Festus Okey yaşadı mı?


13 Temmuz 2011 09:50

Festus Okey’in öldürülmesi davasında çok ilginç gelişmeler oluyor. Mahkeme Festus Okey’in Festus Okey olup olmadığını araştırıyordu. Kimlik bilgilerini ta Nijerya’dan getirtmeye çalışıyordu. Yazışma usulü böyle. Adalet Bakanlığına yazı yazılıyor, Bakanlık Dışişleri Bakanlığına yazıyor, Dış İşleri Bakanlığı Nijerya Dışişleri yetkililerine, muhtemelen Nijerli yetkililer de kendi bakanlık birimlerine… Belki de mahkemenin yazısından sonra bunların hiçbirisi olmuyor.

Mahkemenin yazısı, talebi henüz sınırları aşıp Nijerya’ya ulaşmamış da olabilir. 20 Ağustos 2007 tarihinde  bir  kamu görevlisi insan öldürüyor. Bu öldürmenin tartışmalı tek bir yönü var. Öldürme kasıtlı mı taksirli mi? Çünkü polis “kasten öldürmedim” diyor, “Boğuşma sırasında silah ateş aldı” diyor. Evet, kesin olan bir şey var: Bir insan (Festus Okey), bir kamu görevlisi (polis) tarafından öldürüldü.

Peki öldürülen bu insanın kimliği ile ilgili bir problem var mı? Hayır yok. Çünkü Festus Okey öldürüldükten sonra ailesi İstanbul’a geldi ve cenazeyi teslim almak istedi. Yakınlığını gösteren belgeleri sundular ve teşhiste bulundular. Türkiye Cumhuriyeti’nin Dışişleri, Adalet ve İçişleri Bakanlığı yetkililerinin bilgisi ve koordinasyonu sonucu ve soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcılığının kararı ile Festus Okey’in Festus Okey olduğuna ve cenazeyi almaya gelenlerin Festus Okey’in yasal mirasçıları olduğuna kanaat getiriliyor ve karar veriliyor. Bunun üzerine cenaze morgdan alınıp tespit ve teşhis tutanakları imzalanıp teslim tutanaklarıyla cenaze Nijeryalı akrabalarına veriliyor. Türkiye Cumhuriyeti yetkili makamlarının imzalı belgeleriyle Festus memleketine götürülüyor. Binlerce kilometrelik yolu katedip memleketinin toprağına kavuşuyor.

Aradan dört yıl geçmiş, biz hâlâ “Festus, Festus mudur?” sorusunu soruyor ve yazı cevaplarının gelmesini bekliyoruz. Tartışmalı olmayan bir konuyu tartışıyoruz…

Festus Okey vardı. Var. Yaşadı. Ömrümün çok güzel yıllarından bazı dönemleri Türkiye’de geçirdi. Ve Türkiye’de öldürüldü. Türkiyeli insan hakları savunucuları, Göçmen Dayanışma Ağının öncülüğünde ona sahip çıkıyorlar. “Festus yaşadı ve biz tanığız” diyorlar. Şimdi de onun haklarını arıyorlar. 12 Temmuz Salı günü yapılan duruşmada da Av.Ömer Kavili, “Festus Okey’in Festus Okey olduğuna dair tutanaklar var” dedi. “Var. Tespit,teşhis ve teslim tutanakları var; o tutanaklar okunsun” dedi.

Basit bir soru sormalı herkes. Bir insan cesedi nasıl morgdan alınabilir; nasıl, hangi usul, yetki ve belgeyle sınırlar aşılarak memleketine -Türkiye’den Nijerya’ya-  götürülebilir? Kimlikle ilgili, teşhisle ilgili ve cenazenin teslim edildiği kişiler ve akrabalıklarla ilgili belge ve bilgilerin var olması gerekir değil mi? Ancak bu belgeler varsa, düzenlenmişse ceza soruşturmasına konu kişi ile ilgili yukarıda bazıları sayılabilen işlemler yapılabilir. Bu belgelerin hepsi Türkiye’deki soruşturma ve idari makamlarında var.

Son duruşmada bu yalın talep iletildi mahkemeye.

Anlamsız bir soru soruldu, yazımızın başlığına aldık soruyu? Festus Okey yaşadı mı?

Cevabı dosyada.

Öyleyse neden 4 yıldır ilerlemiyor dava?

Kimlik bilgilerini isteme gerekçesi -mazereti- sürdürülebilir bir mazeret-gerekçe olamazdı. Nitekim bu gerçek -kamuoyunun ısrarlı takibine dikkat- Cumhuriyet Savcılığı görüşlerine de, mahkeme ara kararlarına da yansımaya başladı..
Kamuoyu ve insan hakları savunucuları Festus Okey davasını izlemeye devam edecek.
Biz de…

evrensel.net
www.evrensel.net