13 Mart 2020 00:39

Totaliterlik, entropi, mutasyon, korona: Olmaz değil, olabilir, zorunlu

Paylaş

Maddenin halleri var.
Dilin, adın halleri var.
Akıl yürütmenin halleri var.
Bu haller hep aynı hal üzere değil, hareket halinde.
Olmaz değil olursa artık olabilir oluyor. Olabilir yaygınlaşırsa genelleşiyor, genelleştikçe zorunlu hale geliyor.
Olmaz olmaz diye bir ilke söylenemiyor gibi.
Mükemmel olma durumunda olmaz olmayacak.
Ancak Antik Yunan anlayışında da, modern fizikte de olan-madde değişir bozulur, İslam anlayışında da her ne varsa bozulma olasılığında. Sanki-yıpranmayan olarak hayal edilen ve insanın umuduna konu olan ölümsüzlük, ölümsüz olana denk sayılan ruhlar veya tanrılar da varlar mı yoksa zihnin, insan umudunun tasarladığı, yarattığı “sanki varlar” mı, onu siz düşünün.
“Sanki öyle”ler dışında mükemmel zor olasılık.
Yaşam mükemmel olmayanından. Veya farklı terimleştirmelerle ifade edilmesi gerekiyor.
Belirsiz olarak, bir sistem halinde olmayarak olana, yıpranmaya fizikte entropi adı veriliyor.
Rastgelelik, düzensizlik.
Entropi ki, güneşin belirsizliği ve patlamaları olmasa dünyada hayat olmayacak.
Kapalı, dışla etkileşmeyen bir sistemde yıpranma veya entropi S<0 veya sıfıra eşit olabilir. Böyle bir “sistem” veya böyle bir dünya bulunmadığından geriye kalan “değişmezlik” aklın yanılsaması sayılabilir.
Entropi, belirsizlik, yıpranma, değişme… her nasıl kavrarsak yaşamın da kaynağı ölümün de. Entropi olmasa idi büyük olasılıkla yaşam ve hayat olmayacaktı. Entropi olduğundan yıpranma, ölüm var.
Entropi; mevcudun bozulması olarak “olumsuz” sayılabilir.
Yeni oluşumlara yol açtığı için “olumlu” sayılabilir.
Her kim nereden bakıyorsa, o halde, daha göreceli bir hal alır, duruma göre olumlu veya olumsuz görülebilir.
Covid-19 veya korona bir virüsün alabileceği durumlardan birini oluşturuyor denebilir her halde.
Bir virüs daha başka haller de alabilir.
Fizikteki entropi biyolojide mutasyona, transformasyona vb. yaklaşıyor gibi.
Kaos teorisinde veya Taoculukta düzensizliğe gidiş bir düzen alacak mı, ucu açık olmakla beraber benim kanaatim her belirsiz kendini belli ettikten sonra bir gerçeğe dönüşüyor, dolayısıyla belli bir düzene oturuyor. Yani olmaz olmaz olunca olabilire, olabilir belli bir şekle ve giderek belli bir zorunluluğa dönüşüyor.

TOTALİTARİZM, ENTROPİ, DİYALEKTİK

Bir kaba sıkıştırılan gaz nasıl genleşme eğiliminde ise bir kalıba sokulan toplumlar da bu kabuğu kırmak eğilimindedir.
Tersi de söylenebilir. Kabuksuz, anasız babasız kalmış toplumlar da ana baba arayışına, lider arayışına girer.
Peki, bir madde genleşemese kendi üzerine mi büzüşür, proton ve nötronlar birbiri üzerine mi çöker, kara delikler böyle mi oluşuyor, daha küçük hacimli ama çok daha büyük yoğunluklu bir yeni kütle mi oluşur, sorular çok.
Ancak şu kadarı açık ki, gerek doğa gerek insan değişmeden duramıyor. Her değişim önceden kestirilemiyor. Yoğunlaşma, hareket ve dağılma katsayısı her geçen gün artıyor. Sıkışma arttıkça gerilim yükseliyor.
Olmaz olunca olabilir, olabilirler zorunluluklar haline geliyor.
Korona artık olmaz değil, hatta giderek zorunlu bir gerçeklik haline geliyor.
Koronanın Türkiye’de ve dünya üzerinde ciddi etkileri olacağı açık da, gerek nüfus gerekse sosyopolitik sonuçları nasıl olacak acaba, öngörülebilir mi, rastlantılara mı bağlı, nasıl hesaplanabilir?

Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...