# Venezuela ile İran ve Amerikan çıkarları…

> **Yazar:** Mustafa Yalçıner
> **Yayın Tarihi:** 2026-09-01 00:05:00
> **Kaynak:** [https://www.evrensel.net/yazi/99911/venezuela-ile-iran-ve-amerikan-cikarlari](https://www.evrensel.net/yazi/99911/venezuela-ile-iran-ve-amerikan-cikarlari)

---

Trump geçtiğimiz cumartesi açıkladı; Venezuela ile “dünya tarihinin en büyük anlaşması”nı yapmışlardı. Ülke rezervleri 65 milyar varili buluyor ve Trump artık kontrolün kendilerinde olduğunu söylüyor.


O söylüyor, ama Maduro’nun eski yardımcısı olan ve karısıyla birlikte kaçırılmasının ardından geçici devlet başkanı olarak atanan Delcy Rodriguez yalanlıyor mu? Ne gezer, o daha ileri gidip geçici başkan olarak görevlendirilmesi sonrasında ülke petrollerini Amerikan tekellerine açmış ve bu tekellere mülkiyet hakkı tanımıştı. Yetinmedi ve Trump’ın açıklamasının arkasından Rodriguez’in açıklaması geldi: “ABD ile petrol anlaşması 25 yıllık”tı ve “hedefi, Chevron, Repsol, Eni, Shell ve BP gibi dev şirketleri de kapsayan diğer önemli anlaşmaların imzalanmasıyla daha da ileriye gitmek”ti!


Daha nereye gidecekse! Herhalde gideceği kadar gitmişti.


1998’de iktidara gelen Chavez 2010’da ülke ekonomisinin ancak yüzde 20’sini ulusallaştırmış olsa bile en azından petrolü ulusallaştırmıştı. Şimdiyse Chavez’in ölümünün ardından yerini alan Maduro’nun eski yardımcısı bugünkü geçici başkan tam tersini yaparak petrolü yeniden Amerikan tekellerine peşkeş çekmiş, bunun için Trump’ın tehditleri yetmişti. Chavist Hareketin son başkan yardımcısı hiç uzatmadan teslim bayrağını çekerek Amerikan emperyalizminin işbirlikçiliğini yapmayı kariyeri açısından yararlı bulmuştu.


Artık o da meşruiyeti Trump ve Amerikan emperyalizmine işbirlikçilikte aramakta, Saray ne yapmaktaysa Latin Amerika’da coğrafya farkıyla benzerini yapmaktaydı. Dış politikasıyla oradan gelerek iç politikasını ABD stratejisine uyumlandırmıştı. İşin acısı, kaçırılmasından birkaç gün önce ABD ile anlaşabileceği mesajlarını vermiş ama bir uzlaşma için gecikmiş olan Maduro’nun milletvekili oğlu da Rodriguez’i desteklemekteydi.


Dişinle tırnağınla savaşmıyorsan Amerikan emperyalizmiyle oyun oynanmayacağının son deneylerinden olan Venezuela’da işbirlikçilerin hali bu. Peki ya efendi pozisyonunda olan Trump’ın başkanlığındaki ABD? Onun görüntüsü ne?


Tam bir pervasızlık ama aç gözlülükle emperyalizmin karakterini sergiliyor ABD. “Petrol” diyor. “Anlaştık” diyor. “Artık kontrol bizde” diyor. Herkes görüyor ki Venezuela’nın “uyuşturucu merkezi” oluşu, “uyuşturucu kartelliği” vb. iddialarının tümü palavraydı. Sorun Venezuela petrollerine el koymak ve Amerikan karşıtlığını kırmaktı.


Tıpkı İran’ın “haydut devlet” oluşu, “Nükleer silah yapmakta olması” vb. vb.. iddiaları gibi.


İran da bir diğer petrol üreticisi ülke. Ve üstelik doğal gaz da üretiyor. Yine üstelik Venezuela ile karşılaştırıldığında çok stratejik bir konumda olduğu kadar başta petrol ve gaz üreticisi komşularınınki olmak üzere enerji nakil yollarının belli başlı kesişme noktalarından biri durumunda. Hürmüz Boğazı tüm Körfez ülkelerinin başlıca enerji ihraç yolu.


İran burjuvazisinin Venezuela burjuvazisinden fazla farkı yok. İkisi de işbirliğine yatkın. Üstelik ikisi de Amerikan emperyalizminin rakiplerine yakın konumlanmaktaydı.


Coğrafya ve jeostratejik konum bir yana, önemli farklarının, Venezuela oldukça köksüzken İran’ın köklü bir devlet geleneğine sahip oluşunun da etkisiyle oyun oynamaktan uzaklığı ve tuttuğu pozisyonun gerektirdiği hazırlığı büyük ölçüde yapması olduğu söylenebilir. Venezuela’da hemen yalnızca Maduro’nun koruması Küba askerleri onu kaçırmayı amaçlayan Amerikan saldırısına karşı koyarken, İran Hamaney’in öldürülmesini önleyemese bile ülkeye yöneltilmiş saldırıya bütün gücüyle karşı koyabildi. İktidardaki İran burjuvazisi Venezuela burjuvazisiyle karşılaştırıldığında ideolojik olarak çok daha gerici ve halka karşı çok daha saldırganken Amerikan saldırısına hazırlıklıydı ve savunması kırılmadı ve ABD’yi zor durumda bırakmayı başarabildi.


İran’a saldıran ABD aynı ABD’ydi ve bölgedeki tüm müttefiklerini seferber edip topraklarındaki askeri üslerini kullanarak çok daha güçlü saldırdı, ama püskürtüldü. ABD ve başta İsrail olmak üzere müttefikleri İran’ın misilleme balistik füzelerini engelleyemedikleri gibi Hürmüz Boğazı’nın İran tarafından kapatılması sonuçlarını aşamadı.


Venezuela Amerikan dümen suyuna girdi, İran ise pozisyonunu koruyor.

---

*Evrensel Gazetesi — Emeğin sesi, gerçeğin habercisi*
