18 Mart 2020 00:08

Korona günlerinde siyaset

Paylaş

Diğer bütün kriz durumlarında olduğu gibi AKP iktidarı korona krizinde de sınıfta kaldı. Geleceği kaçınılmaz olan deprem konusunda olduğu gibi bir salgın hastalık konusunda da hazırlıksız olduğu anlaşıldı. Belki de, AKP iktidarı mevcut deprem ve salgın hastalık krizleri için daha önce yapılmış hazırlıklara müdahale ettiği için ya da onları yok saydığı için böyle bir durum ortaya çıktı.

Büyük bir salgın için önceden ilk kullanılacak hastaneler, karantina tedbirleri, personel ve yasaklar belirlenmeliydi.  Önce üçü İstanbul’da beş hastane belirlediler. Belli ki yetersizdi. Test kitlerini geç tedarik ettiler. Test merkezleri çok sınırlıydı. Hastane sayısını, test ünitelerini ve test kitlerini süratle arttırmaları gerekirken onlar yapılanları gizlemeyi yeğledi. Bir de en iyi bildikleri şeyi yaptılar hemen. Algı yönetimi. Güya, Sağlık Bakanı her şeyi şeffaf yönetiyordu. Sık sık açıklama yapıyordu. Ama, biz hala virüs kapmış insanların hangi şehirde ve kaç tane olduğunu bilmiyoruz. Önce bir deniyor, sonra üç, daha sonra beş falan derken birden sayı katlanarak artmaya başlıyor.Tabii, Çin’de başlayan salgının bütün dünyaya yayılacağı açık iken yirmi bin kişiyi Umre için Suudi Arabistan’a gönderen ve Umre’den dönenlerin büyük bir kesiminin karantinaya alınmadan, test alınmadan halkın içine salınması da ayrı bir skandal. Camilerin kapatılmaması, Cuma namazına gitmeseniz de olur diye lütfen yarım ağız bir açıklama yapılması virüsün bulaşacağı insan sayısını arttıracaktır.AKP iktidarı böylesine önemli bir olayda, büyük sayıda insanın ölebileceği bir olayda bile yandaşlarını kayıran (kayırayım derken onlara da muhtemelen zarar verecek), halkın sağlığını değil kendi iktidarının devamını kollayan bir siyaset izlemiştir. Korona salgınında genel olarak kapitalist-emperyalist sistem sınıfta kalmıştır. Halk sağlığını korumanın bu sistemle mümkün olmadığı ortaya bir kere daha çıkmıştır ama AKP iktidarı diğer kapitalist ülkelerden de daha çok sınıfta kalmıştır. Her şeyden sorumlu, tek adam, Erdoğan’ın her krizde üç, beş gün ortalarda görünmemesi ise ayrıca ilginç bir durumdur. Şimşekleri üstüne çekmemek, bakanlar ya da bürokratları ileri sürerek öfkeyi yumuşatmak için bunu yapıyor denebilir ama bilinsin ki bu taktik doğru bir taktik değildir. Erdoğan’a çok güvenenler bile kriz anında yok olmasından ötürü güven yitimine uğramaktadır.Bu kriz de geçecek. Salgın bir süre sonra duracak. Önemli olan bu süreci en az insan kaybı ile atlatmaktır. Kurtulabilecekken kaybedilen her insanın ölümünün sorumlusu Türkiye’de AKP iktidarı, Dünya’da ise kapitalist-emperyalist sistemdir.

Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...