14 Kasım 2019 04:40

Sarp ve zorlu yolları aşmak için!

Paylaş

“Kaynaşmış bir grup halinde, sarp ve zorlu bir yolda, birbirimizin ellerine sıkı sıkıya sarılmış olarak ilerliyoruz. Düşman tarafından her yandan sarılmış durumdayız ve bunların ateşi altında hemen hemen hiç durmadan ilerlemek zorundayız” demişti Lenin, içinde bulunulan durumun hassasiyetleriyle karşı karşıya olunan görevlerin yaşamsal önemine dikkat çekerek.(1)

O büyük devrimcinin işaret ettiği, zor zamanlar devrimciliğinin en önemli gereklilikleriyle ertelenebilir ve kaçınılabilinir olanı birbirinden ayırdetme sorumluluğuydu. Proletaryanın ‘devrimci davası’na tereddütsüzce bağlanmadan ve onunla birlikte tüm ezilenlerin kurtuluşu için savaşma kararlılığına sahip olunmadan, etrafı kuşatan düşman güllelerinin boşa çıkarılamayacağını söylüyordu Lenin. 

O büyük Marksist devrimcinin işaret ettiği zorlukları yenmek için, bugün sarp kayalarda değilse de burjuva kuşatmasının arttığı fabrika, işyeri, semt, okul ve kurumlarda, sıkı yoldaş dayanışması ve yürek birliğiyle yürümenin ve zoru aşmanın önemi daha da artmıştır.

Yukarıdaki sözleri Lenin, yeni kurmakta oldukları partinin mücadele ve örgütlenme hattını oluşturmaya dair tartışmalar çerçevesinde ve “eleştiri özgürlüğü” adına devrimci görevlerin önemini yadsıma tutumunu mahkum etmek üzere söylemişti. İşçi sınıfı partilerinin kurulduğu ve marksist-leninist mücadele çizgisinde yürüdükleri koşullarda, sorun, proleter ve emekçi kitleleri artan şekilde parti örgütlenmesinin etrafında birleştirmek ve düşmanın ateşi altında olunduğunu hiçbir zaman unutmaksızın zoru başarmak ve aşmaktır. 

Karşıt sınıfların mücadelesi, sermayenin dolaysız temsilcileriyle sermaye tarafından satın alınmış asalaklardan oluşan burjuva propagandistlerin ileri sürdüklerinin aksine, her bir kapitalist ülkede, o ülkenin özgün koşullarından kaynaklanan öncelikleri üzerinden yeni bir yükseliş dönemine yol almaktadır. Ekvator’da, Şili’de, Irak ve Lübnan’da yaşanan çatışmaları, talepleri doğrultusunda sokaklara ve alanlara çıkan kitleleri zapturapt altına almak için başvurulan silahlı şiddeti olmamış göstermek ve yok saymak mümkün değildir. Hangi ülkede yaşadıklarından bağımsız olarak işçi sınıfı devrimcileri, çalışma ve yaşam koşullarını iyileştirmek için başkaldıran halk kitlelerinin, mali sermaye ve tekellerin çıkarlarınca yönlendirilen burjuva politikasını; burjuva baskısı ve vahşi saldırganlığını püskürtme mücadelesini güçlendirme sorumluluğuyla karşı karşıya bulunmaktadırlar. 

Temellerini nesnel koşullardan alan proletaryanın zaferi sorununu devrimci pratikle bağlı gören sosyalist militanlar için böylesi koşullar ve bu tür dönemler, çalışma azim ve kararlılığıyla işe daha sıkı sarılmayı gerektiren koşullar ve dönemlerdir. Daha birkaç gün önce yitirdiğimiz Metin yoldaş ve mücadele sürecinde aramızdan fiziken ayrılan diğer çok sayıdaki yoldaşımızın çalışkanlığı ve fedakârlığı değil sadece, böylesi dönemlerin gerektirdiği ve önümüze dikilen engelleri aşma azmiyle işe koyulma tutumları da örnek teşkil etmelidir. Düşmanın engel ve kuşatmalarını, el ve yürek birliğiyle aşmak için bu “iradi unsur”, insana dair her diğer şeyde olduğu gibi, çoğalıp geliştiği, yaygınlaşıp büyüdüğü oranda değiştirici kuvvet rolü görecektir. Yoldaş anıları değil sadece, mücadeleleri de ancak böylesine büyütülebilir ve zafere dek sürdürülebilir.

1: Lenin, Ne Yapmalı, Sol yayınları, s.17
 

Reklam
Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa