22 Ekim 2019 03:40

Suriye’de başarı ve başarısızlık

Paylaş

Türkiye, Rojava’da.

İlk açıklama; harekatın, “Suriye ile varılmış olan Adana mutabakatına uyarınca” gerçekleştirildiği oldu. Mutabakat, Suriye ile yapılmış ve Suriye, egemen bir devlet olarak, orada yerli yerinde duruyor, ama topraklarında harekat düzenlenirken ona hiç sorulmuyor! Ve açıklamalar “Bu bir savaş değil, savaş devletler arasında olur”, “bu bir işgal değil, bütünlüğünü savunduğumuz Suriye topraklarını kurtarmak” şeklinde devam ediyor.

Askeri literatürü zorlamak faydasız. “İç savaş” diye bir şey var örneğin, devletler arasında gerçekleşmez, ama bal gibi savaştır. Ulusal kurtuluş savaşları olagelmiştir. Sömürgeler söz konusu olduğunda ve yabancı işgallere karşı verildiğinde, hiç de devletler arasında gerçekleşmemiş, ama onlar da bal gibi savaş olarak anılmışlardır. Özetle savaşların taraflarının devlet olma şartı yoktur.

Yine bir egemen devlet olan Suriye, TSK harekatına karşı olduğunu başından beri açıkladı, açıklıyor. Öyleyse, Suriye’nin toprak bütünlüğü, Suriye’ye rağmen nasıl savunuluyor? Ve, egemen devletin yetkilileri “kurtarmayın bizim topraklarımızı” demekle kalmayıp, bunu engellemek üzere bir dizi kent ve alana askerlerini gönderirken, Suriye topraklarının kurtarılması ne demek oluyor?

Kurtarılmak istenen başka bir şey olmalı! “Devletin bekası” mı? Bu da harekatın bir gerekçesi. Kürt devletleriyle kuşatılarak Türkiye bölünmek ve ortadan kaldırılmak isteniyor deniyor. Kim istiyor olabilir? Amerika tabii ve zaten açıkça olmasa bile en azından öyle ima ediliyor. Yandaş basındaysa açıkça iddia ediliyor. Ama ortak devriyelere çıkılmıştı onunla! Üstelik Suriye’ye ilk olarak onun stratejisi ile uyum içinde müdahale edilmişti. Ve hâlâ Türkiye onunla NATO müttefiki. Çıkın o zaman NATO’dan!

Kurtarılmak istenen ne? Hele krizin ortasında savaşa onca para akıtılması göze alındığına göre, AKP’nin tek adam rejimi olabilir mi? Milliyetçilik yükseltilerek desteğini artırıp güç toplayarak... Muhalefeti milliyetçilik zayıf karnından yakalayıp peşine takarak etkisizleştirip, bölüp dağıtarak...

Bu yönden harekatın başarılı olduğu bir gerçektir. “Millet İttifakı”nı dışarıdan destekleyen HDP ile ittifakın arasına nifak sokulmuş, zaten kaşınan CHP-İYİ Parti ilişkisinin az ve çok cengaver tutumlar dolayısıyla açılmasına oynanmıştır. Ancak milliliği tartışmalı heyecanların ömrünün kısalığı bir yana savaş harcamalarının da ağırlaştıracağı kriz halkı vurmaya devam ettikçe geçici bir başarıdır, çok geçmeden ayaklar suya erecektir. Keyfilik sürdükçe muhalefet yeniden toparlanabilir de.

“Türkiye milli birliğini sağladı” denmiştir, ama bu belli başlı burjuva gerici partilerin birliğidir ve CHP desteğinin kolaylaştırdığı onca gözaltı ve tutuklamaya rağmen sağlanmıştır ki, “bölünmüşlüğü”nün açığa çıktığını söylemek de yanlış olmayacaktır. Tepki hiç de az değildir, sadece, güçle bastırılmaktadır. Öyleyse, harekat derken, AKP Türkiye’sinden söz edilmelidir.

Başka bir başarı var mıdır? Amaçlanan koridordan vazgeçilmeden ABD’ye 5 günlük anlaşma kabul ettirilmiş, yaptırımların kaldırılacağı sözü alınmıştır– bu da başarıdır denebilir. Hele Ortadoğu’da bunun geçiciliği de tartışmasızdır. Köprülerin altından çok su akacaktır. Hem de kısa zamanda.

Amerikalı emperyalistler Türkiye’nin zorlamasıyla Suriye Kürtlerini ortada bırakarak satmışlardır, buna da başarı denebilir, ama satış yarımdır, hem geçicidir hem lokal. ABD hâlâ oralardadır ve üstelik iyice kızdırılmıştır, AKP Türkiye’sine “gel gel” yapmaktadır.

Onun rakibi Rusya iyice başarılı ve kazançlıdır, harekat dolayısıyla. Sanki o düzenlemiş gibidir. Ve ABD ile Rusya’yı birbirine tokuşturarak yol alma çabasındaki AKP yolun sonuna gelmiştir ya da gelmeye bir adım kalmıştır. Şimdi Putin ne diyecek, kara kara o düşünülmektedir! Artık Türkiye’nin kendisini boylu boyunca yatırdığı Suriye topraklarında ABD’den çok onun diyecekleri ve koyacağı sınırlar önem kazanmıştır çünkü. Ve o, Türkiye’nin çekilme fiyaskosuyla yüzleşeceği Suriye’de “devirmek için” 100 binlik ÖSO’yu finanse ettiği rejiminin destekçisidir.

AKP Türkiye’sinin asıl başarısı, kendi geleceğiyle ilgili olarak da, dizginleri tamamen ABD ve Rusya’ya kaptırmış olmasıdır!

Reklam
Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa