Üreticiler 'Fındık için Adalet' mitinginde buluştu

CHP’nin fındık üreticilerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekmek için başlattığı Fındık İçin Adalet yürüyüşü üçüncü gününde mitingle sonlandı.

 

CHP’nin pazartesi günü Ordu’dan Giresun’a başlattığı ‘fındık için yürüyoruz’ yürüyüşü mitingle sonlandı.

Ordu'dan Giresun'a 'Fındık İçin Yürüyoruz' etkinliğinin son gününde fındık üreticileri sabah saatlerinde Ayvasıl mevkiinde toplandı. "Emeğime saygı", "Fındığımız dalda, emeğimiz rafta kalmasın" ve "Fındıkta sömürüye son" pankartları açan yurttaşlar, "Emek, ekmek fındık demek" sloganı atarak yürüyüşe geçti. Gruba, CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun ile CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özel de eşlik etti. Yürüyüşte bir grup fındık üretici üzerlerine fındık topladıkları çuvalları giyerek fiyatları protesto etti. Güre Mahallesi belediye plaj mevkiinde mola veren grup, 3 günde yaklaşık 45 kilometre yol yürüyerek bugün saat 17.30 sıralarında Giresun Atatürk Meydanı'ndaki miting alanına ulaştı.

 

Burada konuşan Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin fındık üretiminde dünya birincisi olduğunu belirterek “Madem ki dünya birincisiyiz, fiyatı neden biz belirlemiyoruz? Elin oğlu neden fiyatı belirliyor? ” diyerek buna izin vermeyeceklerini söyledi.

'HAKKI, HUKUKU VE ADALETİ HEP BİRLİKTE SAĞLAYACAĞIZ'

Trabzon’dan Giresun’a geçen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da "Fındık İçin Adalet" mitingine katıldı. Burada yurttaşlara seslenen Kılıçdaroğlu, alın terine her zaman saygı duyduklarını ifade etti. Eski başbakanlardan Bülent Ecevit’i hatırlatarak "Emek, ekmek, iş, aş demiştir. Ne ezen ne ezilen insanca hakça bir düzen demiştir" diyen Kılıçdaroğlu, ülkeye insanca ve halkça bir düzeni getireceğini ifade etti. Görüşü, inancı ve kimliği ne olursa olsun 80 milyonu kucaklayacaklarını belirten Kılıçdaroğlu, Türkiye’ye birliği, huzuru hep birlikte getirip hakkı, hukuku ve adaleti birlikte sağlayacaklarını söyledi. Fındığın çok önemli stratejik bir ürün olduğuna dikkat çeken Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

'ÜRETİCİNİN ALIN TERİNİN, EMEĞİNİN KARŞILIĞINI VERİYOR MUYUZ?'

33 ilde fındık ekiliyor. 15 ilde ise fındık temel geçim kaynağı. Fındık olmazsa bu 15 ilde hayat olmuyor. Bu 15 ilde 502 bin ailenin gelir kaynağı fındıktır. Tarım ürünü olarak ihraç ettiğimiz fındık, gelir açısından Türkiye için bir numaradır. Milyarlarca dolar fındık ihracatından para kazanıyoruz. Milyarlarca lira para kazanıyoruz peki bu fındığı eken üreticiye ne veriyoruz? Alın terinin emeğinin karşılığını veriyor muyuz? İşte sorun buradan başlıyor. 10 Ekim 1935 yılında ilk milli fındık kurultayı toplandı ve açılışını rahmetli Celal Bayar yaptı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ölmeden önce Fiskobirlik'in kurulma tarihini verir. Şimdi bu meydan da Fiskobirlik’in ilk kurucularının torunları olabilir. O nedenle onların adını bu meydanda anmak, onlara rahmet dilemek benim namus borcumdur. Giresun, Trabzon, Ordu, Bulancak, Keşap ve Ordu’dan 2’şer kişi, bunlar Fiskobirlik’i kuranlardır.

'ELİN OĞLU NEDEN FİYATI BELİRLİYOR?'

Türkiye'nin fındık üretiminde dünya birincisi olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, “Madem ki dünya birincisiyiz, fiyatı neden biz belirlemiyoruz? Elin oğlu neden fiyatı belirliyor? Bizim gücümüz ve imkanımız mı yok? Gücümüz de imkanımız da var ama fındık üreticisi bir araya gelmediği için, ortak ses çıkarmadığı ve mücadele etmediği için onun alın terini bir avuç yabancı sömürüyor. Buna izin vermeyeceğiz, sonuna kadar mücadele edeceğiz. Niye bu sorun çözülmüyor? Bu ülkeyi yönetenler alın terinin ne kadar değerli olduğunu bilseler, fındığın bu bölge için ne kadar önemli olduğunu bilseler, 'Fındık ihracatından milyonlarca lira gelir elde ediliyor, bari bir kısmını da fındık üreticisine verelim' deseler bu dram yaşanmaz" diye konuştu.

Hükümete eleştirilerini sürdüren Kılıçdaroğlu, "Bu ülkeyi yönetenlere, şu veya bu şekilde muhatap olduğunuzda şu soruyu sorabilirsiniz: Siz milyarlarca dolar fındık ihraç ediyorsunuz ve gelir elde ediyorsunuz. Bari birkaç yüz milyon dolarını da bu ülkenin fındık üreticisine verseniz ne olur? Bu soruyu sorun. Cevabını ben de merak ediyorum” dedi.

'CUMHURİYETİN KURUCU AYARLARINA DÖNMEMİZ LAZIM'

Fındık az olduğunda sorun olmadığını ama ürün fazla olduğunda fiyatın yerlerde süründüğünü ifade eden Kılıçdaroğlu, “O zaman herkes mağdur. Çiftçi de ailesi de mağdur. Gelir standardı düşüyor ve hayat onun için huzursuz hale geliyor. Olması gereken ne? Ürün fazla ya da düşük olsun, fiyatta istikrarı sağlamak lazım. Fiyatta istikrarı kim sağlar? Dünyanın bütün ülkelerinde istikrarı devleti yöneten hükümetler sağlar. Eğer hükümetler fiyatta istikrarı sağlamıyorsa çiftçisine sahip çıkmıyor demektir, alın terine sahip çıkmıyor demektir. 15 yıldır ülkeyi yöneteceksin, fiyatta istikrarı sağlayamayacaksın. Size sözüm söz, terörü nasıl 4 yılda bitiririm diye söz verdiysem fındıkta fiyat istikrarını 2 yıl içinde sağlayacağım. Cumhuriyetin kurucu ayarlarına dönemiz lazım. Bu ayarlarda Fiskobirlik var. Fiyatta istikrarı sağlamak için bu cumhuriyeti kuranlar kurdular. Şimdi 15 yılda Fiskobirlik bir köşeye atıldı. Toprak Mahsulleri Ofisi, TARİŞ, çiftçinin hakkını ve hukukunu korumak için tarımda fiyat istikrarını sağlamak için kuruldular. Demek ki yapmamız gereken nedir? Fiskobirlik’i eski görkemli günlerine kavuşturmaktır” diyerek bunun mücadelesini vereceklerini söyledi.

'ALIN TERİNİ SÖMÜRTMEYECEĞİZ'

Hollanda’nın Konya’dan küçük olduğu örneğini veren Kılıçdaroğlu, bu ülkenin yıllık tarım ürünü ihracatının Türkiye’nin 5 katı olduğunu belirterek şöyle devam etti:

Fındığın var, dünyanın her tarafından talep var ama gidiyorsun kendi üreticini ezdiriyorsun. Hollanda kadar bile olamıyorsun. Biz alın terine değer veren parti olarak, Bülent Ecevit’in geleneğinden gelen parti olarak, çiftçinin alın terini birilerine sömürtmeyeceğiz. Onun alın terinin hakkını ona teslim edeceğiz. Ziraat Odaları, 166 tarım ürününden 99’undaki fiyat artışının enflasyonun altında olduğunu açıklıyor. Yani insanlar kazanamıyor, fakirleşiyor. Birileri kazanıyor ama kaybeden bu ülkenin çiftçisi, emekçisi ve yoksul insanları oluyor. Onlara sahip çıkmak, bu ülkede milletini, bayrağını, vatanını seven herkesin ortak görevi olmak zorunda.

'SURİYELİ BİRİNCİ SINIF VATANDAŞ OLDU, FINDIK ÜRETİCİSİ İKİNCİ SINIF'

Mitingde Kılıçdaroğlu, Suriyeli sığınmacılar ile ilgili de tuhaf açıklamalarda bulundu. "Suriyelilere 30 milyar dolar harcadılar" diyen Kılıçdaroğlu, Suriyeli sığınmacıların birinci sınıf vatandaş olduğunu, Karadenizli fındık üreticisinin ise ikinci sınıf vatandaş olduğunu iddia etti. Kılıçdaroğlu, mitingde toplanan üreticilere "Bunun hesabını soracaksınız, siz soracaksınız. Çalışmayan Suriyeliye 30 milyar dolar harcadılar. Bunun hesabını soracak mısınız?" diye seslendi.

Hükümetin Fethullah Gülen cemaatine dair "Ne istediniz de vermedik" dediğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Bir de bu çiftçinin hakkını ver. Fındık üreticisi kalkıp darbe girişiminde mi bulundu? Demokrasilerde hesap sandıklarda sorulur. Sandığa gideceğiz ve 'Oturdun konuştun, ne istedilerse verdin, bana vermedin. Kusura bakma, ben oyumun rengini değiştiriyorum’ diyeceksiniz" dedi.

"İmralı’da masaya oturdular. Oslo’da, Habur’da oturdular. Bir de 'Çiftçilerle, fındık üreticileri ile masaya oturalım' dediler mi?" diyen Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü: Fındık üreticisine gelince para yok ama Marmaris’te 250 odalı yazlık saray inşa ediliyor. Hani para yoktu? 1100 odalı saray neyine yetmiyor? Bir uçak aldın, 5 uçak aldın yetmedi. 1100 odalı saray yetmedi. 350 odalı yeni yazlık saray yapacaksın. Karadeniz’in yiğit evladı bunları unutacak mısınız?. Sandıkta hesabını soracak mısınız.?

FINDIK SORUNUNU ÇÖZMEK İÇİN 6 MADDE ÖNERDİ

Fındık sorununa 6 çözüm önerisi getiren Kılıçdaroğlu, "Fiskobirlik’i en şaşaalı yıllarına geri döndüreceğiz. Taban fiyatı burası belirleyecek, ürünü burası alacak. Hem çiftçinin hakkını, hem Türkiye’nin hakkını koruyacak. Götürüp parayı bir avuç yabancıya vermeyeceğiz. Fındık kanunu doğru dürüst değil. Yeniden fındık kanunu çıkarmamız lazım. Manavcılığı ve lisanslı depoculuğu dahil ederek fındık ihtisas borsasını kuracağız. Fındık fiyatına burası karar verecek, elin oğlu değil. Fındık AR-GE merkezi kurulmalı. Fındıktan, katma değeri yüksek ürün üretmeliyiz. Niye elin oğlu para kazanıyor da biz kazanamıyoruz? Fındığın ana vatanı Karadeniz. Karadeniz’in fındığına başka birini ortak etmeyelim. Fındık burada yetişsin. Fındık ağaçlarımız yaşlandı. Onları gençleştirmemiz lazım. Hem gençleştireceğiz hem de geliri düşürmeyeceğiz. Ona uygun teşvik getireceğiz. 15 yılda çözülemeyen fındık sorununa 6 madde önerdik. Mental yorgunluktan bahsediyorlar, 15 yıldır yoruldun. Çekil, bu ülkeye insan emeğini koruyan insanlar gelsin yönetsin” ifadeleri ile konuşmasını tamamladı. (HABER MERKEZİ)

 

 

 

 

 
Yol bolunca halkın da destek verdiği yürüyüşte dövizler açan üreticiler, AKP hükümetinin tarım politikalarını protesto etti. Horon grupları da yürüyüşe renk kattı.

 

 

 


 

Son Düzenlenme Tarihi: 20 Eylül 2017 21:15
www.evrensel.net