği” olan, ama müzik bilimciler arasında “Geleneksel sanat müziğimiz” olarak nitelenen müzik türü, “dinsel” ve “din dışı” olmak üzere iki alt türe ayrılır. Dinsel müziğimizin de iki çeşidi vardır: Cami müziği ve tasavvuf müziği…
Ezan konusunda aşağıya aldığım bilgileri, tarafımdan hazırlanan üç ciltlik Müzik Ansiklopedisi’ndeki “Ezan” maddesinden aktarıyorum:
Namaza daveti içeren ezan, cami müziği kapsamında yer alan, usûlsüz, sözlü bir formdur. Dilimize, Arapça “bildirmek, duyurmak” anlamına gelen “Âzân” sözcüğünden girmiştir. Müezzin tarafından yalın bir melodik üslûpla yüksek sesle okunur. Sabâ, Râst, Hicâz, Hüseynî, Evc, Nevâ, Uşşak makâmlarında seslendirilir. Ezan okuyan görevliye “Müezzin” denir. İslâmiyette ilk ezanı Hz. Bilâl-i Habeşî okumuştur.
Ezan okumanın alışılagelmiş bir yordamı, geleneği, dinsel ve müzikal görgüsü vardır. Müezzin, ezanı okumaya minârenin kıbleye bakan yönünden başlar, sonra şerefede dönerek sesini dört bir yana duyurur.
“Ezan okumaya hangi makâmdan başlanırsa o makâmdan tamamlamak gerekir. Her vaktin makâmı ya da makâmları belirlidir. Kesin kuralları olmasa da, uygulama geleneği genellikle şöyledir: Sabah ezanı: Sabâ ya da Dilkeşhâverân. Öğle ezanı: Sabâ, Hicaz,Uşşak. İkindi ezanı: Hicaz, Uşşak. Akşam ezanı: Hicaz, Râst, Uşşak. Yatsı ezanı: Hicaz, Uşşak, Beyâtî, Nevâ, Râst.”
Çoğunlukla “Şarkı” formundaki eserlerde kullanılan Nihavend makamının, “Namaza çağrı” anlamındaki Ezan’a yakışmayacağı açıktır. Yakışır olsaydı, yukarıda ayrıntılarını verdiğim ezan makamları geleneğinde Nihavend de yer alırdı.
*
Başka bir konuya geçiyorum: E-posta adresime gönderilen birkaç savsöz:
Yüksek sesle konuşmayın, alçakları uyandırırsınız!
Yerlere tükürmeyin, tükürülecek ne yüzler var!
Lütfen sessiz olun, milletimiz uyuyor!

ÖNCEKİ HABER

Kerry: \'IŞİD klor gazı kullanıyor\' iddiasını araştırıyoruz

SONRAKİ HABER

10 Ekim Ankara Katliamı davası kitabı "Duymak Zorundasınız" Eskişehir'de tanıtıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa