22 Aralık 2019 02:24

Özgürlükse özgürlük

Özgürlükse özgürlük
PAZAR
Paylaş

Aldırmazlık:
Öyle kalıplaştık ki, gövdemizi demir bir kafes gibi saran cafcaflı giysilerimiz içinde. Işıklı bir caddenin ortasındayız; gece gündüz kararmayan. Burnumuzun doğrusuna yürüyoruz cadde boyunca. Ne sağa, ne sola, ne arkamıza bakmadan. Karanlık dar sokaklarda bıraktıklarımıza aldırmadan. 

Kıpırtısız:
Sırtımızı ısıtıyor güneş karıncalarla. Karıncalar da usta. Bir o yana, bir bu yana. Saman çöpü ya da buğday tanesi her biri sırtladıklarıyla. Bir o yana, bir bu yana. Kıpır kıpır. Denizin kıyısında sırtını güneşe dönmüş erkeklerle göğüslerini açan kadınlar. Kıpırtısız. Uyuyup kalan. 

Özgürlükse Özgürlük:
“Saray Artığı Bahçeden” öyküsünden bir alıntı: “Söz gelimi sabahtan akşama dek burnunu karıştırabilir, orasını burasını isterse kanatıncaya dek kaşıyabilir, oyun oynayabilir, şarkı söyleyebilir. Karınlarını doyurmak isteyenler, diledikleri gibi, patlayıncaya dek, olmadı mı kusup midelerini boşalttıktan sonra yeniden yemeğin başına çökerek, sonra yeniden kusarak ve yeniden sofranın başına geçerek işkembelerini şişirebilirler. Aç kalmayı isteyenler, diledikleri sürece aç kalabilirler. Hiçbir olay, gülünç ya da acıklı diye kesin olarak damgalanamayacağına göre, gülmeyi becerenler dilediklerince gülebilir, gözü yaşlılar da en az gülenler kadar, sesli ya da sessiz ağlama özgürlüklerini kullanabilirler.” Adnan Özyalçıner (Yağma)

Yağmur Karanlığı:
Bir düş sıcaklığıyla uyandığımızda güneşli ılık bir sabahla karşılaşıyorduk. Düşsüz karanlık bir uykunun sabahıysa ister istemez asık yüzlü bir gökyüzüyle. Düşler, siyahıyla beyazıyla sürüp gidiyor gene. Uyandığımızda artık penceremize sıvaşan bir yağmur karanlığı karşılıyor yalnız. Gittikçe soğuttuğu bir sabahla. 

Semaver:
“Kızarmış ekmek kokan odada semaver ne güzel kaynardı. Ali semaveri, içinde ne ıstırap, ne grev, ne de patron olan bir fabrikaya benzetirdi. Onda yalnız koku, buhar ve sabahın saadeti istihsal edilirdi/üretilirdi.” Sait Faik (Semaver)

Suların Aydınlığı:
Çöken karanlık sıyrılır, akan suların aydınlığında. Ağaçlar çiçek açar. Kalabalık yayılır. Kentler, evler, fabrikalar, deniz kıyıları, kırlar dolup taşar. Sular aktığında. 

Güneş Doğduğunda:
Güneş doğup aydınlık yayıldığında gölgelenmesin. Kararmasın evler, fabrikalar, iş yerleri, insanlar. Işısın. Dağların, denizlerin ışıdığı gibi. Yansısın birinden ötekine. 

Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...