06 Ocak 2020 04:28

2020'de Venezuela

Paylaş

Venezuela’da geçen sene kendisini başkan ilan eden ve 2019 Nisan’ında muhalefetin bir başka güçlü ismi olan Leopoldo López ile Maduro idaresine karşı darbe girişiminde bulunan Juan Guaidó, süresi dolan meclis başkanlığı görevine şimdi tekrar seçilmeye çalışıyor. Her ne kadar ABD, AB, Lima Grubu ülkelerinin bir kısmı ve birçok bölge ülkesi tarafından meşru yürütme olarak kabul edilmiş ve bu ülkelere temsilciler dahi yollamış bulunsa bile, Guaidó ve muhalefet için 2019 hiç iyi bir yıl olmamıştı. Özellikle darbe girişiminden sonra López, çifte vatandaşı olduğu İspanya Büyükelçiliğine sığınmış, Guaidó ise Kolombiya’ya kaçmak zorunda kalmış, ordunun bir kısmını kopararak iç savaş yoluyla Maduro’dan kurtulmanın imkânsız olduğu da böylece ortaya çıkmıştı.

Darbe teşebbüsünün bir başka sonucu ise Maduro’nun sürdürülebilir olmayan ve ülkeyi militarize etmiş bulunan politikalarına karşı olan Chavistlerin, konumlarını değiştirmesi oldu. İddia niteliğinde olsa dahi, Chavist siyaset, bürokrasinin ve askeriyenin en üst kademeleriyle, muhalefetin darbe teşebbüsü öncesi belirli bir diyaloğa sahipti. Bu diyalog ülkenin ekonomik olarak içinde bulunduğu çıkmazdan kurtulabilmesi için bir geçiş dönemi üzerine yoğunlaşmaktaydı. Ancak Nisan ayındaki darbe girişimi bu diyaloğun sona ermesine sebep oldu. Artık bundan sonra ipleri Maduro rejimi eline aldı ve yaz aylarında da muhalefetle doğrudan görüşme yollarına rejim yekpare bir biçimde gitti.

Bu açıdan değerlendirilince Guaidó’nun ve muhalefetin 2020’de işinin zor olduğunu söylemek gerek. Muhalefetin çoğunluğa sahip olduğu Mecliste, Guaidó’nun tekrar seçilmesi beklenebilir. Ancak rejimin de eli kolu bağlı değil. Maduro yönetiminin, muhalefet içerisindeki derin görüş ve çıkar ayrılıklarını kullanarak bazı meclis üyelerini rüşvet ve diğer yollarla ikna etmeye çalıştığı iddiaları mevcut. Guaidó’nun meclis başkanlığını kazanamaması durumunda ise muhalefet açısından büyük bir yenilgi yaşanmış olacak, Guaidó’nun ülkede zaten hiçbir zaman tesis edemediği meşruiyeti uluslararası ortamda da absürt bir hal alacak.

Bu süreçte Venezuela ekonomisinde yavaş da olsa bazı değişikliklerin yaşanmaya başladığını söylemek mümkün. Öncelikle petrol fiyatlarındaki artışın devam etmesi Venezuela’daki petrol üretiminin belirli oranlarda yeniden artmasını da beraberinde getirdi. Venezuela petrol endüstrisi 2019 başından beri büyük oranda ABD ambargosuna maruz kalmış, devlet petrol şirketi PDVSA’nın ABD’deki hesap ve varlıkları dondurulmuştu. Bu yaptırımlar halen devam etmekteyse de mart ayından itibaren ABD Hazine Bakanlığı, Chevron gibi Amerikan firmalarının ülkedeki faaliyet izinlerini uzattı. Petrol fiyatlarındaki artış, Venezuela’nın yaşadığı hiperenflasyonun durma noktasına getirdiği tüketimi tekrar canlandırabilmek için icat ettiği ve değerini ülkenin petrol rezervlerine sabitlediği para birimi olan Petro’nun yavaş da olsa kullanım alanı kazanmasına sebep oldu. Kesin rakamlar bilinmese de ‘petro’ ile gerçekleştirilen ekonomik faaliyetlerin arttığı belirtilmektedir. Tüketimdeki canlanmayı destekleyen bir başka olgu ise ülke ekonomisindeki dolarizasyon oldu. Dolar ve bolivarın aynı anda kullanımının artmasıyla piyasada gerçekleşen canlanma, fiyat artışındaki dalgalanmaları ve hızı da bir nebze kontrol altına almış gibi gözüküyor. 2020’de ekonomide yaşanacak bir canlanmanın muhalefetin işini daha da zorlaştıracağını tahmin etmek ise güç değil.

Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...