17 Şubat 2020 04:10

El Salvador'da dinci ve otoriter evre

Paylaş

2019 Haziran’ında El Salvador’daki başkanlık seçimlerini kazanan Nayib Bukele bugüne kadar genç yaşından dolayı (39) ve ülkedeki güvenliği ciddi bir biçimde tehdit eden ve “mara” adı verilen çetelerle gerçekleştirdiği mücadele ile gündeme gelmişti. Birleşmiş Milletler Genel Kurulundaki konuşmasına başlamadan önce kürsüde cep telefonu ile kendi fotoğrafını çekmesi, başkanlık kampanyasının başından itibaren sosyal medyayı etkin bir biçimde kullanması ve göreve geldikten sonra ülkenin cinayet oranlarındaki dikkate değer düşüş, uluslararası ortamda Bukele’nin başarılı bir ‘yeni nesil’ siyasetçi olduğu biçiminde yorumlanıyordu.

Filistinli Müslüman bir babanın oğlu olan Nayib Bukele, aslında siyasi hayatına soldan, yani Farabundo Martí Cephesinden (FMLN) başlamıştı. Ancak daha sonra FMLN’yi terk ederek ülkeyi iç savaştan beri yönetmiş bulunan iki geleneksel partinin –FMLN ve ARENA- dışında yeni bir siyasetin lideri olarak ortaya çıkmış ve başkanlığı kazanmıştı. Dış politikada ‘aktif’ bir strateji izleyen Bukele özellikle Arap kimliği ile Körfez ülkelerini dolaştı ve anlaşmalar imzaladı, aynı zamanda ülkenin ABD’ci konumunu Amerikan Devletleri Örgütündeki sağcı-darbeci cephe üzerinden güçlendirdi.

Bukele’nin bu kısa sürede gösterdiği ‘başarılarının’ da ömrünün kısa sürdüğünü söylemek mümkün. Bölgedeki sağ karşı saldırının yarattığı dalgaya Bukele’nin de dahil olduğu geçtiğimiz haftada ortaya çıkmış bulunuyor. Hükümetin en önemli siyasi hedeflerinden biri olarak ortaya çıkan ve yerel çetelerle silahlı mücadeleyi kapsayan Territoryal Kontrol Planı’nın üçüncü evresi için gerekli olan 109 milyon doların, Orta Amerika Ekonomik Entegrasyon Bankası’ndan (BCIE) borç olarak tahsisinin yasama meclisinden geçirilmemesi büyük bir politik kriz haline geldi.

Aslında Plan ile çetelerle mücadeleden çok, günlük hayatın daha da askerileştirilmesi ve bazı kişilere önemli kaynak aktarımlarının sağlaması öngörülüyor. Plan için gerekli olan mali borçlanmanın yasama tarafından tartışılmadan kanunlaştırılmasını isteyen Bukele, Anayasa’nın milli güvenlik durumlarında kullanılacak olağandışı maddesini kullanarak yasama meclisini yasayı onaylaması için toplantıya çağırmıştı. Ancak muhalefetteki ve birbirine düşman olan ARENA ve FMLN üyesi vekiller bu çağırıya karşı çıkarak olağandışı toplantıya katılmadılar. Bunun üzerine Bukele vekilleri hainler ve utanmazlar olarak tanımladı, meclise asker ve polisleri yerleştirdi, toplumun mafya dostları ve vatanın dostları olarak ikiye ayrıldığını ilan ederek halkı meclise çağırdı. Meclise elinde İncil, yanında asker ve polisler ve partisinin destekçileriyle giren Bukele, ellerini -İslami usullere benzer bir biçimde- göğe kaldırarak bir müddet dua etti, trans halinden çıktıktan sonra boş sandalyelere hitaben meclise diyalog için bir hafta daha süre verdiğini ve bu süre bittiğinde ise meclisi feshedeceğini ilan etti.

‘Yeni nesil’ başarılı siyasetçi prototipinden, eski nesil otoriter siyasi lider formuna hızlı bir geçiş yapan Bukele’nin geleneksel siyasi gruplardan alamadığı desteği sadece Tanrıdan beklediğini düşünmek güç olacaktır. Kontrol Planı ile sağlanacak dış borçlanmadan doğrudan faydalanacak olan Silahlı Kuvvetler ve Polis ülkedeki askerileşme ile de gücünü arttıracağından hükümete tam destek vermekte. Anayasa Mahkemesinin Bukele’nin yasama meclisini kontrol etme çabasını anayasal bulmadığını belirtmiş olması Bukele’nin dışarıdaki dostlarına da daha fazla ihtiyaç duyacağını düşündürüyor. Her halükârda krizin, bölgedeki sağcı karşı saldırı dalgasına uygun bir biçimde dinci ve otoriter bir biçim aldığını görmek ise artık şaşırtıcı gelmiyor.

Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...