08 Aralık 2019 03:10

Gasbedilen topraklarda dolaşmak

Paylaş

Mumia Abu Jamal, politik tutuklu Leonard Peltier’le dayanışmak için Prison Radio’daki köşesinde onun Şükran Günü mesajını okudu:

2019 yılı sonuna yaklaşıyor ve onunla birlikte çoğu Amerikalının Şükran Günü olarak kutladığı gün geliyor. Düşüncelerim çelik parmaklıkların ve beton duvarların üzerinden geçerken, hapishane duvarlarının dışındaki insanların ne yaptığını ve ne düşündüğünü hayal etmeye çalışıyorum. Hiç vatanlarından, yurtlarından edilmiş yerliler geldi mi aklınıza? Attıkları her adımda hangi yöne gittiklerinden bağımsız olarak gasbedilen topraklar üzerinde gezinirler.  Çok az yiyecekle, buz gibi bir havada Batı’ya doğru yola çıkmak zorunda bırakılan kadınların, çocukların, bebeklerin, evet, hasta ve yaşlıların acılarını sadece bir dakikalığına hayal edebilir misiniz?

O insanlar benim halkımdı, o ülke benim ülkemdi. Özgürlüğümüzün tadını çıkarıp bufalo avlayabildiğimiz, yiyecek ve ot toplayabildiğimiz zamanlar vardı. Balık tutardık, temiz ve şarıl şarıl akan suyun tadını çıkarırdık. Halkım oldukça cömertti; uzun sert kışlar veya sıcak nemli yazları nasıl geçireceğimize dair bilgi de dahil her şeyi paylaşırdık. Yaratıcımızın armağanlarını minnetle kabul eder ve her gün teşekkürlerimizi gösterirdik. Törenlerimiz ve özel danslarımız hayatın kutlamasıydı. Yabancılar sahillerimize geldiğinde, bildiğiniz gibi, hayatımız dramatik bir şekilde değişti.

Kişisel mülk halkıma yabancıydı. Ya parmaklıklar? O zamanlar hiç bilinmiyordu. Biz bir arada, ortak yaşayan bir halktık ve birbirimize saygı gösteriyor, değer veriyorduk. Dedelerimiz kendilerini yalıtarak bizden ayrı yaşamadılar! Onlar bizim hayatımızın bilgeliğinin ve öykülerimizin koruyucuları, ailemizin sağlamlaşmasının dolgu maddeleriydi.

Çocuklar? Onlar geleceğimizdi! Sularımızı ve çevremizi gelecek nesiller için temiz ve güvende tutmak için her tehlikeyi göze alarak mücadele eden şu muhteşem genç insanlara bakın! Halkı neden oldukları yıkım konusunda bilgilendirerek dev çokuluslu şirketlerle hesaplaşmaya hazırlar. Onları düşündüğümde yüzümde umut dolu gülücükler oluşuyor. Korkusuzlar ve kendilerini dinlemeye istekli olan herkese doğruları anlatmaya hazırlar. İlk yerli başkanları Evo Morales’i destekleyen Bolivya’daki kardeşlerimizi de gözümüzün önüne getiriyoruz; Morales’in insanlara, toprağa, yeraltı kaynaklarına ve yolsuzluğa karşı çabası övgüye değer. Bu kavgayı takdir ediyoruz ve onunla bütünleşiyoruz.

Bugün açık olmaya, gelecek yedi neslin yaşamının planlanmasında sorumluluk almaya istekli olan ve dilimizi hâlâ konuşabilmemizi, atalarımıza uygun yaşayabilmemizi, geleneklerimizi sürdürmemizi mümkün kılan herkese teşekkür ediyorum.

Ailelerini beslemek için yeterince yiyeceği olanlara, bu durumda olmayanlara destek olma çağrısı yapıyorum. Konforlu, sıcak bir evde yaşama ayrıcalığına sahipseniz, lütfen evsiz ve donmuş olanları unutmayın, onlarla yemeğinizi, sıcağınızı paylaşın. Acı çeken birilerini görürseniz, onlara yaklaşın ve o elinizi uzatın. Ancak hepsinden önemlisi, adaletsizlikle karşı karşıya olan herkesten cesaretle karşı çıkmalarını rica ediyorum. Beni ve ailemi düşüncelerine ve dualarına dahil edecek kadar nazik olan ve bana inanıp destek vermeye devam eden herkese teşekkür ediyorum. Özgürlüğüme kavuşma umudunu kaybettiğim tek bir gün ve dakika yok.

Açık havada dolaşabileceğim, saçlarımda hafif bir esinti hissedebileceğim, bulutları, güneşi, ayı gözleyebileceğim günleri özlemle bekliyorum. Böyle bir gün, gerçekten “Şükran Günü” diyebileceğim bir gün olurdu. Beni dinleyen ve sözlerimi başkalarına da ileten herkese çok teşekkür ederim.

Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...