17 Ocak 2020 05:00

Seçim hazımsızlığı, planlı-programlı organize girişimler

Paylaş

İşsizlik yoksulluk, geçim sıkıntısı halkın boğazını sıkıyor.

Suriye, Doğu Akdeniz derken Libya’ya yönelik sefer hazırlığı ve dış politikada Türkiye’yi badireden badireye sürükleyen sorunlar büyümeye devam ediyor.

Cezaevleri sadece adli mahkumlarla değil binlerce Kürt siyasetçi ve gazetecilerle de dolu.

Yargının itibarı yerlerde sürükleniyor.

Ama iktidar, muhalif belediye ve başkanlarının işlerini yapma motivasyonlarını bozmak için özel organizasyonlar düzenliyor.

İktidar, bölge belediyelerinde “kayyumlar” atayarak yerel seçimlerin sonuçlarını ortadan kaldırırken Meclisin üçüncü büyük partisi olan HDP’yi legal siyaset alanının dışına itmek için de yasa-hak-hukuk tanımaz bir kampanya sürdürüyor. Bu kampanya, Selahattin Demirtaş’ın öykülerini tiyatrolaştıran sanatçıları sindirmek için en yukarıdan suçlamalar yapmaya kadar götürülmüş durumda.

TBB’DEKİ OLAY PLANLI VE ORGANİZE

Son birkaç gün içinde iki önemli olay cereyan etti.

Bunlardan birincisi; Türkiye Belediyeler Birliğinin (TBB) Ankara’da düzenlenen “Akıllı Şehirler ve Belediyeler Kongresi”nde yaşandı.

Kongreye İBB Başkanı İmamoğlu “Cumhurbaşkanı size ödül verecek, katılmanıza çok önem veriyoruz” denilerek davet ediliyor. O da CHP’li Ankara, İzmir, Adana, Mersin... gibi büyükşehir belediye başkanlarını yanına alarak kongreye gidiyor. Ama kongrede de önce Cumhurbaşkanı sonra da Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, “Kanal İstanbul” üstünden İmamoğlu’na veryansın ediyorlar.

İmamoğlu’na “ödül” de söz de verilmiyor!

Açıkça görülen o ki, İmamoğlu ve CHP’li belediye başkanları oraya “tokatlanmak” için çağrılmış! Besbelli ki kamuoyu önünde aşağılanarak, itibarsızlaştırılmak istenmiş!

İkinci olay ise, yıllardır haksız-hukuksuz biçimde cezaevinde tutulan Demirtaş’la ilgili. Demirtaş’ın cezaevinde yazdığı “Devran” adlı kitabındaki öyküler Jülide Kural tarafından “okuma tiyatrosu” olarak sunuldu.

Jülide Kural’ın oyununu Selvi Kılıçdaroğlu, Dilek İmamoğlu, Başak Demirtaş yan yana oturarak izledi. Demirtaş’ın kitabının oyunlaştırılması vesilesiyle bu üç kadının; bir grup aydın, demokrat ve sanatçının da katılımı ile bir araya gelmesine, iktidar, sanki bir “Patlayıcı materyal oluşturuluyor” tepkisi verdi.

Önce İçişleri Bakanı Soylu, sonra da Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bahçeli (yandaş medya korosu ile birlikte) oyunu sahneye koyan Jülide Kural ve oyunun izleyicilerine, sanatçılara, aydınlara “efendi”den tutun da “sıkıyorsa”ya kadar argo nitelendirmelerle bir kez daha ayar vermeye giriştiler!

MUHALİF BELEDİYELER TEK PARTİ İKTİDARININ ENGELİ GÖRÜLÜYOR

Tabii burada, onca sorun olan Türkiye’de Cumhurbaşkanı, İçişleri Bakanı ve öteki yüksek makamlara sahip zevat;

Acaba neden İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin en büyük kentlerinin seçilmiş belediye başkanlarını itibarsızlaştırmak için bir organizasyon yapar?Ve neden koca T.C’nin Cumhurbaşkanı ve İçişleri Bakanı, bir “okuma tiyatrosu”nu büyük bir suçmuş gibi gösterip fırtınalar koparırlar?

Elbette bu soruların yanıtı, ülkenin Cumhurbaşkanı ve İçişleri Bakanı başta olmak özere yüksek zevatın bunları “sehven” yaptıkları ya da söyledikleri şeklinde geçiştirilemez. Tersine olup bitenlere, özellikle de tek parti tek adam yönetiminin inşasına girişenlerin yürüdükleri yola bakıldığında; hem TBB’de belediye başkanlarını itibarsızlaştırma girişiminin hem de Jülide Kural’ın oyununun ve Demirtaş’ın kitabı üstünden sanatçılara yönelik sindirme girişiminin; planlı-programlı organize bir oyun olduğu tartışmasızdır.

Çünkü iktidar, hâlâ yerel seçimde yediği tokadı hazmedememiştir. Bu yüzden de belediyelerde seçimde kaybettiğini iktidar gücüne dayanarak geri almak için uğraşmaktadır. Bunu bölgede 40 dolayında belediyeye “kayyum” atayarak yaptılar. Batı illerinde ise belediyeleri çalıştırmayarak, merkezi iktidarın girişimleriyle ve “yerel yönetim yasasını değiştirerek” (Böyle bir yasal düzenleme için hazırlık yapıldığı biliniyor) yapmaya çalışıyorlar. TBB kongresinde İmamoğlu ve diğer belediye başkanlarına yapılan muamele bununla sıkı bağlantılıdır.

Konu elbette ki “tek parti” rejimi inşası için de belirleyici önemdedir. Çünkü “tek parti rejimi” yerel yönetimlerin merkezi iktidara muhalif yönetimler olmasını zihniyet olarak reddeder. Bu yüzden de AKP, (Belediyelerin muhalefete geçmesinden “rant kaybı” nedeniyle rahatsız olduğu gibi) “tek parti” yönetiminin inşasının önünde engel olması nedeniyle belediyelerin muhalefette olmasından rahatsızdır.

HEDEFE KONANLARIN KAMUOYUNDAKİ İTİBARI YÜKSELİYOR

Jülide Kural’ın oyunu karşısında iktidarın tepkisi esas olarak; 7 Haziran seçiminden beri “Seni başkan yaptırmayacağız” sloganıyla öne çıkan Selahattin Demirtaş’ı cezaevinde bile hazmedememektendir. Bu yüzden de bir öykü kitabının “okuma tiyatrosu” olarak sunulması bile taş gibi oturmaktadır midelerine! Nitekim iktidardan gelen tepkilerden görev çıkaran PTT; sitesindeki Selahattin Demirtaş’ın kitaplarını hemen kaldırarak kampanyaya destek vermiştir.

Kısacası, Erdoğan, bakanları ve AKP, 7 Haziran seçimiyle ortaya çıkan ama yerel seçimle birlikte artık geriye döndürülemez olduğunu gördüğü aşağı doğru gidişi bir türlü hazmedememektedir. Aynı şekilde bu gidişatta rolü olduğunu düşündüğü İmamoğlu, Demirtaş gibi kişilerin kamuoyunda itibarlarının artıyor olmasını da hazmedememektedir.

Ancak şu da bir gerçek ki, bu girişimler iktidarın amacının tam tersi yönde sonuçlar vermekte; itibarsızlaştırılmak istenen kişilerin itibarını yükseltirken iktidarın itibarındaki erozyonu hızlandırmaktadır.

Yapılan son anketler bunu açıkça gösteriyor.

Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...