23 Ekim 2019 04:00

Yaşam için sanat: Altın klozet

Paylaş

Börtü böcekten özellikle de hamam böceğinden iğreniyoruz. Ama dünyanın bir yerlerinde makbul bir yiyecek olduğunu bilmiyoruz/unutuyoruz: Misal Çin’de bir üretim tesisinde tam 6 milyar hamam böceği üretilmiş durumda.

‘Böcek yer misiniz’ dese birileri bizim coğrafyada yanıt kısa olur: ‘Hayır’. Şimdi soralım emin misiniz diye? Oysa, kolalı içeceklerin renklendiricisi, kaktüslerde yaşayan ‘Cochineal’ adlı bir böcek: Anavatanı Güney Amerika’da üretimi için devasa çiftlikler var. ‘Zinhar artık kola içmem gayrı’ gibi büyük laf etmeyin derim. Hazır gıdalarda bisküviden şekerlemelere, sosisten dondurmaya vazgeçilmez bir böcek bu. Etiketlerde ona kibarca rastlıyoruz: ‘E120’

Çekirge ekseriyetimiz için bir zararlı. Ama iyi bir besin kaynağı. Ekmeği üretildi bile: Finlandiya.

Birleşmiş Milletler (BM) 2013’te “Dünyada 2 milyon insanın böcek yediği” yönünde tahmin açıklamıştı. Yine BM’ye göre “günümüzde 1900’den fazla böcek türü gıda maddesi olarak kullanılıyor”. Şaşırdık sanırım!

Dünyanın pek çok yerinde böcek yaygın bir besin. Asya, Amerika halkları için ise kimi böcekler geleneksel bir gıda. Ama Avrupa’da da kıpırdanma başladı. Batı ülkelerinde böcekle beslenmenin öncüleri şimdilik “Glütensiz beslenmek isteyenler ile çevreyi korumak isteyenler”. Böcek çiftlikleri, hayvan çiftliklerine göre daha az maliyetli olup çevre için daha az zarar verici bulunuyor bu çevrelerce. İngiltere, Hollanda, Belçika, Avusturya ve Danimarka’dan sonra Finlandiya da böceklerin gıdada kullanılmasına izin verdi yakınlarda.

Dönelim bize: Börtü böcekten ekseriyetimiz iğreniyor ama arıları ve balı sevmeyenimiz yok. Yine uğur böceği sevdiklerimizden. ‘Bok böceği’ ise iğrendiklerimizden. Oysa o pisliği bırakanlardanız. İyi ki tek tipleşmedi insan soyu. Misal eski Mısır’da “Bok böceği yaşamın ve ölümsüzlüğün simgesi” idi.

Bugün yakın yıllarımızın yazılı külliyatının mahcup kelimelerinden ‘bok’ yer aldı yazımda. Boktan püsürden börtü böcek gibi iğreniyoruz. Duymak bile bulantı veriyor kimimize. Ama son yıllarda dünya liderlerinin ağzından pek düşmeyen bir kelime bu. Hatırlayalım:

• Trump: ‘Bu bok çukuru ülkelerden niye insan kabul ediyoruz?’, Ocak 2018

• Brezilya Lideri Bolsonaro: ‘Dünyayı kurtarmak için tuvalete iki günde bir gidin’, 2019. Bu söz nerede mi söylendi? Amazon orman kıyımı için önlem alınıp alınmayacağına dair bir gazetecinin sorusuna verilen ibretlik yanıt.

• Ve bir başka açıdan Maduro, Venezuela Devlet Başkanı: “Yurt dışında tuvalet temizlemeyi bırakın. Gelin vatanımızda yaşayın” demekte.

Dünya yeni düşünürlerini arıyor. Tarih hiç olmadığı kadar bahtsız liderler bağlamında. Ama sanat baki.

Eylül 2017’de Trump göreve gelince Beyaz Saray, Ressam Vincent Van Gogh’un ‘Karlı Manzara’ tablosunu kiralamak üzere Guggenheim Müzesi’ne başvurur. Talep reddedilirken yanıt mükemmeldir: ‘Size, müze envanterindeki başka bir eser verelim. 18 karat altından yapılmış ve çalışır halde olan klozet”.

Maurizio Cattelan’ın ‘Amerika’ adlı eseridir bu. Öncesinde, altın klozet, bir yıl boyunca Guggenheim Müzesi’nin bir tuvaletinde sergilenmiş ve ziyaretçilerin kullanımına da izin verilmiştir.” Sanat eleştirmenlerine göre bu eser, “ABD’deki israfı ve yozlaşmayı tasvir etmektedir”.

Savaş, sömürü yozlaşmanın ikiz kardeşleri. Keşke savaş ve sömürüden börtü böcek kadar nefret edebilsek, ‘bok’ kadar iğrenebilseydik.

Sağlıcakla kalın.

Reklam
Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa