Ümraniye’de siyasal kutuplaşma ağır, değişim yavaş

Fotoğraf: Haşim Demir/EVRENSEL

Ümraniye’de siyasal kutuplaşma ağır, değişim yavaş

Siyasal kutuplaşmanın etkisinin ağır bir biçimde hissedildiği Ümraniye’de seçimlerin nabzını tuttuk.

Fatih POLAT
İstanbul

Nüfusu 2017 verilerine göre, 699.901 olan ve şu an itibariyle 700 bini geçtiği ifade edilen Ümraniye, İstanbul’un 39 ilçesi arasında nüfus itibariyle üçüncü sırada. Türkiye’nin 50 ilinden de daha fazla bir nüfusa sahip.

Seçim nabzını tutmak için dolaştığımız ve çok sayıda kişiyle konuştuğumuz ilçede, 46 bin işçiden, 1500 işçiye kadar değişen oranlarda işçinin çalıştığı 7 sanayi sitesi ve irili ufaklı onlarca işletme bulunuyor. İşletmeler metalden mobilya sektörüne, elektrikten tekstile kadar değişiyor.

1 Kasım 2015 seçimlerinde AKP’nin yüzde 55,5, MHP’nin ise yüzde 9,3 oy aldığı ilçede, 16 Nisan 2016 referandumunda ise yüzde 55,21 oranında ‘evet’ çıkmıştı. Yani AKP ile MHP’nin toplam oyu, AKP’nin 1 Kasım’da aldığı oyun az farkla altında kalmıştı.

Belediyenin uzun süredir AKP’de olduğu Ümraniye, Karadeniz ve İç Anadolu Bölgesi’nden yoğun göç alırken, belli ölçülerde Kürt göçünün de yaşandığı bir yer.

CHP SEÇMENİ BİLE İSİM VERMEKTEN ÇEKİNİYOR

Genel olarak CHP ve HDP’lilerin gittiği söylenen bir kahveye giriyoruz. Konuştuklarımız isimlerinin yayınlanmasını istemiyor. Altmışlı yaşlarındaki biri ile sohbete başlıyoruz. Muharrem İnce için, “Üslubunu biraz daha yumuşatmalı. Tehditkar olmamalı” diyor ve “Ahmet Necdet Sezer gibi bir cumhurbaşkanı gelmez” diye de ekliyor. Aynı yaşlardaki bir başkası söze “Ortalık toz duman” diyerek giriyor ve devam ediyor: “Barajı aşması için HDP’ye vereceğim.” Cumhurbaşkanlığında da Demirtaş’a vereceğini söylüyor. Gerekçelerini anlatırken Cizre’de, Sur’da yaşananları dile getiriyor. O arada az önce konuştuğumuz kişi araya giriyor, “Bazı dediklerine katılmıyorum.” HDP’ye oy vereceğini söyleyen kişi sözü alıyor yeniden: “Siz dedelerinizin katillerine aşık olmuş bir topluluksunuz.”

Fotoğraf: Haşim Demir/EVRENSEL

MHP’YE KAYITLIYIZ AMA İYİ PARTİ’YE VERECEĞİZ

Elmalıkent Mahallesi’nde bir başka kahvedeyiz. Söze ilk giren Savaş (42), kahvede bulunanlar içindeki bazı arkadaşlarını da göstererek MHP’ye kayıtlı olduklarını ancak bu seçimlerde İYİ Parti’ye oy verecekleri söylüyor. Bir yandan tesbihini sallarken diğer yandan da devam ediyor. Devlet Bahçeli’nin AKP’ye verdiği destek nedeniye MHP’ye oy vermeyeceğini belirten Savaş, İYİ Parti’nin 80 kadar milletvekili çıkaracağına inanıyor ve Meral Akşener için de, “Deneyimli kadın. Bakanlık yapmış. Bu davanın bedelini ödemiş” diye de ekliyor. Savaş’a HDP’yi de soruyoruz, “Baraj sorunu yok bence” diyor.

Yakınındaki Ahmet (52) araya giriyor: “HDP barajı aşamazsa oylar AKP’ye gider.”

Savaş o orada karşı masadaki iki kişiyi gösteriyor ve “Bak o ikisi devrimci” diyor.

Fotoğraf: Haşim Demir/EVRENSEL

‘BARAJ SORUNU GÖRÜRSEM HDP’YE VERİRİM’

Onlardan birine yaklaşıyoruz. Adı Umman (45). CHP’ye oy vereceğini söylüyor. Ancak seçim sürecine dair gelişmeleri takip ettiğini belirterek, eğer HDP’nin barajı aşma riski olduğunu görürse HDP’ye oy vereceğini belirtiyor. Birkaç gün önce de, Demirtaş’ın serbest bırakılması için Kadıköy’de imza vermiş.

Fotoğraf: Haşim Demir/EVRENSEL

2B SORUNU DEVAM EDİYOR

Elmalıkent Mahallesi’nde CHP’nin seçim bürosunun görevlisi olan Haydar Canpolat (65) ile konuşuyoruz. Sandık görevlileri konusunda titiz davrandıklarını ve daha önce bu konuda deneyimi olanlara öncelik verdiklerini anlatıyor. AKP’nin Ümraniye’de zayıflayacağı düşünüyor ve partisinin durumunu da iyi görüyor. Bölgeye dair anlattığı en önemli sorunların başında ise “2B” sorunu geliyor. Bu bölgede yaşayanlara devletin para karşılığı yer sattığını ancak verdiği tapunun ise bahçe tapusu olduğunu ve sorunun bir türlü çözülmediğini dile getiriyor.

Fotoğraf: Haşim Demir/EVRENSEL

Biz konuşurken ‘güvenlik şube’den olduğunu belirten bir sivil polis memuru içeri giriyor ve çalışmalarda herhangi bir sorunla karşılaşıp karşılaşmadıklarını soruyor. Bir sorun olması halinde kendilerini aramaları için de telefonunu bırakıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart 2018 günü partisinin Ümraniye İlçe Kongresi’ne katılmış ve orada yaptığı konuşmada, 2B arazileriyle ilgili olarak, “Pazartesi itibarıyla tapusu olan vatandaşlarımız belediyemize inşaat ruhsatları için müracaatlarını yapabilirler” ifadelerini kullanmıştı. Ancak buna rağmen şu ana kadar bu sorun çözülmüş değil

HDP STANDININ ÖNÜNDE İSTİKLAL, ARKASINDA MEHTER MARŞI

Dolaşırken girdiğimiz bir dükkandaki Mahir Karakazan (32), HDP’nin ilçe yöneticisiymiş. Su yalıtım işi yapıyor. Ekonominin durumunu konuşuyoruz. Müteahhitler daire satamadıkları için iş yapamadıklarını anlatıyor: “Bu bizi de etkiliyor. İşler çok durgun. Kimse sıcak para ile iş yapmıyor. Genellikle 5-6 ay vadeli çekler veriyorlar.”

Mahir, Ümraniye’de HDP olarak yürüttükleri seçim çalışmalarını anlatırken, dün açtıkları standın önüne gelen bir grubun İstiklal Marşı söylediğini arkalarında bulunan pasajdan da Mehter Marşı çalındığını anlatıyor. Bu gibi durumlarda karşılık vermeden soğukkanlı bir biçimde faaliyetlerini sürdürmeye çalıştıklarını aktarıyor.

İŞÇİ KAHVESİNDE AKP AĞIRLIĞI

Fotoğraf: Haşim Demir/EVRENSEL

Gecekonduların ağırlıkta olduğu ve genelde tekstil işçilerinin uğradığı bahçeli bir kahveye giriyoruz. Bir masada kağıt oynayan iki kişiyi yaklaşıyoruz. İkisi de tekstil işçisiymiş.Otuzlu yaşlardalar. Konuşmaya başladığımız ilki, partiler için “Hiçbirinden bir fayda yok” diye söze başlıyor. Taşeron dahil bir sürü iş başvurusu yaptığını ancak hiçbir sonuç alamadığını söylüyor. Kime oy vereceğini sorduğumuzda ise, “AK Parti” diyor. Gerekçesini açıklarken de umut veren başka bir parti göremediğini söylüyor. Muharrem İnce’ye dair yorumunu sorduğumuzda ise yanıtı, “İkna edici değil” oluyor. Diğerini dönüyoruz; “Ben hiçbir partiye oy vermeyeceğim.”

Siyaseti seçim öncesinde bile açık konuşmanın güçlüğü bu kahvede özellikle işçi olanlarla yaptığımız konuşmalarda açık bir biçimde yansıyor. Güvencesiz koşullarda çalışan işçiler isimlerini vermek istemiyorlar.

Yanaştığımız diğer masadaki 42 yaşındaki bir tekstil işçisi ise, milletvekili seçimlerinde HDP’ye, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de Selahattin Demirtaş’a oy vereceğini söylüyor. Kürtlerin yaşadıkları baskıları anlatıyor ve ismini vermeme gerekçesini de şöyle açıklıyor: “Korkuyoruz. Sosyal medyada yazdıkları için bile insanlar tutuklanıyor. Avrupa’da öyle mi?” 6 milyon oy almış bir partinin eş genel başkanlarının ve cumhurbaşkanı adayının cezaevinde olmasının da kabul edilemez olduğunu söylüyor.

Masada bulunan diğer işçi ise görüş belirtmiyor.

Az sonra kahvenin sahibi olduğunu öğreneceğimiz Selahattin (63) geliyor. Büyüklerinin daha önce CHP’ye oy verdilerini dile getirerek, “50 yıldır CHP ne yaptı? Biz ne kriz dönemleri gördük. Ne hizmet yapıldıysa AKP’den sonra yapıldı. Marmaray’ı AKP getirdi” diyor. Cumhurbaşkanlığında da Erdoğan’a oy vereceğini belirtiyor ve muhalefete dair sorularımız konusunda ise, “Muhalefeti incelemedim” yanıtını veriyor. Dolar ve avronun yükselişi ile ekonomiye dair sorularımıza verdiği yanıt ise şöyle: “Bunlar dış güçlerin provokasyonu.” AKP’ye oy verenlerin muhalefete oy verenler tarafından küçümsendiğini de dile getirerek bunu eleştiriyor.

Sivaslı olduğunu belirten Selahattin, eskiden Muhsin Yazıcıoğlu’nu desteklediğini dile getiriyor ve onun partisinin bugün ‘başa gelme şansı olmadığını’ düşündüğü için AKP’yi desteklediğini söylüyor. Akşener’in partisi için ise, “Belki eski Adalet Partisi’nin oylarının birazını alır” diyor.

Karşısında bulunan Ahmet Güllü’ye (57) dönüyoruz. Tekstilden emekli olmuş. O da AKP’ye oy vereceğini söylüyor ve o da ekonomideki kötü gidişi, “Dış güçlerin oyunu” olarak açıklıyor. 16 yıldır da AKP’ye oy veriyormuş. Her ikisine, “Cumhurbaşkanı adaylarından biri olan Demirtaş’ın cezaevinde olması konusunda ne düşünüyorsunuz?” diye soruyoruz. Kahve sahibi önce, ‘olmaması lazım’ diyor ancak hemen ardından, “Demirtaş, PKK’ye karşı olduğunu söylemedi. Bu konuda bir şey söyleyene kadar çıkmaması lazım” diyor. Diğeri de onu destekliyor.

‘MHP’YE VERECEĞİM, CUMHURBAŞKANLIĞINDA KARAR VERMEDİM’

Ümraniye Sanayi Sitesi’nde, bir büfede sohbet halinde olan iki kişiye yanaşıyoruz. Birisi konuşmak istemiyor. Diğeri bizi masaya davet ediyor. Adı Mustafa Köleoğlu (56). Sorularımız üzerine, Erdoğan’ın 2006’ya kadar iyi çalıştığını belirtiyor ve “Sonrasında bitti. Sanayi kan ağlıyor” diye devam ediyor. MHP’li olduğunu, daha önce AKP’ye oy verdiğini ancak bu seçimlerde MHP’ye oy vereceğini söylüyor. Cumhurbaşkanlığı seçimleri konusunda henüz karar vermediğini belirtiyor ancak sorularımıza verdiği yanıtlardan Muharrem İnce’ye sıcak baktığını anlıyoruz. Meral Akşener’in patisinin ise seçimlerde yüzde 10 civarında bir destek bulabileceğini düşünüyor.

 Sanayi Sitesi’nde öğle yemeği sırasında konuştuğumuz işçi de Mehmet Kavraz (49). Kaporta işinde çalıştığını belirten Kavraz, “Ne yapıldı ise Erdoğan döneminde yapıldı” diyor ve milletvekilliği seçimlerinde AKP’ye, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de Erdoğan’a oy vereceğini söylüyor. Ardından da ekliyor: “Bence Erdoğan ilk turda kazanır.”

DALGALANMA DAHA ÇOK ‘HAYIR’ CEPHESİNDE

Ümraniye’nin farklı bölgelerinde yaptığımız görüşmeler içinde ismini vermeden yorum yapan birçok kişinin bizde bıraktığı izlenim, ülkede yaşanan siyasi kutuplaşmanın etkisinin seçim öncesinde bile ciddi biçimde hissedildiği oldu. Daha önce MHP’ye oy vermiş olanlar içinde bu seçimlerde, “Oyum İYİ Parti’ye” diyen epey kişiye rastladık. CHP’liler içinde de, ailelerinden bazı kişilerin baraj tehlikesi olmaması için HDP’ye oy vereceğini söyleyenler, hatta “CHP’ye oy vereceğim ama, eğer son anda HDP’nin baraj riski olduğunu görürsem ona da veririm” diyenler oldu.

HDP SEÇMENLERİ: AKŞENER KALIRSA DA VERİRİZ

HDP’ye oy vereceğini söyleyenlere cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ikinci tura Meral Akşener’in kalması durumunda tercihlerinin ne yönde olacağını sorduğumuzda ise aldığımız yanıt, “Mecbur vereceğiz.” oldu.

AKP’ye oy vereceğini söyleyenlerin en rahat kesim olmasına rağmen, onların bir kısmında da rahat konuşamama hali hissediliyordu.

Ümraniye’de seçimlere tam 1 ay kala, kutuplaşmanın etkisi ağır bir biçimde hissedilirken, siyasal değişim açısından ise, daha çok 16 Nisan’da ‘hayır’ diyenlerin kendi içinde bir oy hareketliliğinin yaşandığı görülüyor.

Fotoğraf: Haşim Demir/EVRENSEL

AKP’Lİ SEÇMENİN DURUMU

Daha önce AKP’ye oy vermiş olanların ise önemli ölçüde bu görüşünü koruduğunu gördük. Yaşadığı ekonomik sorunlar nedeniyle AKP’ye güveni azalmış olanların ise, henüz güvenilir bir seçenek bulamadığını ifade ederek yine AKP’ye oy vereceğini söylüyor. AKP’ye oy vereceğini söyleyenlerin argümanlarında iktidara yakın medya organlarının söylemleri doğrudan yansıyor.

Kazım Karabekir, Elmalıkent, Topağacı, Dumlupınar Mahalleleri ve Ümraniye Sanayi Sitesi’ni dolaştığımız gezimiz boyunca sokaklarda biraz parti bayrağı ve seçim standına denk gelsek de, önceki seçimlere kıyasla daha durgun bir hava hissediliyor. En azından seçimlere bir ay kala tablo böyle.

Son Düzenlenme Tarihi: 28 Mayıs 2018 10:17
www.evrensel.net