Gönüllü birlik


30 Haziran 2011 10:29

Hasan Cemal’in Kandil’de Murat Karayılan ile yaptığı röportaj, bir kaç gündür Milliyet gazetesinde yayınlanıyor. Röportaj Kürt sorununun nasıl çözülebileceği üzerine önemli öneri ve düşünceleri içeriyor. Karayılan KCK Yürütme Konseyi Başkanı ve bu konuda söyledikleri, hem PKK Lideri Öcalan’ın, hem de Kürt halk hareketinin istek ve taleplerini doğrudan yansıtıyor. Bu nedenle, Kürt sorununda çözüm tartışmaları yapılırken Karayılan’ın söyledikleri dikkate alınmak zorunda.
Bu uzun röportajda Kürt sorununun çözümüne ilişkin ifade edilen düşüncelerin özü kısaca şöyle özetlenebilir: Kürtler barış istemektedir, bu barış demokratik bir anayasa ile sağlanabilir. Kürtler ayrılmak değil, birlikte, ama eşit koşullarda yaşayacakları bir ülke istemektedirler. Demokratik özerklik bu birlikteliğin somut bir ifadesi olacaktır. Röportaj elbette çok uzun ve orada başka önemli şeyler de yer alıyor. Ancak Kürt sorununun çözümüne ilişkin temel öneriler bu çerçevededir.
Ağızlarını her açtıklarında Kürtleri bölücülükle suçlayan devlet yetkilileri ve gerici siyasi partiler, yıllardır bu ve benzer yönde söylenilenleri “bölünmenin ön adımı, hazırlığı” olarak değerlendirdiler. Kuşkusuz Kürt siyasal hareketinin uzun yıllara dayanan bir geçmişi var ve bu geçmiş içerisinde bağımsızlık talebi ve mücadelesi vardı. Ancak hareket belli bir olgunluğa ulaştı, öneri ve tespitlerini bu mevziden yapmaya başladı. Karayılan’ın söyledikleri gelinen bu noktayı özetleyen ve ortaya koyan bir içeriğe sahip.
Burada sorunun temel bir yönünü kısaca yeniden ortaya koymakta yarar var. Gerici parti ve çevreler, özerklik, federasyon vb. talepleri hep bölünme yolunda atılmış bir adım olarak yansıtıyorlar ve halka bu gerici propagandayı yapıyorlar. Oysa tarihsel deneyimler ve politik gerçekler çok farklı şeyler anlatıyor. Ulusal sorunların çözümünde ortaya çıkmış olan özerklik, federasyon vb. gibi uygulamalar bölünmek üzere değil, bir arada yaşamaya ilişkin, bölünmeye engel olmak üzere bulunmuş çözümlerdir. Yani gönüllü birlikteliğin en somut ifadesidir. Bir arada yaşamak isteyenler bu çözümleri üretmişlerdir. Birlikte yaşamak istemeyenler zaten doğrudan ayrılık yolunu tutmuşlardır.
Tarihsel deneyimler kanıtlamaktadır ki, özerklik, federasyon gibi çözümlere sahip ülkelerde, dünya ölçüsünde büyük alt üst oluşlar dışında ayrılıklar gündeme gelmemiştir. Bugün dünyanın pek çok devleti federal bir yapıya sahiptir ve bu ülkeler bölünme tehlikesi gibi bir durumla karşı karşıya değildirler. Akla ilk gelenler ABD, Almanya, İsviçre, İspanya vb. ülkelerdir. Ve pek çok ülke de birden fazla resmi dile sahiptir. Çözüm, ya resmi dili kaldırmakta, ya da ülkede konuşulan tüm önemli dilleri resmi dil olarak kabul etmekte bulunmuştur.
Halkların bir arada ama eşit koşullara sahip olarak yaşamaları, hem bir ülkenin ekonomik ve sosyal gelişmesi, hem de iç barışını kurması açısından son derece yararlıdır. Örneğin Kürt sorununa ilişkin özerklik çözümü, işçi sınıfının birliğinin sağlanması, ortak mücadelesinin güçlenmesi, daha ileri bir toplumsal düzen kurma mücadelesi için de olabilecek en yararlı çözümdür. İşçilerin ulusal dar görüşlülükten kurtulması, sermayeye karşı ortak mücadelelerini geliştirebilmeleri, ulusal sorunun demokratik bir çözüme kavuşturulması ile doğrudan bağlantı içindedir. Bu nedenle de işçi sınıfının, Kürt sorununun demokratik bir çözüme kavuşturulması için demokrasi mücadelesinin ön safını tutması gerekli ve zorunludur.

evrensel.net
www.evrensel.net