19 Mart 2020 01:28

Salgın

Paylaş

Çin’de ortaya çıkan ve kısa sürede hızla yayılan koronavirüs salgını nedeniyle dünyanın dört bir yanında ciddi bir panik yaşanıyor. Kalabalık ortamlarda hızla yayılan ve sonuçları öngörülemeyen küresel salgının önüne geçmek için pek çok ülkede çeşitli tedbirler alınmaya ve uygulanmaya başlandı. İngiltere salgına karşı mücadelede ‘Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir’ yaklaşımı benimserken, İtalya ve İspanya gibi salgının hızla yayıldığı ülkelerin sağlık hizmetlerinde, teşhis ve tedavi süreçlerinde yaşanan sorunlar, sağlıkta yaşanan özelleştirmelerin ve kamusal sağlık hizmetlerinin tasfiyesinin acı sonuçlarını bütün açıklığıyla ortaya koyuyor.

Koronavirüs salgının ne hızda ve ne ölçüde yayılacağı kadar, halkın gündelik yaşamını özellikle çalışma yaşamını ne kadar etkileyeceği tartışılıyor. Salgınının kapitalist ekonomilere ve günlük yaşama etkilerini azaltmak amacıyla çeşitli tedbirler açıklanırken önceliğin her zaman olduğu gibi yine sermayeye verilmesi hiçbirimizi şaşırtmadı.   

ABD başta olmak üzere, gelişmiş kapitalist ülkelerin Merkez Bankaları sermayenin kurtarılması için trilyonlarca dolarları harcamayı göze alıyor. Sermayeye ayrılan kaynakların onda birini bile virüsün asıl hedefi olan insanlığın kurtarılması için kullanmaktan geri durulması dikkat çekici. Sermayenin çıkarlarını halkın çıkarlarının üzerinde gören bu hastalıklı kapitalist zihniyet yüzünden ödenecek bedelin her geçen gün ağırlaşması kaçınılmaz görünüyor.

Çeşitli ülkeler doğal afetler, salgın hastalıklar vb. gibi olağanüstü durumlarda acil müdahale için kaynak ayırırlarken, Türkiye’de benzer durumlar için ayrılan Merkez Bankasının ‘ihtiyat akçesi’ hazine açıklarını kapatmak için kullanıldı. Küresel salgına ağır ekonomik kriz koşullarında yakalanan Türkiye’nin hazinesi adeta tam takır durumda.

Olağanüstü durumlarda zamanında adım atmakta genellikle geç kalan Türkiye’de, çeşitli ülkelerde yaşanan olumsuz durumlarla karşılaşmamak için, kamuoyunun da baskısıyla, salgın konusunda peş peşe kararlar almaya ve uygulamaya başlandı. İnsanların birbiri ile temasını önlemek için okulların tatil edilmesi başta olmak üzere, toplu halde bulunma ihtimali olan faaliyetlerin ertelenmesi ve çeşitli mekanların geçici olarak kapanması kararlarının alınması olumlu ancak yapılacaklar bunlarla sınırlı değil.

Salgının yayılmasının önlenmesi için alınan kararlar uygulanırken, çok sayıda işçinin dip dibe çalışmak zorunda olduğu, sağlıksız ve yeterince temiz olmayan, tuvalet kullanımının bile sayıyla sınırlandığı çok sayıda işyerinde çalışan işçiler ciddi tehlikelerle karşı karşıyalar. Salgına karşı önlemlerin gecikmesi, yetersiz kalması ve sürecin beklenenden uzun sürmesi sonucunda çok sayıda işyerinin işçi çıkarması, ücretsiz izinler, kredi ya da vadesi gelen borçların ödenememesi vb gibi pek çok nedenle mevcut ekonomik krizi daha da derinleştiren sonuçlar ortaya çıkaracak.      

Türk Tabipleri Birliği (TTB) başta olmak üzere, sağlık meslek örgütleri ve sendikalar küresel salgın riskine karşı önerilerini kamuoyu ile paylaşıp, acilen atılması gereken adımları sıralıyorlar. Örneğin DİSK başta olmak üzere, çeşitli işkollarından sendikaların salgın riskine karşı mücadelenin yaratacağı sosyal tahribatın azaltılması ve emekçilerin korunmasına yönelik önerileri beklenen ekonomik ve toplumsal krizin yıkıcı etkilerini azaltmayı hedefliyor.  

Salgın süresince ekonomik gerekçelerle işten çıkarmaların yasaklanması, işsizlikte yaşanması beklenen artışlara karşı işsizlik ödeneğinden yararlanma koşullarının hafifletilmesi, işsiz kalanların faturalarının ve kredi borçlarının ertelenmesi vb gibi öneriler hayata geçirilmezse topyekün çöküşün önüne geçilemez.

Kamu ya da özel sektör ayrımı yapılmadan, risk grubunda olan tüm emekçilerin ücretli izne çıkarılması, salgın riskinin daha da artması halinde emekçilerin toplu olarak çalıştığı bütün işyerlerinin belli bir süre tatil edilmesi, koronavirüs tehdidinin yaratacağı çok daha ağır sonuçların önlenmesi açısından önem taşıyor.

Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...