O varsa gerisi teferruat!


06 Temmuz 2011 10:03

Başbakan Tayyip Erdoğan yeni kabinesini Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e sundu.
Yaygın deyimiyle söylersek Başbakanın, Cumhurbaşkanına sunduğu bakanlar kurulu listesinde bir sürpriz yok! Listede “altı yeni bakana” görev veren Erdoğan, üç bakanının da yerini değiştirmiş. Ancak, bu kabinenin AKP grubu içinde bile, bırakalım sürprizi, bir “yeniliğe” karşılık gelmediği kesin!
“Peki bakanlar listesinde bir sürpriz olma ihtimali var mıydı?” denirse bu soruya verilecek yanıt da “hayır”dır. Çünkü birincisi, milletvekillerini Başbakanın birer birer atadığı için, bakanlık için kimi gösterse listede sürpriz görülemezdi. İkincisi ve daha önemlisi ise AKP Hükümetinde, Tayyip Erdoğan Başbakan olduğu sürece bakanın kimin olduğunun hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Amiyane biçimde söylersek, “Erdoğan varsa gerisi teferruattır!” denebilir. Bu yüzden de basında günlerdir, “Bakanlar listesinde şu isim mi olur bu isim mi, şu bakanlar başaralı öyleyse bunlar listeye girer ötekiler giremez” gibi değerlendirmeler, tümüyle ilgi çekmek için yapılan spekülasyondur, boş laftan ibarettir. Çünkü burada kriter, başarı ya da başarısızlık, kariyer ya da geçmişte ne yapıp yapmadığı değil Tayyip Erdoğan’ın  o kişiyi bakan olarak göstermesi ile ilgilidir. Ki, onun ölçüleri içinde de bilinen başarı ya da başarısızlık gibi kriterler yoktur. Nitekim geçmişte de Manisa’da seçimde büyük bir başarısızlığa uğrayan Bülent Arınç’ı Başbakan Yardımcısı olarak atayabilmiştir! Bu açıdan bakıldığında Başbakan Erdoğan’ın AKP içindeki otoritesi, “Odunu aday göstersem seçtiririm” diyen Menderes’ten bile fazladır ve “odunu” bakan yapsa, yandaş basın ve AKP yardakçıları bu seçimde bir keramet keşfedeceği gibi, “Odunda çok iyi kerestede görülen bütün özelliklerin olduğunu” kanıtlayacak bir kampanya yürütürler. Tıpkı “yemin krizi”nde olduğu gibi!
Elbette Başbakan Erdoğan’ın “yeni hükümeti”nin örgütlenmesi, bir yandan AKP’yi bakanlıklar düzeyinde daha derinlemesine örgütlemek öte yandan da bakanlıkların teşkilatlarını sermayenin çıkarlarına göre yeniden biçimlendirilmesi bakımından çok önemlidir. Burada kimi esik bakanlıkların birleştirilmesi ve adın değiştirilmesi ve kimi yeni bakanlıklar kurulması önemli görünmektedir. Yine “bakan yardımcılıkları” da bakanlıklarda AKP örgütlenmesin bir başka boyutunu, TüSİAD, MÜSİAD gibi sermaye örgütleriyle ilişkilerini organize etmenin ve bakanlıklardaki kadrolaşmanın somut bir ifadesi olarak “yeni icatlar”dır. Bu, “yeni bakanlıklar için yeni teşkilatlar oluşturuluyor” adı altında 108 bin personel alınacağı da “yeni hükümetin” öteki yeni ve dikkatle izlenmesi gereken yanını oluşturmaktadır.
“Yeni bakanlıkların” bir diğer önemli yanı da orman, çevre, kadın bakanlıkları gibi bakanlıkların yeni ve “değiştirilmiş” halleriyle tümüyle kapitalist yağmanın ve muhafazakarlığın gerektirdiği bir çizgiye çekilmiş olmasıdır. Ama bakanlıklardaki bütün bu “geriye doğru yeniliklere” karşın bakanların kim olduklarının önemi ise “sıfıra yakın”dır!
Dün, Bakanlar Kurulunu, Cumhurbaşkanının onayladığı 60. Hükümet göreve başladı. Ancak ülkenin büyük sorunları karşısında başta Başbakan Tayyip Erdoğan olmak üzere onun kabinesinde yer alan bakanlarının, ülkenin büyük sorunlarını çözeceklerine dair hiçbir umut verici belirti yoktur. Erdoğan’ın, son 9 yıllık iktidarda dün yaptıkları, bugün yapacağını vaat ettikleri ve kabinesindeki bakanların öz geçmişleri, bunu göstermektedir.
Bu yüzdendir ki, “yeni hükümet” sadece numarası (61. Hükümet) ve resmiyet bakımından yenidir. Gerçekte ise 61. Hükümet, felsefe olarak, zihniyet olarak eski hükümetin bir kopyasıdır! Ancak hedefleri itibariyle, bugünü görev alan bakanlardan bağımsız olarak, eski hükümetten daha partizan, daha “Erdoğan merkezci” bir hükümet olacaktır!

evrensel.net
www.evrensel.net