15 Aralık 2019 04:11

Dön Baba Dönelim

Dön Baba Dönelim
PAZAR
Paylaş

Sadri Ertem 1930’larda yazdığı “Kaybolan Adam” öyküsünü şöyle sonlandırmıştır: 

“Her gün hürriyet hürriyet diye inleyen tek adam, fabrika düdükleriyle balyozlar gibi yataklarından kalkıp inen insanlara karıştı… Dükkanda çalışan, barda para yiyen, melon şapkalı adam bir gün içinde ortadan silindi, kayboldu. 

Şimdi onun yerine bir adam yaşıyor:

‘Tek adam’ yerine ‘Cemiyet adamı’”

Çoğunluğun adamı yani. Bugün, çoğunluğun içinden çoğunluğun oyuyla seçtiğimiz o adam, başımızdaki “Tek adam”a dönüştü yeniden.

ARALIK:
Aralık karanlık, içinden baktığım aralık. Dışarısı loş, sokaklar baştan sona bomboş. Bütün kapılar aralık. Ne gelen var, ne giden. Miyavlayan bir kedinin sesi, kesik kesik havlayan bir köpeğin iniltisi mi karşılayacak gelenleri, kapılar kapanmadan. Güneşle…

GÖLGELER:
Gölgeler doldurmuş her yeri. Uzun, kısa, dik, yatay, gri, kara gölgeler… Ne insan, ne sokak, ne kent. Hepsi gölge. Sevişen, kavga eden, yakan, yıkan, ezen, ezilenlerin hepsi. Çoktan ölenlerin, öldürenlerin gölgesi. Hepsi. 

KİMİN NOBEL'İ:
Kurucusu tarafından dünya barışına adanmış, insan onurunun çiğnenmesine karşı konmuş bir insanlık ödülü olan Nobel, kitabı nice dilbaz olursa olsun, kendisi savaştan yana, insanlık onurunu hiçe sayan bir yazara nasıl verilir? Yazarlık her şeyden önce insanlıktır. Kimin Nobel’i bu?

KARMAŞA:
Caddenin iki yanından bir de ortasından taşıtların hızla geçip gittiği, iki yandaki daracık yaya kaldırımlara tıkışmış insanların birbirlerine karıştıklarından hangi yöne gittikleri/gidecekleri belli olmayan bir yer. İki yanını kaplayan yüksek beton duvarların geniş caddeyi, gökyüzünü de kapatarak daralttığı bir kent bulvarı burası. Sağır edici bir uğultu içinde sürekli gidip gelinen. Bir yere varmadan/varamadan. 

SUSMADAN:
“Bırakalım bir yana gevezeliği, biz kim olduğumuzu biliyoruz. Geleceğin çiftçileri. Ama siz kimsiniz? Tacir ya da başka bir şey. Alışverişi bizden iyi bilirsiniz. Öyleyse şu soruya bir yanıt bulalım: Bu alışverişin faturasını niçin ben susarak ödemek zorundayım?” Onat Kutlar (Yeter ki Kararmasın)

GÜNEŞ BATMADAN:
Her şey yerli yerinde: Yer, gök, deniz. Ne rüzgar, ne fırtına, ne yağmur, ne kar. Tarlalar güneş altında. Cıvıl cıvıl insanlar kuşlarla. Güneş batmadan.

Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...