Krize tehdit ve şantaj eklendi!


05 Temmuz 2011 10:29

Meclis krizi konusunda kafalar her geçen gün biraz daha karıştırılıyor.
Sonuçta birkaç yasa ya da Anayasa maddesi değiştirilerek çözülebilecek bir kriz var ve bunun çözülmesini, herkes istiyor gibi görünüyor. Ancak gerçek bu kadar basit değil. Çünkü krizin çözümünde herkesten fazla rol oynayabilecek durumda olan, hatta isterse, krizi anında çözebilecek bir konumda olan AKP ve onun lideri Tayyip Erdoğan’ın da krizin çözülmesini istediği çok şüphelidir!
Bir yandan AKP’nin oylarıyla seçilen, CHP’nin memnuniyetini açıkça bildirerek destek verdiği yeni Meclis Başkanı Cemil Çiçek, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve en azından şimdilik Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ise “Sorunlara çözüm arayan”, “Gerilen ortamı yumuşatan”, “Aklıselim adamlar” olarak devreye sokulmuş görünüyor. AKP’nin ve Başbakanın yaptıklarını, akla uygun görmeyen ya da savunamayan basın erbabı ise, Başbakanın açıklamaları karşısında bir tutum almak yerine onun tavrını, AKP’den bağımsızmış ya da “siyasi cilve” gibi görüp “yumuşatıcı” rolüne soyunan üçlünün, ortalama (her yana çekilebilecek) açıklamalarını, sözlerini öne çıkarıyorlar. Örneğin Meclis Başkanı Çiçek’in “Her konunun çözüm yeri Meclistir” gibi kimsenin itiraz etmeyeceği sözlerinde keramet keşfediliyor. Böylece kamuoyunun kafası karıştırılmak, AKP’nin ve Erdoğan’ın krizin çözümü için çalıştığı propagandasına güç verilmek isteniyor.   
Ancak AKP’nin resmi sözcülerinin ve Erdoğan’ın tavrına bakınca krizi çözüp siyasi ortamı“normalleştirmek”ten çok, krizi kendileri için bir fırsata dönüştürerek, muhalefeti hırpalayıp küçültmeyi amaçladıkları gözleniyor.
Daha krizin ilk günlerinde, seçim yorgunluğunu atmak için yaptığı “tatil dönüşü”nden başlayarak, Başbakan Erdoğan, krizi çözmeye doğru bir adım atmak bir yana her vesileyle derinleştirmeyi isteğini gösteren açıklamalar yapıyor. Son geldiği yer, Meclis çalışmalarını protesto eden partiler ve vekilleri için “Tükürdüklerini yalayacaklar” gibi ancak sokak kabadayılarına yakışacak laflar etmektir!
Seçilmiş iki vekili tahliye edilmediği için, Meclis çalışmalarına katılmayan CHP bile Cemil Çiçek’e umut bağlamış görünüyor. Cemil Çiçek’in AKP ve muhalefet partilerinin grup başkan vekillerini bir araya getirerek bir çözüm yolu arayacağı iddia ediliyor. Ama öte yandan AKP’nin Sözcüsü Mustafa Elitaş, “Yemin etmeyen milletvekillerinin 15 Temmuza kadar yemin etmezlerse vekilliklerinin düşürüleceğine” dair açıklamalar yapmaktadır.
AKP böylece milletvekilliği düşen vekillerin illerinde “ara seçim” yaparak, AKP’nin normal seçimde elde edemediği sonucu, ara seçimle elde etmeyi amaçlamaktadırlar.
Dün, AKP’li Elitaş’ın yaptığı açıklama BDP Grup Başkanı Vekili Selahattin Demirtaş’ın, “Bu krizin önceden planlanmış bir kriz” olduğu konusundaki saptamasını haklı çıkaracak mahiyette bir açıklamadır.
Başbakan ve AKP’nin tavrı,
1-AKP ve Erdoğan, “Kriz, CHP ve Blok vekillerinin yarattığı bir krizdir ve çözümünü de onlar bulsun” tavrını benimsemektedir. Ve bu tavrını AKP, “Milletvekilliğiniz düşer” ha şantajına kadar götürmüş bulunmaktadır.
2- AKP krizi fırsata çevirerek, Bloku ve CHP’yi “ara seçimle” küçülterek, kendi milletvekili sayasını da 367’yi aşan bir sayıya çekmeyi benimsemiş görünmektedir. Ve AKP’nin, MHP ile uzlaşarak yeni Anayasasını çıkarmayı da “krizin meyvesi” olarak yemek istemektedir.
AKP’nin bu taktiği tutar mı?
Elbette ki Emek Demokrasi ve Özgürlük Blokunun vekilleri bu şantaja boyun eğmeyecektir. Vekillerin geldikleri siyasi gelenek ve özgeçmişleri bizi böyle söylemek için tereddüt ettirmiyor. Dün BDP Milletvekili Sırrı Sakık, bunu ifade etti. CHP’liler de herhalde onurlarını savunacaklardır. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu da şantaja boyun eğmeyeceklerini yüksek sesle ilan etti.
Eğer AKP, bugün Elitaş’ın ağzından açıklamayı “yalamaz” da hayata geçirmeye kalkar, Meclis çalışmalarına katılmayan vekillerin yasa dışı biçimde vekilliğine son veren bir karar alırsa, bu krizi çok daha büyütecektir. Ve böyle bir karar, AKP’nin altından kalkamayacağı büyük sarsıntılara yol açacak gelişmeleri de tetikleyecektir. Ve bütün bu olabileceklerin sorumlusu da AKP olacaktır!

evrensel.net
www.evrensel.net