21 Ocak 2020 04:41

En zenginler ve metal işçileri

Paylaş

OXFAM’ın dünyadaki gelir dağılımıyla ilgili yeni raporu müthiş! Müthiş ne kelime. Dudak uçuklatıcı.

Gelir dağılımı, tabii ki, üretim araçları mülkiyetinin dolaysız bir sonucu.

Türkiye’de örneğin ev ve araba ya da az-çok geçinebilecek büyüklükte bir toprak sahibi olmak bile mesele. Nüfusun büyük çoğunluğu kirada ve atadan kalma arabası olanlar bile akaryakıt masrafını karşılamaya güç yetiremediği için çoğu kez toplu taşımayı kullanıyor. Ancak sorun başını sokacak bir ev ya da bir arabaya sahip olmak değil.

Kaç kişinin fabrikası var? Banka sahipleri toplam kaç kişi? İthalat ve ihracatçı büyük tüccar ya da maden sahibi olanların toplamı ne? Nüfusun kaçının market zincirleri var? Türkiye’deki enerji üretim ve dağıtım şirketi sahiplerinin miktarı ne? Ya dünyada? Sorun burada.

Fabrikalarla madenler bankalarla sigorta şirketleri türünden sair sermaye ve yatırım sahipleri, büyük tekel patronları yani, büyük toprak sahiplerini de eklerseniz, büyük mülk sahipleri, tartışmasız ki, gelir dağılımından aslan payını alıyor. Bundan doğalı yok. Gelirlerin fabrikalarla bankaların sahiplerinin cebini doldurup banka hesaplarını şişirmesinde şaşılacak şey yok. Rüzgar ekersen fırtına biçersin!

OXFAM’ın rakamları şöyle:

Dünyanın en zengin yüzde 1’lik bölümü hemen hemen dünya nüfusuna denk düşen 6.9 milyar kişinin toplam servetinin 2 katına sahip. Olacak iş mi? Oluyor!

En zengin 2153 kişinin, yani diyebiliriz ki dünyayı idare edenlerin serveti, 4.6 milyar kişinin serveti kadar. Olur mu? Oluyor!

Dünyanın en zengini birkaç yıldır internetten satış yapan AMAZON şirketinin sahibi tekel patronu Jeff Bezos. 116.4 milyar dolarlık bir “birikimi” var. Toplayın, çıkarın; görün ki, kaç ülkenin milli gelirinden fazlasına sahip adam. Tek tek işçiler ya da bir iki fabrikanın toplam işçisi değil, ülkelerden çok serveti var. Ne yapar, nasıl harcar, bizi ilgilendirmiyor, ancak bu nasıl düzen, bu nasıl hak, nasıl adalet, bunlar bizi ilgilendiriyor. Bu kadar eşitsizlik olur mu? Kapitalizm bu demek: Tam eşitsizlik. Tam adaletsizlik. Katlanılabilir olmayan bir haksızlık düzeni. Neden, peki? Üretici bütün mülkiyet ya da sermaye denmiş olan gelir getirici mallar toplamı kapitalist denen kişilerin elinde ve düzenin adı kapitalizm de ondan. Üretmeye (ve dağıtmaya) yarayan emekgücü dışındaki her şey onların elinde ve işçinin elindeki tek “servet” olan emek gücünü karşılığını ödemeden kiralayıp işçinin ürettiği artı-değere, yani alın terine el koyuyorlar. Düpedüz sömürüyorlar yani. Sebep bu. Bu sistemde gelir dağılımının başka türlü olması imkansız.

Hep daha adaletsizini istiyor patronlar. Daima daha insafsız bir gelir dağılımını dayatıyorlar. İşte MESS. Enflasyon uçmuş. Adamlar yüzde 8 zam artışından fazlası olmaz diyor. Ve enflasyon örneğin yüzde 50 mi olur 100 mü, gelecek sene bile ne olacağı belli değilken, üç senelik sözleşme dayatıyorlar. Zaten performans primi vb. dayatmış ve kabul ettirmişler, hastalık izninde bile düşürüyorlar “notlarını”, üstüne esnek çalışmayı katmerlendirmeye çalışıyorlar.

İşçilere, bu kapitalist sistem içinde düşen ise iyi pazarlık etmek. Bunun için gücünü ortaya koymak. Tek silahı olan birliğini sağlamak ve elinden gelen belli başlı yaptırım gücü olan grevi gündeme getirmek. Patron üretim durur ve ürünleri ürettirip satamazsa, kazanamayacak çünkü. Sözleşmelerini yerine getiremeyip sıkışacak, işçilerin sesine kulak vermek zorunda kalacak. TÜRK METAL yüzde 26 zam istemiş BMS yüzde 34. Ooo, çok diyor Metal patronları. MESS yöneticileri “rekabet koşulları”ndan dem vuruyorlar. Başka ülkelerin patronlarıyla rekabette sıkıntı çekiyorlarmış. Tasası işçiye sanki; işçi ücretinden kısıp rekabette üstünlük peşindeler. Yani? Az kâr ederlermiş, çok etmeliymişler!

Sendikalar yemekhanelerde çatal-kaşıklı protesto, fabrika bahçesinde ve servislerde yürüyüşler gibi eylemlere başvurduktan sonra, nihayet miting düzenlediler. Bir Bursa’da bir de Gebze’de. İşçiler oluk oluk aktı. Şimdi Türk-Metal mitinglere devam diyor. Oysa artık sıra grevde. BMS yakında çıkacağını açıkladı. Ve hükümet yasağı ya da erteleme ihtimali. İşçi uyulmayacağı şimdiden açıklansın istiyor!

Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...