Kazak Abdal


06 Temmuz 2011 09:01

12 Eylülün antidemokratik Anayasasına karşılar ama nimetlerinden sonuna kadar faydalanıyorlar.
İşte rektör atamaları. En yüksek oyu alan 6 rektör adayı önce YÖK’ün sonra kalan 3’ü Cumhurbaşkanının elemesinden geçiyor ve çoğunlukla en yüksek oyu alan değil, en iyi hizmeti(?) vereceğine inanılan aday atanıyor. Hem de bu yasayı antidemokratik bulup, kendi yaptığı atamaları kendi içine sindiremeyenler tarafından.   
İşte seçim yasası ve seçim barajı. Alınan oy Meclise aynı oranda yansımıyor. Yasa güçlüyü daha güçlü yapma üzerine kurulmuş. Milyonları temsil eden insanlar Meclis dışında bırakılıyor.
İşte partiler yasası. Lider, tek adam. Dokunan parlıyor, yükseliyor. Yan bakan sürünüyor. İktidarsa, istediğini bakan yapıyor. Muhalefetse Meclisin kaymaklı görevlerine istediğini getiriyor. Patagonya dostluk grubu üyesi yapıp,  dünyayı dolaştırıyor.    
İtiraz eden ana, avrat yiyor küfürü. Coplanıyor, gazlanıyor.
Aslında bugün ozanlarımızı yazacaktım. Hani söylemeye cesaret edemeyip düşüncelerimizi onlara söylettiğimiz ozanlarımızı. Söylediklerinden, çaldıklarından, sazlarından dolayı yakılan, derileri yüzülen, asılan ama ölmeyen ozanlarımızı. Ama yerim az kaldığı için hiç değilse Kazak Abdal’a bir selam verip birkaç dörtlüğünü hep birlikte okuyalım.   

Eşeği saldım çayıra
Otlaya karnın doyura.
Gördüğü düşü hayra
Yoranın da Avradını

Münkir münafıkın soyu
Yıktı harab etti köyü
Mezarına bir tas suyu
Dökenin de Avradını

Müfsidin bir de gammazın
Malı vardır da yemezin
İkisin meyyit namazın
Kılanın da Avradını

Kazak Abdal nutk eyledi
Cümle halkı dahleyledi
Sorarlarsa kim söyledi
Soranın da avradını

evrensel.net
www.evrensel.net