17 Kasım 2019 04:02

Çoğalma

Çoğalma
PAZAR
Paylaş

KİTAP

Kitap özgürleştikçe insan özgürleşir. Yaşamı özgürleştirir kitap. Kırda, ormanda, dağda, kentte, kasabada, köyde bulutsuz bir göğün altında. Parıldayan güneşle.

SEVDA

Sevdayla ufuklar aşılır. Özgürlük gibi. Hava ol, su ol, toprak ol insana. Git gidebildiğin kadar. Arkana bakmadan…

ŞÖLENLERLE

Çiçeklerle alkışlarla kutluyoruz bir günü, birini. Şölenlerle geçiyor bir gece, birine. Hepimize olmalı çiçekler, alkışlar. Her gün. Hepimizin olmalı gece, baştan başa şölenlerle her gece.

GÜNEŞSİZ

Güneşi keserek gölgesini uzatan beton yapılar, aralarından yılan gibi kıvrılan asfalt yollar, gökyüzü yerine karartık bir yorgan olarak örtüyor üstümüzü. Aralarda yalnız bir çiçek, tek tük açan çiçekler büyüyor; güneşi görmek/göstermek için. Büsbütün betonlaşmadan yaşam.

RÜZGAR

Gündüzün rüzgar yel olur eser, ağacın yaprakları ipil ipil kıpraşır. Ortalık soluklanır. Dallar ince ince sallanırken birbirine değer. Bir mırıltı dolanır kulakları. Bir kuş seslenir. Geceleyin fırtına olup estiğinde ne yaprak, ne dal, ne ağaç kalır. Devrilir/devirir. Sabahına bir kuş sesleninceye kadar.

AVUNTU

Kitap fuarından çıkarılan bir sonuç, geçmişin yazarlarının daha çok okunduğunu -kitaplarının satıldığını- belirtiyor. Günümüzde yaşanan/yaşadıklarımız, bize yaşatılanlar hep yıkım, hep yakım. Korku belasından olmalı bu avuntu.

ÜST ÜSTE

Üst üste gelen karanlık. Güneş battı. Ay doğmuyor, ışımıyor yıldızlar. Elektrikleri kesmişler. Yer, gök karanlık altında.

ESKİSİ YENİSİ

Eskiden surdu duvarlar, bütün bir kenti çevreleyen koruganlardı. Şimdi duvarlar betondan bloklar serpiştiriyor kentin orasına, burasına. Tek tek. Yalnız kendi içlerine bakan.

ÖLÜMSÜZ

Sönen, söndürülen her ışık; yanacak, yakılacak ışıkların karşılığıdır. Gündüzleri güneş, geceleri ay ışığı olduğunda. Sönmeden. Söndürülmeden. Ölümsüz.

KIŞA KARŞI

Saklamak gerek yazı. Yaz akşamlarının birlikteliğini, ağaçlarla uzayıp giden kır gezintilerini, denizin, gökyüzünün bitimsiz mavisini, güneşin parıldayışını, ayla yıldızların ışıltısını saklamak gerek. Kucaklaşmaları, öpüşüp sarılışlarımızı, şarkılarla çiçek kokuları arasında yazın sevgi rüzgarıyla dalga dalga yaydığı yazı saklamak gerek. İnce bir yağmur sonrasında toprak kokusunun ılıklığını duymak için. Kışa karşı…

BİR AVUÇ

Beton duvarların arasında kaplumbağa kabuğu renginde, kamburlaşmış, kuru sarı otçuklarla güneş yanığı, kara kuru üç çıplak ağacıyla mavisi kalmayan bir avuç gökle bir avuç toprak.

ÇOĞALMA

Toprak ağaçlarla, gök yıldızlarla, insan insanla çoğalır. Yakılsalar, yıkılsalar, altüst edilseler de yok edilemezler.

Reklam
Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa