23 Ocak 2020 04:10

Futbolun içinde bazı şeyler de olmasın

Paylaş

Futbol kültürümüzün temelini kazanma odaklı bakış açısı oluşturuyor. Oyunu zevkle, keyifle icra edilen/izlenen bir etkinlik olmaktan çıkarıp türlü olumsuzluklara bulayan ve anlamsız çekişmeler, polemikler eşliğinde herkes için bir tür eziyete dönüştüren de bu bakış açısı. Futbolun herkes için her bakımdan çok daha verimli ve keyifli bir aktivite haline gelebilmesi, yeni bir anlayışı bu oyuna hakim kılmakla mümkün. Yeni bir futbol kültürüne duyulan ihtiyaç acil biçimde kendisini hissettirse de bu yönde çaba gösteren pek kimse yok. Tersine, futbolu yozlaştıran söylemleri/eylemleri onaylayan yaklaşımlarla hakim anlayış daha bir pekiştiriliyor…

Söz gelimi gerginlik, sahtekârlık, baskı, manipülasyon, kışkırtma, şiddet, taciz, küfür, hakaret gibi pek çok arızalı pratik, “Futbolun içinde bu var” söylemiyle normalleştirilerek oyun kültürünün bir parçası haline getiriliyor…

Beşiktaş altyapısında yetişip şu anda Sivasspor’da kiralık olarak forma giyen genç oyuncu Fatih Aksoy, takımının Beşiktaş ile oynadığı karşılaşmada elinden geldiğince mücadele ettiği için siyah-beyazlı taraftarlar tarafından protesto ediliyor. Belli ki tribünlere, “İnsan kendisini yetiştiren kulübe karşı bu kadar hırsla mücadele eder mi” düşüncesi hakim. “Şerefli mücadele”yi dillerinden düşürmeyenler, sahada şerefli mücadele veren oyuncuya katlanamıyor ve o oyuncunun kendilerine iltimas geçmesini bekliyorlar. Kazanmak amacıyla gözler dönünce, onurlu, erdemli davranışın pek bir önemi kalmıyor görüldüğü gibi. Fatih, elinden gelen mücadeleyi ortaya koymasaydı takım arkadaşlarına ve kulübüne ihanet etmiş olmayacak mıydı? Beşiktaşlı taraftarlar böyle bir ihaneti mi bekliyorlardı? “Erdemli davranış bizim çıkarımıza hizmet ediyorsa gereklidir, gerisi faso fiso” şeklindeki yaklaşım, ortada ahlaki tutarlılık diye bir kaygı bulunmadığını gösteriyor… Şu da bir gerçek ki, ahlaki tutarlılık yoksa, ortam her türlü kirliliğe açık demektir…

Kazanmak adına her yolu mübah gören anlayış, elbette kendilerine karşı ortaya konan kora kor mücadeleden rahatsızlık duyacaktır. Ama bu onların sorunu. Ne olursa olsun, erdemli, onurlu mücadeleden asla ödün verilemez…

Maçtan sonra Fatih Aksoy, Beşiktaşlı taraftarların kendisini protesto etmesinden dolayı büyük üzüntü duyduğunu ve kalbinin kırıldığını belirtirken, Sivasspor Teknik Direktörü Rıza Çalımbay ise “Futbolun içinde böyle şeyler var” diyerek olayı normalleştirmeyi tercih etti. Tamam, her türlü duyguyu açığa çıkarabilme özelliğiyle futbol gerçekten de pek çok insanlık halini barındıran bir oyun, ancak bu, ortaya dökülen her pratiğin onaylanmasını gerektirmiyor.

Oysa Çalımbay, “Fatih daha yolun başında ve ülke futbolu adına umut veren bir oyuncu. Böylesine manasız bir protesto moraline, özgüvenine ve inandığı etik değerlere ciddi anlamda zarar verip onu yaralayabilir. Mevcut halinden hepimizin yakındığı futbolda bir şeyler değişecekse bu, karakterli genç futbolcular sayesinde gerçekleşebilir. Bu nedenle onları desteklemek, cesaretlendirmek önemli. Taraftarların bütün bunları göz önüne alarak dikkatli olması gerekiyor” şeklinde laflar etse bu herkes için katkı verici olabilirdi.

Teknik direktörlerin, taraftar kaynaklı olumsuzlukları/yanlışlıkları hoş gören, onaylayan değil, eleştiren yaklaşımlar sergilemesi bazı şeylerin değişmesi yolunda önemli bir adım olabilir.

Taraftar popülizmi, oyuna geniş bir perspektiften bakılmasını engelleyen ve sığ futbol kültürünü besleyen en önemli olgular arasında. “Futbolun içinde bu var” yaklaşımıyla ona prim verildikçe ciddi anlamda ayak bağı olmayı sürdüreceği aşikâr…

Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...