03 Kasım 2019 04:20

Karanlığın ışıltısı

Karanlığın ışıltısı
PAZAR
Paylaş

TAŞLAŞMA

Günler geçiyor kemikleşerek. Taşlaştık sıkışmaktan/sıkıştırılmaktan beton bloklar arasında. Ne sağa, ne sola, ne yukarı, ne aşağı. Asfaltlarda, raylarda kaydırılan taşıtlar, yürüyen merdivenler, alt geçitler, üst geçitlerle işten eve, evden işe götürülüp getirilmekten.

PARILTI

Köpeklerin uluduğu, baykuşların haykırdığı karanlık geceden kuş sesleriyle varılır sabaha. Tan yerleri attığında. Işık saçtığında güneş. Gün boyu yürü, yürüyebildiğince. Güneşin altında. Altın ışıkta. Parıltılar içinde.

KARANLIĞIN IŞILTISI

Her karanlığın bir ışığı vardır. Sızar damla damla. Duru bir su gibi dolar karanlığın kovasına. Parıldar ay ışığının altında. Yakamozlanır denizlerle göllerde. Işık olur akar ırmaklar boyu. Göğe ağar. Işıtır ortalığı.

ŞAİRİN ÖLÜMÜ

Bir şair ölür, bir sözcük eksilir yaşamdan.

GÜNEŞ ALTINDA

Bir top güneş doğduğunda siler süpürür karanlığı aydınlığıyla. Açılır kapalı kapılar. Yaşam fışkırır ardından. El ele, kol kola yürüyerek güneşin altında...

KIŞ HAZIRLIĞI

İş makinelerinin sürekli yıkıp durduğu güneşli evlerin yerini metal levhalar ötüyor şimdi. Gizleyebilmek için geçmiş yazları. Betoniyerlerin yeri sarsarak kardığı beton duvarlar, soğuk bir kışı örüyor kat kat. Örtmek için güneşi.

DUVARLAR

Surlar kalmayınca beton duvarlarla çevriliyoruz. Hem içimizden, hem dışımızdan. Ne düş, ne doğa. Ne yer, ne gök. Tek bir manzara: Duvarlar...

YAZI

Önüm arkam, sağım solum sobe diyerek elimi duvara vurdum. Hızla, hınçla. Duvara yapışıp kaldı elim bir an. Çektim, izi kaldı duvarda. Çevremizi saran duvarlara yansıdı el izleri o anda. Yazılarla bezendi duvarlar, yıkmak için bütün duvarları...

Reklam
Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa