27 Mayıs 2020 04:20

AB’nin Hamilton anı mı?

Fotoğraf: ActuaLitté/Wikimedia Commons (CC-BY-SA 2.0)

Paylaş

18 Mayıs’ta bir video konferans yapan Alman Şansölyesi Angela Merkel ve Fransa Başkanı Emmanuel Macron COVID-19 salgınının ekonomik etkisine karşı ortak bir fon projesi üzerinde anlaştı. Alman Maliye Bakanı sosyal demokrat Olaf Scholz anlaşmayı “AB Hamilton anına yaklaşıyor” diye selamlarken, Fransız muadili Bruno Le Maire ise “Fransa ve Almanya ve AB için tarihsel bir adım” olarak tarif etti. Anlaşmaya göre Almanya’nın garantörlüğünde ortak borca dayanan 500 milyar euroluk bir Avrupa fonu oluşturulacak. Bu anlaşma hakikaten bir Hamilton anı mıdır?

Alexander Hamilton (1755-1804) ilk Washington kabinesinin hazine bakanı olarak görev yaparken, Amerikan eyaletlerinin savaş borçlarını birleştiren bir ulusal borç kurumu ve merkez bankası oluşturarak “mali federalizm” olarak bilinen merkeziyetçi bir siyaseti uyguladı. AB’nin Hamilton anından bahsedilirken kasıt, AB üyesi ülkelerin borçlarının federal bir borç olarak konsolide edilmesi ve bu borcun AB Merkez Bankası tarafından fonlanması; yani mali federalizm.

Merkel-Macron uzlaşması karmaşık bir diplomasi sonucunda ortaya çıktı. İtalyan, İspanyol bankalarıyla yakın ilişkileri olan Fransa ekonomisi salgın sonrasında ciddi sinyaller veriyordu. Bir süredir Güney Avrupa’nın lideri olarak sahneye çıkan Macron, Merkel’i saygılı bir şekilde diplomatik markaja aldı. 5 Mayıs’ta ise Alman Anayasa Mahkemesi 2015’ten beri uygulanan Avrupa Merkez Bankasının hükümet tahvillerini satın alma projesinin bazı kısımlarını ne Alman parlamentosu ne de hükümetinin imzasını taşımadığı gerekçesiyle hukuka aykırı buldu. Bu karar Almanya’nın bundan sonra bu projeye katılımını ciddi bir şekilde etkileyecek. Aralarında aşırı sağ AfD Lideri Bernd Lucke ve Bavyera merkez sağı CSU’nun eski önde gelenlerinden Peter Gauweiler’in bulunduğu davacıların şikayetlerini haklı bulan mahkeme, Merkel’i daha fazla siyasi sorumluluk almaya zorluyor. Bu bağlamda Merkel-Macron fonunu mahkeme kararı sonucunda Alman şansölyesinin bir manevrası olarak değerlendirmek daha gerçekçi. Politico’dan Sony Kapoor’un dediği gibi, bunun mali birliğe yönelik bir adım olduğu iddiası masaldan ibaret (22 Mayıs). AB bütçesinin artmadığı, AB komisyonunun mali yetkilerinin olmadığı, AB Merkez Bankasının alanının iyice sınırlandığı bir süreç daha fazla entegrasyona giden bir AB imajı çizmiyor. Aksine AB içinde daha fazla bölünme ortaya çıkmış durumda.

23 Mayıs’ta “tutumlu dörtlü” namını alan Avusturya, İsveç, Danimarka ve Hollanda “kredi için kredi” sloganıyla Merkel-Macron planına itiraz etti. Planın öngördüğü para yardımına karşı bu dörtlü fonun kredi olarak kullandırılmasını savunuyor. Bu ise halihazırda borç yükü altında ezilen İtalya için kabul edilebilir bir seçenek değil. Habsburg prensleri misali Avrupa sahnesine çıkan Avusturya Şansölyesi muhafazakar Sebastian Kurz bir “borç birliğine” karşı olduklarını ilan etti. Doğu Avrupa grubunun nasıl bir tavır alacağı gözlemleniyor. Bu yazının yayımlandığı gün Merkel ve Macron’un ortaklaşa AB Komisyonunun başına getirdiği Ursula von der Leyen komisyon planını sunacak.

Bu esnada Merkel ise kendi partisinden yükselen itirazlarla uğraşmak zorunda kalacak. Olaf Scholz’un Harikalar Diyarı’na bağlandığı Hamilton açıklamasına Merkel’in partisi CDU’nun önde gelen iki siyasi figürü itiraz etti. CDU/CSU Meclis Grup Başkan Vekili Andreas Jung ve muhafazakar birliğin Maliye Politikası Sözcüsü Eckhardt Rehberg milletvekillerine bir mektup yollayarak Alman-Fransız anlaşmasının bir Hamilton anına denk düşmediğinin, merkezi bir Avrupa devletine doğru gidilmediğinin ve meselenin bir ihracat ülkesi olan Almanya’nın pazarını teşkil eden AB ortaklarına yardım etmek olduğunun altını çizdiler (Süddeutsche Zeitung, 23 Mayıs). The Guardian gazetesi üç unsurun iç politikada Merkel’in elini rahatlattığını söylüyor: Hükümetin pandemiyle mücadeledeki başarısı, aşırı AfD içindeki kavgalar ve kendi partisi CDU içindeki rahatsızların pandemi yüzünden yüz yüze kulis yapamamaları (26 Mayıs). Arayana teselli bol.

Reklam
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa