15 Aralık 2004 03:00

Tayyip'ten randevu yok
   Alevi'den dilekçe var

Alevi Bektaşi Federasyonu ile Avrupa Alevi Konfederasyonu yöneticileri, yurtdışında ve Türkiye'de topladıkları 68 klasörden oluşan 600 bin imzayı randevu isteklerini yanıtsız bırakan Başbakanlık ile Cumhurbaşkanlığı'na ilettiler.

Paylaş
Alevi Bektaşi Federasyonu ile Avrupa Alevi Konfederasyonu yöneticileri, yurtdışında ve Türkiye'de topladıkları 68 klasörden oluşan 600 bin imzayı randevu isteklerini yanıtsız bırakan Başbakanlık ile Cumhurbaşkanlığı'na ilettiler. Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) ve bağlı Alevi örgütleri yöneticileri ile Avrupa Alevi Konfederasyonu (AABK) Başkanı Ali Çağan, cemevlerinin Alevilerin inanç merkezi olarak kabul edilmesi ve yasal statüye kavuşmasına ilişkin haftalardır topladıkları imzalarla dün Başbakanlığa gittiler. 40-50 kişilik grup Başbakanlık yakınında polis barikatı ile karşılaşırken, içlerinden bir heyetin Başbakanlığa gitmesine izin verildi. Alevi Bektaşi Konfederasyonu Genel Sekreteri Atilla Erden başkanlığındaki heyet 68 klasörden oluşan 600 bin imzayı Başbakanlık Özel Kalemine ilettikten sonra, diğer yöneticilerin bekletildiği parkta açıklama yapıldı. Erden, Başbakan'dan aylardır randevu istediklerini, ancak isteklerine yanıt gelmediğini, imzaları teslim için yaptıkları görüşme talebinin de yanıtsız kaldığını söyledi. Erden, bundan sonra görüşüp görüşmeyeceklerinin de belli olmadığını dile getirdi.

'Cemevleri inanç merkezidir' ABF ve AABK olarak Avrupa'da ve Türkiye'de "Cemevleri Alevilerin inanç merkezidir" adı ile imza kampanyası başlattıklarını, kampanya doğrultusunda 150 bini Avrupa'dan olmak üzere 600 bin imza topladıklarını kaydeden Erden, iktidarın üst düzey yöneticilerinin bu istemlerini küçümsediklerini, hatta "Cemevleri cümbüşevleridir" diyerek Alevileri rencide ettiklerini dile getirdi. Erden Cemevlerinin ibadet yeri olarak yasal statüye kavuşturulmasını istediklerini bildirdi. Diğer şikâyet konularının da zorunlu din dersleri olduğunu hatırlatan Erden, gençlerinin kendi kültürlerinden yozlaştırılıp, asimile edilmeye çalışıldığını söyledi.

Başbakan'a Aleviliği anlattılar Alevi örgütleri temsilcileri, imzalarla birlikte "Sayın Başbakan" diye başlayan ve Aleviliğin "tek etnik yapı", "tek inanç" temel kurgusu ile bugüne kadar hep inkâr edilip, horlandığını, karalandığını anlatan bir de dilekçe verdiler. Aleviliğin dünyayı, sosyal dayanışmayı, paylaşımcı toplumu, gelişim ve değişimi esas alan ve merkezine insanı koyan bir inanç ve öğreti olduğu kaydedilen metinde, Aleviliğin aynı zamanda Anadolu'nun yadsınamaz bir gerçekliği ve kültürünün temel taşlarından biri olduğu da aktarıldı. Kimlik ve kültürlerin bölünme nedeni olmadığına, kuşku ve korkulardan kurtulunması gerektiğine işaret edilen metinde, "Tüm bireylerin dil, ırk, cinsiyet, renk, siyasal düşünce, din ve inanca dayalı ayrım ve ayrımcılığa uğramadan yaşaması için taraf olunan uluslararası sözleşmelere uyulması, temel hak ve özgürlüklerin sağlanması devletin asli görevidir" denildi. Her inanç ve kültürün varlığının korunması, dışlanmaması, ayrımcılığa uğramaması, asimile edilmeden kendini koruma ve geliştirme hakkı olduğunun altı çizilen metinde, Alevilerin ibadet biçimi olan cemi yaptıkları, cemevlerinin kabul edilmemesinin anti-demokratik uygulama ve insan hakkı ihlali olduğu dile getirildi. İmzaların bir nüshası da Cumhurbaşkanlığı'na iletilerek, aynı talepler bir kez daha ifade edildi. Aleviler Avrupa'da toplanan 150 bin imzayı bugün Avrupa Parlamentosu Başkanlığı'na iletecek.

src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Polis üniversiteden çekilmeli İstanbul Edebiyat Fakültesi'nde önceki gün ülkücülerin saldırısına uğradıktan sonra gözaltına alınan arkadaşlarıyla dayanışmada bulunmak için İstanbul Adliyesi önünde toplanan öğrenciler de gözaltına alındı. Edebiyat Fakültesi'nde gözaltına alınan 54 öğrenci dün İstanbul Adliyesi'ne çıkartıldı. Savcılığa çıkartılacak olan arkadaşlarına destek olmak isteyen öğrenciler ile bir grup ülkücü de sabah saatlerinde adliye önüne geldi. Ülkücüler adliye binası içine girerken, öğrenciler dışarıda beklemeye başladılar. İçerde bulunan ülkücüler bir süre sonra polis tarafından dışarı çıkartıldı. Ülkücülerin dışarı çıkartılırken tekbir getirmesi ve el kol işaretleri yapması tansiyonu yükseltirken, her iki tarafın birbirleri aleyhine slogan attıkları görüldü. Daha sonra İstanbul Adliyesi önünde toplanan öğrenciler adına yapılan basın açıklamasında, önceki günkü olaylarda polisin gaz bombaları kullandığı ve okulun camlarının kırıldığı, 2 kişinin yaralandığı belirtilerek, "Tüm bu olaylar önceden hazırlanmış bir senaryonun hayata geçirilmesidir. Hedefinde ise devrimci, demokrat ve yurtsever öğrenciler vardır" denildi. Bu arada polis, adliye önünde bekleyen öğrencilere, "içlerinde dünkü olaylardan dolayı aranan 20 kadar kişinin bulunduğu ve bu kişilerin gözaltına alınıp savcılığa sevk edileceğini" bildirdi. Polis, öğrencilerin kolkola girerek direnmeye başlaması üzerine şiddet kullanarak, 148 kişiyi gözaltına aldı.

Yönetim sorumlu Öte yandan, Üniversite Konseyleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İzzettin Önder, Edebiyat Fakültesi'ndeki olaylarla ilgili olarak, "Üniversitede polis varlığına derhal son verilmesini istiyoruz" dedi. Dün öğle saatlerinde İÜ Rektörlük binasında toplanan ve ellerinde "Üniversitemizde polis istemiyoruz" yazılı dövizler taşıyan öğrenciler ile öğretim üyeleri, merkez bina önüne kadar yürüdü. Burada açıklama yapan Prof. Önder, rektörlüğün izniyle okula giren Çevik Kuvvet polisinin koridorlarda gaz bombası kullandığını ve okul binasını öğleden sonra ders yapılmayacak derecede tahrip ettiğini söyledi. Bu durumdan İÜ yönetiminin sorumlu olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Önder, "Üniversitedeki polis varlığının tartışılır yanı olmadığını düşünüyor ve üniversitede polis varlığına derhal son verilmesini istiyoruz" dedi.

ÖNCEKİ HABER

Eleştirilere Paris'ten yanıt

SONRAKİ HABER

Gazetelerde 'Ne Var Ne Yok?' - 27 Mayıs 2019 Pazartesi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa