17 Temmuz 2025 00:03

Madleen mürettebatından Toribio: Soykırımı görmezden gelenler arasında farkındalık yaratmalıyız

Gazze’ye yönelik İsrail ablukasını yarmak için çeşitli insani yardım rotaları deneniyor. Kuzey Afrika üzerinden gelen ve Mısır’da durdurulan yürüyüşün yanı sıra en çok ses getiren eylemlerden biri Madleen isimli gemi oldu. Uluslararası sularda İsrail ordusu tarafından basılan ve mürettebatı yasal işlem yapılmadan sınır dışı edilen Madleen’in ardından bugün bir başka gemi, Handala yolculuğa hazırlanıyor.

Madleen’in hikayesi ise henüz sona ermiş değil. Gemi Mühendisi ve aktivist Sergio Toribio, Madleen mürettebatına İspanya’dan katıldı ve geçtiğimiz günlerde süreci İspanyol yargısına taşıdı. Gemiye yapılan operasyonun uluslararası sularda oluşu ve devamında yaşanan süreç nedeniyle donanma komutanlarından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya kadar ‘savaş suçu’ şikayetiyle yapılan başvurunun ardından İspanya mahkemesi soruşturma başlattı.

Biz de Toribio ile Madleen’de yaşananları, yargı süreci ile ne amaçladığını ve Filistin’de yaşanan soykırıma dair mücadele biçimlerini konuştuk.

Madleen Filosu ekibinin bir parçasıydınız. İsrail ordusu tarafından gözaltına alınma ve kaçırılma sürecini anlatabilir misiniz?

Hiçbir aşamada herhangi bir askeri bölgeye girdiğimiz konusunda uyarılmadık. Esasen kıyıdan 100 deniz mili mesafe uluslararası sulardır. Bizim yolumuz ile kesişen iki bot gönderdiler, ancak telsiz çağrısı yapmadılar. Bundan yaklaşık 10 dakika sonra, bir dizi insansız hava aracı (İHA) gönderdiler. Bunlardan biri geminin her yerine hâlâ ne olduğunu bilmediğimiz bir madde sıkmaya başladı. İHA, yirmi dakika boyunca tekne tamamen kaplanana kadar o maddeyi sıktıktan sonra, bir RIB bot [sert şişme bot] yaklaştı ve bize İngilizce bir megafondan sakin olmamız, ellerimizi kaldırmamız, bize zarar vermek için orada olmadıkları vb. söylendi.

Ardından başka başka tekneler belirdi. Her biri bizim tekneye iki taraftan yaklaştı ve içindekiler korsan gibi gemiye çıktı. Otomatik silahlar, av tüfekleri, tabancalar, bıçaklar ve el bombalarıyla donanmışlardı. Bir başınızayken baskın ve savaş için özel olarak eğitilmiş bu kadar çok askerin karşınıza çıktığını hayal edin. İstedikleri her şeyi yapabileceklerini düşünmenizin önünde hiçbir engel yok. Sadece 12 insani yardım eylemcisi ve gazeteciydik, her şeyden öte şiddet yanlısı değildik... Gemide bıçak bile yoktu. Yine de bize zarar verilmemesi yönünde çok kesin emirler gönderildiğini anlıyorum. Dişine kadar silahlanmış, savaş birimlerinin seçkinlerinden oluşan bir düzineden fazla Shayetet 13 olarak bilinen bahriye komandosunun (Navy Seals) gemimize saldırmasını saymazsak bizi tehdit etmediler.

Tüm bu süreçten sonra, Gazze’deki abluka ve kuşatmayı kırma girişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bana göre abluka kaldırılmamış olsa da insani yardım sembolikti; sadece 800 kilo civarı mal taşıdık. Başardığımız şey, soykırım konusunda farkındalık yaratmak ve İsrail’in nasıl keyfi davrandığını kimseden açıklama istemeden göstermek oldu.

Yani bu iyi ya da kötü eylem biçimi meselesi değil. Belki aynı anda daha fazla gemi gönderebiliriz, ancak bunun da İsrail için bir önemi olmayacağından eminim.

Madleen gemisine saldırarak savaş suçları işledikleri gerekçesiyle Netanyahu ve İsrail hükümet yetkilileri hakkında şikayette bulundunuz. Sizce bu soruşturma nasıl gelişebilir? Nasıl bir önem taşıyor?

Netanyahu, tüm hükümeti ve askeri komutanları ABD desteğiyle soykırım yaparken dünyanın geri kalanı tarafından görmezden gelinen suçlarının adalete teslim edilmesi önemliydi. Şu anda ulusal mahkemede (Audiencia Nacional) soruşturuluyor. Davanın durumdaki gelişmeler doğrultusunda daha fazla şikayet veya davacı da eklenecektir, Madleen mürettebatının geri kalanıyla birlikte örgütlüyoruz.

ABD, İngiltere ve AB koruması altında kronikleşen İsrail dokunulmazlığıyla mücadele etmek için geriye ne gibi yollar kalıyor dersiniz?

Medya baskısı ve hükümetlerin soykırımı durdurmak için aktif olarak çabalamaya başlamasını sağlamak. ABD ve İsrail’in, sınırlı insani yardımları masum insanları tuzağa çekmek ve ardından cezasızca katletmek için yem olarak kullanmaları utanç verici.

Hükümetlerin soykırımı durdurma yönünde davranmaya başlamasına neden olacak kadar büyük protestolar için sokaklara dökülmek gerek. Ve soykırımı görmezden gelen, başka tarafa bakan diğer insanlar arasında da farkındalık yaratmamız gerekiyor.

ABONE OL

Kavel Alpaslan

Madleen mürettebatından Toribio: Soykırımı görmezden gelenler arasında farkındalık yaratmalıyız
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et