05 Mart 2020 04:08

BM Barış Hakkı Bildirisi hakkında

Paylaş

Bugünlerde barıştan söz etmek tehlikeli olmaya başladı. İç barıştan ya da komşu ülkelerle barıştan…

Malum bizim buralarda barıştan söz ettiğinizde, “ne barışı?” diye size çıkışılıyor. Artık ne terör destekçiliğiniz kalıyor ne de bölücülüğünüz. CHP “Esat’la görüşülmeli” dedi ya, “Esatçı mısınız?” diyorlar, barış isteyenlere…

Karşınıza savaşçı koro çıkıyor.

Çoğu kez yazılı ve görsel medya eşliğinde, paralel yargı usulü ile de yargılanıyorsunuz.

Linç demek lazım buna.

Barış akademisyenlerinin (BAK), Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi üyesi hekimlerin başlarına gelenleri unutmadık.

Savaşa övgü düzerseniz, aferin alıyorsunuz, ifade özgürlüğü hakkından yararlanıyorsunuz.

 Birleşmiş Milletler (BM) Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmenin 20. maddesi, savaş propagandasını yasaklıyormuş, Anayasa’nın 90. maddesine göre, Türkiye’nin taraf olduğu Sözleşme hükümleri iç hukukun da üstündeymiş…

Pratik başka şeyler söylüyor, geçin bunları.

Yukarıda andığımız Sözleşme’nin, “Savaş propagandası ve düşmanlığı savunma yasağı” başlıklı 20. maddesi şöyledir:

“1. Her türlü savaş propagandası hukuk tarafından yasaklanır.

2. Ayrımcılığa, kin ve nefrete veya şiddete tahrik eden herhangi bir ulusal, ırksal veya dinsel düşmanlığın savunulması hukuk tarafından yasaklanır.”

Türkiye’de ve dünyada insan hakları savunucuları ve savaş karşıtları, barış konusunda temel belgelerden olan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’un 12 Kasım 1984 tarihinde kabul ve ilan ettiği, 39/11 sayılı “Halkların Barış Hakkı Bildirisi” hükümlerini savunmaktadır. Dört maddelik Bildiri’nin ilk iki hükmü şöyledir:

“1.       Gezegenimiz halklarının kutsal barış hakkına sahip olduklarını resmen ilan eder;

2.         Halkların barış hakkının korunması ile bu hakkın uygulanmasını teşvik etmenin her bir devletin temel yükümlülüğü olduğunu resmen bildirir.”

Barış savunusu sürekli gündemde olan bir konuydu ve nihayet yapılan çalışmalar yine bir “bildiri” formatında ve bu defa “herkes” açısından, her birey, her kişi açısından, barışın bir   insan hakkı olduğunu vurgulayan bir bildiri kabul ve ilan edildi.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 19 Aralık 2016 tarihinde, 71/189 sayılı karar ile kabul ve ilan edilen 5 maddelik “Barış Hakkı Bildirisi”nin 1. maddesinde barış hakkının herkesin insan hakkı olduğu vurgulanır.

Şöyle:

“Madde 1

Herkesin barıştan yararlanma hakkı vardır ki bu şekilde bütün insan hakları savunulabilir ve korunabilir, kalkınma eksiksiz bir şekilde hayata geçirilebilir.”

BM’nin Barış Hakkı Bildirisi’nde “Barışın herkes için bütün insan haklarının savunulması ve korunması bakımından hayati bir şart olduğu” vurgulandıktan sonra, barış hakkının savunulmasının, “İnsan haklarının savunulması ve korunması” başlığı altında değerlendirildiği belirtilmekte ve bunun sürdürüleceği karar altına alınmaktadır.

Barış Hakkı Bildirisi, Türkçeye ilk defa, şubat 2020 tarihinde, İHD tarafından (Dr. Devrim Kılıçer) çevrildi ve yayımlandı.*

Bildiri hakkında geniş değerlendirme için, Barış Vakfının yayınlarında çıkan “Yeni Zamanlarda Barış” kitabı içerisinde yer alan Levent Korkut’un  “Barışın Hukuku: Uluslararası Hukukta Barış İle İlgili Düzenlemeler ve Uygulama” başlıklı makalesinin okunmasını öneririm.**

Sevgili okuyucular, memlekete, bölgemize ve gezegenimize barışın gelmesini ve sürekliliğinin sağlanmasını dilerim.

Biliyorum, kendiliğinden gelmez barış.

Savaşa itiraz etmek gerekli ama yeterli değil. Barış için çok çalışmak, talep etmek, emek vermek gerek.

*(https://www.ihd.org.tr/ceviri-bm-baris-hakki-bildirgeleri/)

**( http://barisvakfi.org/belgeler-2-kitabi-yayinladi/)

Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...