18 Nisan 2020 04:01

İyi olmak bizi kurtarmayacak!

Paylaş

Biz evde kalabilme, evden çalışabilme şansını yakalayanlar için filmler, kitaplar, yemek tarifleri havada uçuşuyor. Başka çıkar yol da yok. Evde bu kadar çok vakit nasıl geçecek. Hele de havaların ısınmaya, güneşin yüzünü göstermeye başladığı bugünlerde evde birbirinin aynısı günlere katlanmak giderek zorlaşıyor.

İçinden geçtiğimiz döneme dair onlarca film dolaştı ortalıkta. Çoğunluğu dünyanın salgın, savaş ya da teknoloji nedeniyle yıkıldığı distopik/apokaliptik hikayeler içeren bu filmlere ilginin yoğun olması çok da anlaşılır bir durum. Madem “Dünya artık eskisi gibi olmayacak” o zaman olabilecek en kötü şeyi düşünelim ki iyi olsun!

Evde kalmanın, birbirini tekrar eden rutinler yaratması ve bunun da aslında ofislerde geçen günlere benzemeye başlaması gibi riskler de var. Kanımca evlere tıkılıp kalmanın yaratacağı ruh halini en iyi anlatan filmlerden birisidir “Bugün Aslında Dündü” (Groundhog Day). Bir haber için gittiği küçük kasabada aynı günün içine sıkışıp kalan televizyoncunun hikayesini anlatır film.

1990’lı yılların en iyi filmlerinden birisi olan “Bugün Aslında Dündü” yalnızca eğlenceli bir komedi olarak değil, zaman ile ilişkimizi tekrar tekrar düşünmemize neden olacak bir film olarak da kayıtlara geçmeli. Hiçbir şeyi beğenmeyen, huysuz, bencil ve kaba saba bir hava durumu sunucusu olan Phil, sıradan bir yerel haber olduğu için küçümsediği ve istemeden gittiği bir kasabada işini bitirir ve fakat fırtına nedeniyle ekibiyle birlikte orada kalmak zorunda kalır. Ertesi sabah uyandığında bir tuhaflık vardır, çünkü bir önceki günün aynısı gibidir. Bir süre sonra fark eder ki, aynı güne hapsolmuştur. Üstelik bu günler boyunca devam eder ve Phil, sıkışıp kaldığı bu aralıktan çıkamaz bir türlü.“Bugün Aslında Dündü”, eğlenceli bir film olmanın ötesinde birçok okumaya da tabi tutuldu yıllarca. Filme dair yorumların en öne çıkanı, pek de iyi bir insan olmayan Phil’in dönüşümüne dairdi. Aynı zamanın içinde sıkışıp kalan (cezalandırılan) Phil, karakterine uygun olarak önce bunu bir fırsata çevirmeye kalkar. Örneğin meslektaşı Rita’yı baştan çıkarmaya çalışır. Olacakları bildiği için bunu bir avantaja çevirmeyi dener, işe yaramayınca depresyona girer, o da olmayınca kendini öldürmeye yeltenir… Bu silsile ve anlatıdaki asıl amaç Phil’in iyi bir insan olmaya karar verene kadar cezalandırıldığının gösterilmesidir. “Hayalet Avcıları”, “Anlat Bakalım” gibi kült yapımların da yaratıcısı olan Harold Ramis seyirciye iyi bir insana dönüşmenin güzelliğini anlatmaya çalışır.

Bir filmi izlemenin, yorumlamanın tarihsel ve toplumsal koşullara bağlı sonuçları var kuşkusuz. Bir dönem bambaşka yorumlanan bir yapım, başka bir zamanda yeni anlamlar kazanabilir. Örneğin “Bugün Aslında Dündü”nün “İyi bir insan olma”ya dair düsturu, eve kapanmış ve her günü birbirinin tekrarı olarak yaşamak zorunda kalanlar için bir anlam ifade etmeyebilir. Film, şu sıralarda içinde yaşadığımız her günün birbirinin aynısı olduğu duygusunu daha da yukarılara taşıyacaktır. Ama izlerken takınılacak başka bir bakış, Phil’in dramından bizi uzaklaştırabilir. Film bize bir yandan da şunu söylüyordur: Her gün aynı olabilir ama onu farklı kılacak şeyler yapmak senin elinde. Filmde Phil’in aynı güne uyanmakla birlikte her gün aynı şeyleri yapmadığına da tanıklık ediyorduk.

Kuşkusuz “iyi bir insan” olmak bizi içine düştüğümüz bu durumdan kurtarmayacak. Aksine kime ve neye göre “iyi” bir insan olacağımıza göre durum daha bile kötüye gidebilir. Yani durumumuz Phil’den biraz farklı. Fakat aynı günün içine sıkışıp kalmış olma hissimiz benzeşiyor. “Bugün Aslında Dündü”, bugün bildik “iyi” şeylerden çok, bilmediğimiz “yeni” şeyler için ilham vermeli!

Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...