Adaletin terazisinden zıplamak 5 yıl

Adaletin terazisinden zıplamak 5 yıl

Geçenlerde Adalet sistemimizde mühim bir “devrim” oldu. O güne kadar hukukun evrensel simgesi Adalet Tanrıçası Themis bir elinde terazi diğer elinde kılıç ve gözleri bağlı olarak poz verirdi.Üstelik Themis bir bakire idi!Oysa parası olanın malı götürdüğü bir sistemde Themis kimbilir ne haldeydi?


Geçenlerde Adalet sistemimizde mühim bir “devrim” oldu.
O güne kadar hukukun evrensel simgesi Adalet Tanrıçası Themis bir elinde terazi diğer elinde kılıç ve gözleri bağlı olarak poz verirdi.
Üstelik Themis bir bakire idi!
Oysa parası olanın malı götürdüğü bir sistemde Themis kimbilir ne haldeydi?
Ama zavallı Themis kimin ne yaptığını göremedi, çünkü gözleri bağlıydı!
Artık buradan mı uyuz oldular…
Ya da Themis’in “Bana şey edenleri göremedim, çok karanlıktı, üstelik gözlerim de bağlıydı” diye haykırışını mı duydular neyse, Anayasa Mahkemesinin girişine yeni bir heykel diktiler;
Themis’e çok benzeyen bu yeni heykeldeki en önemli fark, bu arkadaşın gözlerinin açık olmasıydı!
Madem gözlerini açıp yenilik yaptılar, hiç değilse ilkel terazi yerine önüne barkot okuyuculu dijital bir terazi koysalardı dimi ama!
Arka tarafta da fotoğraf;
Birinci fotoğrafta da elinde purosu ile koca göbekli bir adam, memleketi yasalara uygun biçimde satıyor…
2 B hikayesiyle ormanlarımızı yağmalıyor…
Vurgunlar vuruyor, yağmalıyor, kaçırıyor, doymuyor…
Fotoğrafın üstünde şöyle yazıyor:
“Parası olanın adalet hali”
Diğerinde fakir bir adam kılıcı boynuna yemiş, elleri zincirli, yerlerde sürünüyor. Üstünde şöyle yazıyor:
“Parası olmayanın adaletsizlik hali!”
***
Nitekim zenginin başına bir iş gelse hep aynı lafları duyarız:
“Adalete güveniyorum”
Güven boşa çıkmaz, babaların güvendiği dağlara kar yağmaz!
“Masumluğu” anlaşılır…
Aklanmış bir saygın adam olarak yağmanın içine yeniden katılır!
Yok, eğer bu zat garibansa etekleri tutuşur.
“Adalete güveniyorum” laflarını duyamazsınız!
Bir teraziye bakar, bir astarı delik cebe…
Ne adalet alacak parası vardır…
Ne de Themis’in göbeğine para asacaktır!
Bilir ki, uygun adımla ayva tarlasının yolunu tutacaktır!
İşte böyle bir adalet olayı geride bıraktığımız hafta içinde yaşandı.
20 yaşındaki K.D “terör örgütü propagandası” yapmaktan hapis cezası aldı.
Peki, K.D bu propagandayı nasıl yapmıştı:
Zıplayarak!
DTP bir yerel seçim sırasında bir toplantı düzenlemiş, bazı kişiler yasak sloganlar atmış, K:D ise slogan atmamış, ama davul zurna çaldığında alkış yapıp zıplayıp oynamıştı.
Eskiden silahlı propaganda vardı.
Yasadışı propaganda vardı…
Devlet aleyhine yıkıcı propaganda vardı…
Şimdi bunlara yeni bir kavram daha katıldı:
“Zıplayarak propaganda yapmak!”
Öyleyse bundan böyle bir toplantıda, bir gösteride birileri zıplarsa, onun zıplayarak vatanı milleti bölmek niyetli bir bölücü olduğunu anlayacağız!
Ve muhtemelen şöyle haberlerle karşılaşacağız:
Bugün zıplayarak vatanı milleti bölmeye kalkışan iki kişi yakalandı!
Ya da;
Bugün eylem yapmak isteyen bir gurup zıplakçı, güvenlik güçlerinin operasyonu sonucu, zıplayamadan yakalandı.
Yapılan soruşturmada, söz konusu kişilerin, bölücü yıkıcı kamplarda zıplama eğitimi aldıkları saptandı!
Dikkat!
Adaletin gözü açıldı:
Zıplamak 5 yıldan başlıyor! f
Yücel Sarpdere
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.