25 Şubat 2020 04:03

Dolar 6.15’i aştı, altın rekor kırdı, virüs ve savaş cebimizi vuruyor

Paylaş

Gerek cepheden (İdlib) gerekse dünyadan gelen haberler ekonomiyi sarsıyor.

Dolar kuru 6.15’in üzerine çıktı.

Altın da rekor üstüne rekor kırıyor.

Gram altın 330 liraya dayandı.

Çeyrek altın 545 lirayı buldu.

Kurun yükselmesinde de ‘güvenli liman’ diye sığınılan altın fiyatlarının uçmasında da hem dünyadaki gelişmelerin hem de Türkiye ekonomik gerçekliklerinin payı var. 

***

Dolar bütün paralar karşısında yükseliyor.

Sebeplerden biri Koronavirüs.

Koronavirüs salgını, Çin’den İran, Güney Kore ve İtalya’ya sıçrayıp can aldı.

Yayılacağı endişesi, ticaret ve üretim kaybı kadar psikolojik yıkım getirdi.

‘Güvenli liman arayışı’ hızlandı.

Geleneksel liman: Altın, gümüş...

Neoliberal dönemin her türlü krize dayanıklı olduğu düşünülen sığınağı: Dolar.

Amerika’da istediği geliri elde edemeyen ‘köpekbalığı’ saldırganlığındaki sermaye

‘Gelişmekte Olan Ülke’ diye tanımlanan ülkelere doğru hızla akmıştı.

Bu yılın ilk bir buçuk ayında 10 milyarlarca lira dünya piyasalarına dalış yapmıştı. Şimdi o para kaçış istikametinde! 

Bu durum doların değer kazanmasına yol açıyor. Salgın paniği sürdükçe de doların daha da güçleneceğine tanık olacağız.

Virüsün dışında doların yükselişindeki bir diğer sebep ise...

Avrupa ekonomisinin durgunluktan bir türlü çıkamaması.

AB ekonomisinin motor gücü Almanya’dan kötü haberler geliyor.

İtalya ve Fransa ekonomisi zaten durgundu.

Doları güçlendiren bir başka sebebe gelince...

Avrupa ve Japonya, ekonomilerini canlandırabilmek için eksi faiz politikası izlerken, Amerika’nın hâlâ ‘büyük’ ekonomiler içinde en yüksek faizi veren ülke olması da doların değer kazanmasına yol açıyor.

Bunlar doların güçlenmesine yol açan uluslararası etkenler.

Tabii bir de bunların dışında Türkiye’ye özgü sebepler var.

BAĞIMLI ÜLKE OLMANIN BEDELİ

Türkiye’deki firmalar, üretim yaparken büyük oranda ithalata bağımlı. Bu bağımlılık sebebi ile doların artışı üretim maliyetinin artması, enflasyonun azması demek!

Sanayide biraz çarkların dönmesiyle dış ticaret ve cari açık arttı. Döviz ihtiyacı yükseldi.

Kurları yukarı yönlü baskılayıcı bir gelişme bu.

Ayrıca bir yıl içinde ödenmesi gereken 120 milyar dolara yakın bir dış borç var. Bu da kurları artırıcı bir etken.

Kurların yükselişi ile Türkiye’nin en büyük pazarı AB ekonomisinin kriz içinde olması ülke ekonomisini olumsuz etkileyecek.

Türkiye’deki firmaların girdi maliyetlerini ağırlıklı bir biçimde dolar, gelirlerini de avro oluşturuyor. Yani firmalar dolarla ara malı ve ham madde ithal edip ürettiği ürünü avro ile satıyor.

Dolar avro paritesi dolar lehine geliştikçe Türkiye’nin geliri eriyor.

Türkiye indirdikçe faizi, dolar değer kazanıyor.

Artık emirle faiz indirmek de mümkün değil.

Faiz inmeye devam ederse parası olanların enflasyon karşısında eriyen (Enflasyonun altında eksi faiz uygulaması nedeniyle) paralarını dövize kaydıracağı açık. Söz konusu kaymanın daha yüksek bir dolar kuruna yol açacağı da...

Yanı sıra enflasyon da coşar!

1 KURUŞLUK KUR ARTIŞI MİLYARLARCA LİRA ZARAR!

Bizzat Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Suriye’de yaşananlar için ‘savaş’ tabirini kullandı. 

İşte o savaş...

Dünyadaki gelişmelerin yanı sıra Türkiye ekonomisini ayrıca vuruyor.

İdlib’deki gelişmelerin giderek tırmanması ve Türkiye ile Suriye ve Rusya arasında savaş eşiğine gelinmesi.

Türkiye’den sermaye çıkışını hızlandırdı.

İdlib sorunu öncesinde de Türkiye’den kaçış eğilimindeki yabancı sermaye şimdi adeta tam gaz topukluyor!

İki ayda milyarlarca dolar ülkeyi terk etti.

Türkiye’den kaynak sömürmek için gelen sermaye hızlı çıkışıyla kurları zıplatıyor. Ekonomiye ağır hasarlar bırakıyor.

Bir yıl içinde 118 milyar dolarlık dış borç ödemesi var. 

Dolardaki her 1 kuruşluk artış ödenecek parayı 1 milyar 180 milyon lira artırıyor.

Son bir ayda kurlar 20 kuruş artığına göre...

Ödenecek fatura durduğu yerde 23 milyar lira kabardı.

Ayrıca devlet iç borçlanma faizleri yükseldi.

Devletin kasasından (Ödediğimiz vergiler) faize aktarılacak rakam büyüdü!

Yurt dışından borç maliyeti arttı. Zira risk primini ifade eden CDS’ler bu dönemde yükseldi. Borca ödenecek faiz arttı.

Hepsinin anlattığı hikaye: Kur, enflasyon, yeni vergi ve yoksulluk.

Çıkın sonuç: Savaş cephede askeri, cepte paramızı vuruyor!

Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...