13 Aralık 2018 21:45

Cizre'deki sokağa çıkma yasakları: 3 yıla rağmen acıları hafiflemedi

Cizre'de 3 yıl önce sokağa çıkma yasakları sırasında yakınlarını kaybedenlerin yaşadıkları acı, geçen zamana rağmen biraz olsun hafiflemiş değil.

Cizre'deki sokağa çıkma yasakları: 3 yıla rağmen acıları hafiflemedi

Fotoğraf: MA

Paylaş

Şırnak’ın Cizre ilçesinde 14 Aralık 2015 ila 2 Mart 2016 tarihleri arasında ilan edilen ve aralarında öğrenci, gazeteci ve siyasetçilerin de bulunduğu 300’e yakın insanın hayatını kaybettiği sokağa çıkma yasağının üzerinden 3 yıl geçti.

Yasaklarda yakınlarını kaybeden ailelerden biri de, 14 Ocak tarihinde, ilçenin Sur Mahallesi’ndeki evlerine isabet eden top mermisi ile henüz 10 yaşındaki çocukları Büşra’yı kaybeden Akalın ailesi.

Akalın ailesi, yaşadıkları tarifsiz acıyı biraz olsun dindirebilmek için 5 aya yakın süre evlerinden uzak yaşadı. Bu süre zarfında birçok zorluk çeken aile bireyleri, daha sonra çocuklarının gömülü olduğu Cizre Asli Mezarlığının tam karşısında bulunan evlerine geri döndü.

‘TEK TESELLİM YAŞAYAN KİŞİLERDİ’

Kızı Büşra’yı yitirdiği olaylarda 12 yaşındaki yeğeni Yusuf’u da kaybeden baba Mehmet Akalın, yaşadıklarına ilişkin şunları sölyedi:

“Dışarıdayken haber verdiler bana. Yasaktan dolayı akrabalarımızın çocukları da bize gelmişti. 30’u aşkın kişi vardı. Eğer top bir üst kata değseydi büyük bir katliam olacaktı. Eve geldiğimde sadece kimin yaşadığına bakıyordum. Tek tesellim yaşayan kişilerdi.”  

Baba Akalın, kızı ve yeğenini yitirdiği olayların ardından psikolojisinin bozulması nedeniyle yaklaşık bir yıl boyunca hiçbir iş yapamadı. Dünden bugüne taşınan ruh hallerini ise evlerinin hemen karşısında bulunan Büşra’nın gömülü olduğu mezarlık ile top atışlarının yapıldığı tepeyi işaret ederek, “Büyük bir felaket yaşadık. Her dışarıya baktığımda mezarlığı görüyorum” sözleri ile özetliyor.

‘NE GİDERİM NE DE UNUTURUM’

Çocukları Ferdi Kalkan’ı (20) kaybeden Kalkan ailesi de, yaşadıklarını unutmayanlardan. Vurularak yaralanması üzerine çağrılan ambulansın mahallelerine gelmesine diğer benzer vakalarda karşılaşıldığı gibi kolluk güçlerince izin verilmedi. Bu yüzden oğlunun sabaha karşı kan kaybından hayatını kaybettiğini anlatan anne Akide Kalkan’ın zihninden çıkmayan şey, ambulansın gelmesine izin verilmesi halinde çocuğunun belki bugün hâlâ yaşıyor olma ihtimali.

Yitirdiği çocuğunun her halinin sürekli gözünün önüne geldiğini paylaşan anne Kalkan’ın dilinden “Hayatım boyunca o günleri unutmayacağım. Bazı şeyleri dakikalar içinde unutuyor olabilirim. İş yapamaz hale de gelmiş olabilirim. Evim de elimden alınmış olabilir. Ama kulübe kurar yine burada yaşarım. Ne buradan giderim ne de bu yaşananları unuturum” sözleri dökülüyor bugün. (Şırnak/MA)

ÖNCEKİ HABER

Fabrikada kimyasal maddeden zehirlenen 1 işçi hayatını kaybetti

SONRAKİ HABER

Sri Lanka Sağlık Bakanlığı ölü sayısını 253 olarak düzeltti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa