12 Ocak 2020 02:20

Süleymani’nin öldürülmesi son değil, başlangıç

Paylaş

2-3 Ocak 2020 gecesi Bağdat havaalanı yakınında bir ABD İHA saldırısı ile İranlı general Kasım Süleymani ve muhtemelen yedi kişinin şok edici bir şekilde öldürülmesi, bölgeyi sıcak savaşa bir adım daha yaklaştırdı. Askeri kariyerine sekiz yıllık İran-Irak savaşı sırasında asker olarak başlayan General Süleymani, İran ve Irak’taki Şii topluluklar için bir kahramandı. Parlak bir stratejist olduğu kabul edilerek İran’da siyasi gücü elinde tutan Ayetullahların silahlı kolunun başına geçirildi. General Süleymani’nin öldürülmesi İran ve Irak’ta güçlü protestolara yol açtı. Süleymani, yönettiği tarihi savaşlar nedeniyle öylesine itibar kazanmıştı ki lakabı “yaşayan şehit”ti. İran İslam Cumhuriyeti’nin dünyanın bu bölgesindeki nüfuzunu genişletebilmesinin nedeni ise George W. Bush tarafından yönetilen ABD’nin, 2003 yılında Irak’ı işgal ederek tarihindeki en büyük dış politika hatasını yapmış olmasıydı. ABD hükümeti, Irak Cumhurbaşkanı Saddam Hüseyin’i (1937-2006) ve Baas Partisi hükümetini devirerek ülkenin çoğunluğunu oluşturan Şiilerin elitleri tarafından doldurulan bir iktidar boşluğu yarattı. İran hükümeti de bu boşluktan yararlandı. Bu yüzden İran İslam Cumhuriyeti’nin bölgedeki gücünün ölçülmez oranda artışından ABD’nin kendisi sorumlu. 

General Süleymani’nin Donald Trump’ın komutası altındaki ABD özel kuvvetleri tarafından alçakça öldürülmesi de iddia edildiği gibi “son” değil, dramatik sonuçları henüz görünmeyen bir gelişmenin sadece başlangıcı.

Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa