Telomer tedavisi ile kanserin tehlikeli ilişkisi

Telomer tedavisi ile kanserin tehlikeli ilişkisi

Telomer nedir? Sıkça gündeme gelen telomer tedavisi gerçekten ömrü uzatıyor mu? Telomer tedavisi ile kanserli hücreler arasında nasıl bir ilişki var?

Mehmet ÖZER
İstanbul

Telomer tedavisi, zaman zaman kısa bilim haberleriyle gündeme gelse de bu konu pek de ilgi çekmiyordu. Ta ki, Sertap Erener'in gazete röportajları üzerimize boca edilene kadar. Erener'in terapiye nasıl başladığı ballandırılarak anlatılırken kullandığı bitkisel hapı geliştiren William (Bill) H. Andrews’un Türkiye’de bulunduğunu yine kendisiyle yapılan röportajlardan öğrenmiş olduk.

Peki telomer nedir? Telomer tedavisi ömür uzatıyor mu? Telomer tedavisi ile kanserli hücreler arasında nasıl bir ilişki var?

Telomer tedavisini geliştiren William Andrews, telomerler ve telomeraz enzimi üzerine çalışan bir bilimci ve aynı zamanda terapiyi pazarlayan şirketin kurucusu. Reklam kokan hareketlerle ülkemiz pazarına giriş yapan bu “yeni” terapi, TA-65 adı verilen ve bitkiden saflaştırılan bir molekülü besin takviyesi olarak sunuyor. TA-65 telomeraz enziminin fonksiyonunu aktifleştiren bir molekül. Besin takviyesi olarak pazarlandığı için Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) onayı gerektirmiyor. Yani normalde ilaçların geçtiği klinik çalışma aşamalarından geçerek etkinliği ve vücuda zararsız olduğu kanıtlanmış değil. 

TELOMER TEDAVİSİ, KANSERİ TETİKLEYEBİLİR

Aslında bu terapi, tüm dünyada tartışmalı olarak görülüyor. Çünkü kanser hücrelerinin yüzde 85-95’inde telomeraz etkinliğinin arttığı biliniyor. Gençleşme adına telomeraz etkinliğini artıracak terapi-tedaviler vücutta kansere dönüşme potansiyeli olan pre-malignant yapıları (Bunlara bağırsak polipleri, büyüyen prostat, vücutta henüz kanserleşmemiş büyük bir ben örnek verilebilir) kanserli hale getirme olasılığına sahip. William H. Andrews’un daha önce yöneticisi olduğu Geron Corporation isimli Şirketin Kurucusu Michael D. West (Kök hücre üzerinde çalışmakta) bu terapiye karşı ve haklı argümanlarını sunarken telomeraz enziminin kanserdeki rolünü araba örneğiyle şöyle anlatıyor: “Bir kanser hücresi, otobanda giderken freni boşalmış araba gibidir. Gaz pedalı takılmış bir araba düşünün. Bu, kanser hücrelerinin uygunsuz zamanlarda bile hızlıca bölünmesine neden olan onkogenlerin aktivasyonuna benzer. Bu arabanın freninin bozuk olduğunu düşünün. Bu da pekçok kanserde görülen tümörü baskılayıcı mekanizmanın kaybolmasına benzer. Arabanın sürücüsü en azından yakıtı bitene kadar bir yere çarpmadan arabayı sürmeyi ve yakıtı bitince de kenara çekmeyi umar. Bir de arabanın hiç bitmeyen bir yakıt kaynağına sahip olduğunu (Ki bu telomerazın etkinleştirilmesi oluyor) düşünün. Arabanın çarpışması ve ölüm  kaçınılmaz bir ihtimal olacaktır. Aynı şekilde, normal insan hücrelerinin onkogenlerle, tümör baskılayıcı genler durdurularak ve insan telomerazı verilerek kanserli hücrelere dönüştürülebildiği gösterilmiştir.”

TA-65, yaşlanma karşıtı etkileri olan bir molekül olabilir. Ancak bu molekülün uzun vadedeki etkilerine dair yapılmış çalışmalar henüz bulunmuyor. Bilimciler, telomeraz aktivitesi artışıyla kanser ilişkisi nedeniyle bu konuda oldukça temkinli.

TELOMER NEDİR?

Nobel Tıp Ödülü 2009 yılında Elizabeth H. Blackburn, Carol W. Greider ile Jack W. Szostak’a verilmişti. Üç bilimci, kromozomların hücre bölünmesi esnasında nasıl bozunmadan, tam olarak kopyalanabildiklerini açıklayarak bu ödülü kazandı. DNA’nın hücre bölünmesi sırasında ona eşlik eden proteinlerce bir makara gibi sarılarak aldığı yapı olan kromozomların uçlarında kendini tekrar eden özel DNA dizilerini bulunduruyor. Kromozomların uçlarında var olan bu yapılar telomer olarak adlandırılıyor.

Telomerlerin oluşumundan telomeraz adı verilen bir enzim sorumlu. Blackburn, Greider ve Szostak, kromozom uçlarının telomerlerce korunduğunu ve telomeraz enziminin telomerleri oluşturduğunu açığa çıkardı. Telomerler kısaldıkça hücre yaşlanıyor. Bu buluş, bilimcileri oldukça heyecanlandırdı. Bu, hücre yaşlanmasının mekanizmalarının anlaşılması açısından önemli bir başlangıçtı. Antik günlerden bugüne ölümsüzlüğün anahtarını arayan insanlık için abıhayat çeşmesi ya da ölümsüzlük çeşmesine giden yolun gizli haritasının bulunması gibi bir şeydi bu. 

www.evrensel.net