13 Kasım 2019 04:05

Altıncı duyu misali: İnternet ve sağlık

Paylaş

İnternet çağın vazgeçilmezi. Sanki insandaki beş duyunun jokeri, hatta zaman zaman iletişimde altıncı duyumuz. Sıklıkla bedenimizi, haleti ruhiyemizi ve hastalıklarımızı tanımak için daha fazla internet kullanır olduk.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2018 Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Raporu’na göre “Ülkemizde her on haneden sekizinde internet var.” Daha on yıl öncesinde bu oran yüzde 40 idi. Erkekler kadınlara göre daha fazla internet kullanıyor. Bilgisayar ve internet kullanım oranları 16-74 yaş grubundaki erkeklerde yüzde 68 ve yüzde 80 iken, kadınlarda yüzde 50 ve yüzde 65. Aynı rapora göre kişisel amaçlı olarak kamu kurum ve kuruluşları ile iletişime geçmek, kamu hizmetlerinden yararlanmak amaçlı e-devlet kullanımı yüzde 45’e yükselmiş durumda. Kişisel sağlık verilerini arşivleyen e-nabız uygulaması yine giderek daha çok kullanılıyor.

2018 yılında ülkede internet üzerinden alışverişte de artış var. Burada ilk sırayı yüzde 65 ile giyim ve spor malzemeleri alıyor. Bunu yüzde 31 ile seyahat bileti, araç kiralama vb izliyor. Son sırayı alan ürünler ise dikkate değer olup cinsiyete göre farklılık gösteriyor: İnternetten en az erkekler ilaç satın alıyor, kadınlar ise bunun yerine oyun ve bilgisayar yazılımı ile güncellemeleri alıyor.

Elbette internetin bu kadar hızlı yaşamamıza girmesi kolaylaştırıcı olduğu kadar ciddi sorunlara da yol açıyor. Aslında sorun internette değil, bizim onu hayatımıza alış biçimimiz ve kullanma adabımızda. Sağlık da bundan azade değil.

Kaçımız hasta olunca ya da ufak tefek şikayetlerimizde internet arama motorundan medet ummuyoruz? Sorun şu ki, iş sağlık olunca süreç internet üzerinden hiç de sağlıklı yürümüyor. Siz hiç, sağlık konusunda ‘ahkam kesen’ internet sitelerinde ‘bir sağlık kuruluşuna başvuru yapmanızı’ öneren cümleye ön sıralarda rastladınız mı? Ya da yüzde kaçında?

Okuduğumuz sağlık bilgilerinin kaynağı sitelerin yüzde kaçı gizli ya da açık reklam alıyor, farkında mıyız? Ya da özel sağlık kuruluşlarının siteleri ‘fazla kaygı yüklüyor’ diye hiç düşündünüz mü?

Bu konuda yapılan birçok akademik çalışma var. Bunlardan bir tanesi Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinde intörnlerin de katılımı ile Abdullah Buğra Can ve arkadaşlarınca 2014’te yayınlanmıştı: “Sağlık arama davranışı olarak internet kullanımı”.

Bu çalışmada da belirtildiği üzere “İnsanların sağlık arama davranışlarında kolay ve pratik bir çözüm olarak kullandıkları internet ortamındaki bilgilerin güvenirliği toplum sağlığı açısından oldukça önemli.” Öyle ki sonrasında bir hekime başvursa bile yeni öneriler karşısında alacağı kararı kimi zaman güvenilirliği tartışmalı bu siteler belirlemiş oluyor.

Hacettepe Üniversitesinin bu çalışmasında inceledikleri web sitelerinin “Sadece yüzde 48'inde uzman görüşü yer aldığı” fark edilmiş. Yine çalışmaya dahil edilen web sayfalarının yalnızca yüzde 59’unun hastaları sağlık çalışanına yönlendirdiği izlenmiş.

Veriler bu çalışma ile sınırlı değil. Ama hepimiz hayatın içinden gözlüyor, yaşıyoruz internet çağını.

Önerim bir sağlık bahsinde kaynakça olarak sadece güvenilir web sitelerini tercih etmeniz. Elbette bunlarda uzman görüşü olup olmadığını da dikkate almanız gerekiyor.

Hasılı gözlük, işitme cihazı derken şimdi de internet ve bilgisayar dünyası beş duyumuzun kolaylaştırıcısı. Aynen gözlük ve işitme aparatlarında olduğu üzere bir uzman görüşü olmadan yararlanmaya kalkmak oldukça riskli.

Sağlıcakla kalın.

Reklam
Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa