2. Dilovası skandalı

2. Dilovası skandalı

Kirliliğin anne sütüne kadar ulaştığı Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde, işyerlerinin işçilerin hayatını da tehlikeye attığı ortaya çıktı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na göre Dilovası’da denetim yapılan 157 işyerinden sadece 2’si iş sağlığı ve güvenliği açısından kurallara uy

Sultan Özer

Emek Partisi (EMEP) eski Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Levent Tüzel’in,  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesine gelen yanıt, Dilovası’da çevresel kirliliğin yanı sıra fabrikaların da insan yaşamını nasıl hiçe saydığını ortaya serdi.

3 BİN 311 EKSİKLİK TESPİT EDİLDİ

Bakan Çelik imzasıyla verilen yanıtta, Dilovası Organize Sanayi Bölgesi’nde iş sağlığı ve güvenliği yönünden “Dilovası Organize Sanayi Bölgesi Alan Esaslı Projelendirilmiş Denetim” programı kapsamında 192 işyerinin teftiş programına alındığı vurgulandı.

Bu 192 işyerinden gayrifaal, kapalı, adres değişikliği vb. sebepler dışındaki 157 işyerinde iş sağlığı ve güvenliği yönünden teftiş yapıldığı kaydedilen yanıtta, 140 işyerinde 2012 Ocak ayı içerisinde ikinci kez teftiş gerçekleştirildiği bilgisi verildi.

Bakan Çelik’in verdiği yanıta göre, bölgede 2011 yılında yapılan ilk teftiş sonucunda toplam 3 bin 311 noksan husus tespit edildi ki, bunlar tehlikenin boyutlarını ortaya koyması açısından dikkat çekici.
“Risk değerlendirmesi, kimyasal madde kullanımı ve depolanması, patlayıcı ortam sınıflandırma ve patlamadan korunma dokümanı, iş ekipmanları ve makine emniyeti, basınçlı ekipmanlar, çalışanların sağlık gözetimi, eğitimi ve bilgilendirmeleri, kişisel koruyucu donanımlar, iş sağlığı ve güvenliği kurulu, işyeri sağlık ve güvenlik birimi, işyeri bina ve eklentileri, elektrik tesisatı, acil çıkış yolları ve kapıları, yangınla mücadele, havalandırma ve işyeri hava kalitesi, ortam sıcaklığı, gürültü, titreşim, aydınlatma, soyunma ve dinlenme yerleri, kişisel koruyucu donanımlar” gibi 140 alt başlıkta eksiklikler tespit edildi.

DENETLENEN 157 İŞYERİNDEN 2’Sİ UYGUN

Bakan Çelik’e göre, teftişi yapılan 157 işyerinden 126 işyerine tespit edilen noksanlıkların giderilmesi için 1, 2 ve 3 ay süre verilmesi, 20 işyerine noksanlıklar derhal giderilmek üzere mehilsiz tebligat yapılması, 1 işyerinin kapatılması, 1 işyerine hem idari para cezası verilmesi hem de kapatılması, 7 işyerine de idari para cezası verilmesi istendi. Yanıttan da anlaşıldığı kadarıyla Dilovası’da denetim yapılan 157 işyerinden sadece 2 işyerinde gerekli önlemler alınırken, diğer 155 işyeri insan sağlığını hiçe sayarak üretim yapıyor.
Denetim yapılan sözkonusu işyerlerine 2011 yılı itibariyle 585 bin 800 TL idari para cezası kesildiği de Bakan Çelik’in verdiği yanıtta yer aldı. Dilovası OSB’nin 2012 yılı teftiş programına alındığını da bildiren Bakan Çelik, eksikliklerin giderilme oranlarını da kapsayan genel değerlendirme raporunun 2012 yılı sonunda düzenleneceğini ifade etti.

BİN 79 KADRO BOŞ

Bakan Çelik’in, Tüzel’in “Türkiye genelinde kaç iş müfettişi bulunduğu, kadronun yeterli olup olmadığı ve kadro talep etmeyi düşünüp düşünmediği” yönündeki sorusuna yanıtı da iş müfettişi kadrosundan 1079’unun açık olduğunu ortaya koydu. Bakan Çelik’in yanıtına göre, 16 Mayıs 2012 tarihi itibariyle, İş Teftiş Kurulu Başkanlığında 526’sı iş müfettişi yardımcısı olmak üzere toplam 979 iş müfettişi bulunuyor.

ARADAKİ FARK NE ZAMAN KAPATILDI?

Bakan Çelik, yine Tüzel’in Çöllolar Maden Sahası’ndaki kazaya ilişkin başka bir soru önergesine yanıtında da “İş Teftiş Kurulu Başkanlığında 16 Kasım 2011 tarihi itibariyle toplam 901 denetim elemanı bulunmaktadır. İş sağlığı ve güvenliği yönünden teftiş yapan 225 iş müfettişi ve yetkili iş müfettişi yardımcısı ile 240 iş müfettişi yardımcısı olmak üzere toplam 465 denetim elemanı görev yapmaktadır” demişti. Altı aylık süre içerisinde Bakanlığın müfettiş sayısını artırdığı gözlenirken, bu kadronun nasıl doldurulduğu sorusu yanıtsız kaldı.

TEDBİRLER YASAYA HAVALE

Bakan Çelik gerekli önlemlerin alınmasını Meclis’te bu hafta görüşülmesi beklenen İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’na havale ederken; “Alınacak güvenlik tedbirleri ve kullanılacak koruyucu ekipman, işveren tarafından yapılacak veya yaptırılacak risk değerlendirmesi sonuçlarına göre işyerinde var olan tehlikelerin bertaraf edilmesi, doğacak risklerin önlenmesi veya en az düzeye indirilmesi için belirlenecektir” dedi.  Bakan ayrıca kontrol, ölçüm, inceleme ve araştırmaların yapılmasının da işverene yükümlülük olarak verilerek, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yönetimsel ve sistemsel yapısının güçlendirilmesini amaçladıklarını ileri sürdü. (Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net