10 Aralık 2019 04:21

Konuşmak ne güzel şey kardeşim!..

Paylaş

Eskiden Sn. C. Bşk. Erdoğan, hem Sn. C. Bşk. olmadan önce hem olduktan sonra, her önüne gelene ağzına ne gelirse, esirgemez, yüksek sesle söylerdi. Kimler nasibini almamıştı ki?! Bahçeli bile, “Cumhur İttifakı”nda ortağı olmadan önce neler işitmemişti…

Başta Kılıçdaroğlu geliyordu. “Eyyy..” diye başlayıp demediğini bırakmazdı. Ne şeref kalırdı ne haysiyet. “Üç tane kaz güdemez”den tutun “SSK’yi batırma”ya varıncaya kadar. En hafif suçlama “yalancılığı”ydı. Demirtaş’a uygun görülen ise “terör yandaşlığı” oldu; hâlâ hapiste!

Delikanlılık sayılır, övünülürdü hatta.

Para etmez miydi? Ederdi. Çubuk’ta örneğin araya neredeyse kan girecek kadar gerginlik yaratılarak, taban tahkim edilip sağlamlaştırılırdı. Bu, ama, iyi günlerin “ederi”ydi. Bir zamanlar Sn. C. Bşk.’nın her dediği ve yaptığında keramet aramak adettendi. Yine sürdürmeye çalışanlar yok değil. Bunun için kocaman bir medya ordusu besleniyor.

Ancak durumun değişmeye başladığı su götürmez.

İlk “Bunu saymıyorum, baştan” denilen çoğunluğun kaybedildiği 7 Haziran 2015 seçimlerinde başlamıştı. Sn. C. Bşk. henüz yeterince güçlüydü, savaşa başvurulup 1 Kasım’da tekrarlanan seçimlerle üstesinden gelebildi. Kapitalist krizin ortasında gidilen 31 Mart seçimleri ise müflis tüccara döndürdü. Takke düştü kel göründü. Elde büyük kent kalmadı. Hele tekrarlanan İstanbul seçimleri tüy dikti!

Keramet aramak bir yana suçlama yöneltenler çıktı ortaya. Besleme ordunun sesi kısılmadı, ancak etkisizleşiyor. Çünkü artık ekip, koro halinde, hep bir ağızdan atıp tutamaz oldu.

7 Haziran’dan 1 Kasım’a birlikte yürüyenler örneğin ya da ekonomi kurmaylarıyla C. Bşk.’lığına önerilen “kardeş” farklı telden çalıyorlar. Öncenin tek komutla dış hedeflere yöneltilen salvo atışlarının yerinde yeller esiyor. Tek tük oraya buraya atışlar yapılabilse yine neyse… Eski “dava arkadaşları” yek diğerlerinin paçalarından çekmekle de kalmıyorlar. Silahlarını birbirlerine doğrulttular.

Şu Şehir Üniversitesi meselesi. Arazi tahsisi yapılıyor. Yapan kim? Sn. C. Bşk. Sonra tıpkı Diyarbakır, Mardin ve diğer HDP belediyeleri gibi, kayyumluk oluyor. Yani, Sn. C. Bşk.’nın tahsisini yaptığı arazi üzerine kurulan üniversiteye mi kayyum atanıyor? Allah Allah! Sanki tahsisi o yapmamış!

Sn. C. Bşk. bu kez eski arkadaşı ve kendi atamış olduğu başbakanını hedef alıp konuşunca anlaşılıyor: “Tahsisi ben yaptım. Malum zat başbakan olunca bunu bedelsiz mülkiyet devrine dönüştürdü. Bu yapılamaz.” Sanki Türgev’e filan tahsis edilenler geri dönecek! Ve peki, ama o zaman Sn. C. Bşk., Sn. C. Bşk. değil miydi? Neden engellememiş? Üstelik kendi başbakanı “malum zat” oluyor! “Halef-selef olduğumuz C. Bşk” da aramış kendisini. Ve ekliyor, Sn. C. Bşk.: “Bunlar Halk Bankasını da dolandırmaya çalıştılar. 417 milyon kredi borcunu ödemediler.” Oysa bildiğimiz, Halk Bankası üzerinden bu tür işlemler serbestti, Zarrap ve bir dizi siyasi hakkında tek bir işlem yapılmamıştı!

Ve artık Sn. C. Bşk.’nın karşısında önceden içli-dışlı olduğu eski arkadaşları var. Herkes birbirini iyi tanıyor. O yüzden olmalı, Davutoğlu sert konuşuyor: “Kimin nereye savrulduğunu, kamu kaynaklarının hangi amaçla nasıl kullanıldığını, servet oluşturma bakımından kimin nasıl statü değiştirdiğini milletimiz daha iyi bilir.” O da rest çekip ekliyor: “C. Bşk.ları, başbakanlar, kamu bankalarının bağlı olduğu bakanlar … ve 1. ve 2. derece hısım ve akrabalarının mal varlıkları, bu varlıklardaki değişimi ve siyasete girdikleri günden bugüne kadar araştırıp soruşturmak üzere TBMM’de komisyonlar oluşturulmalı.”

Haydi bakalım! ABD Kongresi zaten mal varlıklarını araştırma kararı almıştı. Davutoğlu Meclis de araştırsın istiyor. Nereye varır bu işin sonu?

Böyle konuşmaların çok güzel olduğu aşikar.

“Kayıkçı dövüşü” olması kuvvetle muhtemeldir. Ancak yine de siyasettir, nereye varır, meçhuldür. Demirel’in “Dün dündür bugün bugündür” sözü ünlüdür. Köprülerin altından fazla su akmadan, unutulup gidebilir. Ama yine de kulaklara kar suyu kaçmaya görsün! Ne güç bırakır ne takat!

AKP içinden çıkmakta olan yeni partiler Sn. C. Bşk.’nın başını eskilerden fazla ağrıtacak gibi.

Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...